Sonunda bu meşhur romanı okumak bana da nasip oldu. Sürekli karşıma çıkıyordu bu roman hatta spoiler bile alıyordum. Yani romanın sonunu biliyordum. Çünkü Tolstoy bunu yazarken bir odaya kapanmış ve hizmetçisinden odaya kimseyi almamasını istemiş. Tolstoy’u görmeye misafirleri, akrabaları, arkadaşları gelse bile kimseyle görüşmüyor odasından çıkmıyormuş. Hizmetçisi; yemek zamanı geldiğinde yemeğini kapının önüne koyar, kapıyı tıklatır, yemeğin geldiğini haber verir sonra gidermiş. Bir gün hizmetçi koyduğu yemeklerin yenmediğini görüyor, kapıyı çalıp sesleniyor ama ses yok gidip Tolstoy’un yakınlarına haber veriyor yakınları gelip kapıyı kırdığında Tolstoy’u cenin pozisyonunda ağlamaklı bir şekilde buluyorlar. Ne olduğunu sorduklarında Tolstoy “Anna Karenina öldü.” diyor. Tolstoy bu kitabı yazarken işte böyle hissederek, odasından dışarı çıkmayarak, kimseyle konuşmadan yazmış.
Spoiler İçerir !!!!!!!!
Kitap o dönemin yazarları ve eleştirmenleri tarafından bir baş yapıt seçilmiş ve dünya klasikleri arasında yerini almış. Benim görüşlerime gelecek olursak; Evet kitap gerçekten de bir başyapıt ve kalın bir kitap 1062 sayfaya sahip. Anna Karenina evli ve çocuklu bir kadın onu gördüğü ilk andan beri ona karşı bir şeyler hisseden Kont Vronsky onun peşini bırakmaz sürekli onun etrafında olur ve ona aşkını ilan eder. Anna Karenina başta ona karşı gelmeye çalışır evli olduğunu böyle bir şeyin mümkün olmayacağını söyleyip onu kendinden uzaklaştırmaya çalışır ama aynı zamanda içten içe onun gitmemesini diler. Bu yasak aşk onlara daha çekici gelse gerek birbirinden uzaklaşamadılar ve birlikte olmaya başladılar. Anna’nın kocası yüksek sosyeteden bir yüksek düzeyde bir memur konumunda Anna’yla aralarındaki yaş farkından olsa gerek Anna onu hep soğuk, egolu biri olarak görüyor
Anna KareninaLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Yayınları · 202555,5bin okunma