Kübra

Kübra
@kbraekim
ATATÜRKÇÜ GALATASARAYLI Mesele çok kitap okumak değil, kitapların hayatına can katması.. "Bilmek bir şeydir, uygulaya'bilmek her şeydir." Mümin Sekman
13 okur puanı
Mayıs 2020 tarihinde katıldı
Büyüklere bir şeyi açıklamazsanız olmaz. Büyükler boğa yılanlarını içten ve dıştan gösteren resimleri bir yana bırakıp tarih, coğrafya, aritmetik ve dilbilgisiyle ilgilenmemi söylediler. Böylelikle daha 6 yaşımda, bana parlak bir gelecek sunan resim sanatından vazgeçtim. Resimlerimin uğradığı başarısızlık hevesimi kırmıştı. Büyükler hiçbir şeyi tek başına anlayamıyorlar, onlara durmadan açıklamalar yapmak da çocuklar için sıkıcı oluyor doğrusu. 𓃦___________ ________________ Zekâsı azıcık parlak görünen birine rastladığımda yanımdan eksik etmediğim Resimlerimi çıkarıyor, gerçekten kavrayışlı biri mi değil mi anlamaya çalışıyordum. Ama hepsinin verdiği karşılık aynıydı; “Şapka.” Tabii ben de artık onlara ne boğa yılanlarından ne balta girmemiş ormanlardan ne de yıldızlardan söz açıyordum. Onların düzeyine iniyordum. Briç, golf, politika, kıravat mıravat diyordum. Onlar da böylesine aklı başında biriyle tanıştıklarına bayağı seviniyorlardı… 𓃦___________ ________________ Tatlı bir kahkaha atıverdi. Beni çileden çıkarmıştı bu. Talihsizliğimin ciddiye alınmasını isterim ben. 𓃦___________ ________________ Bu gezegeni bir zamanlar teleskopla ilk kez gören biri olmuş. 1909'da bir Türk gökbilimcisi. Bu konuda hazırladığı raporu uluslararası gökbilimciler kurultayına sunmuş. Ama başında fes, ayağında şalvar var diye sözüne kulak asan olmamış. Büyükler böyledir işte. Bereket versin gezegenin onurunu kurtarmak için dediği dedik bir Türk önderi tutmuş, bir yasa koymuş. "Herkes artık Avrupalılar gibi giyinecek, uymayanlar ölüm cezasına çarptırılacak." 1920 yılında aynı gökbilimci bu kez çok şık giysiler içinde kurultaya gelmiş. Tabii tüm üyeler onu kabul etmişler.. 𓃦 ___________ ________________ Büyükler sayıları sever. Onlara yeni bir arkadaştan bahsettiğinizde size asla işin
Reklam
________Nasıl söylediğimin ne önemi olabilir ki? Siz sadece benim doğruyu söyleyip söylemediğime bakın. Zaten yargıcın asıl görevi de budur; doğruyu ortaya çıkarmak._________ ___________________________ ________Bunlar çoğunuzu, tâ çocukluğunuzdan beri, yalanlarla kandırarak güya göklerde olup bitenlerle uğraşan, yerin altından neler geçtiğini araştıran, yanlışı doğru gibi göstermeyi beceren Sokrates adlı bir bilgin olduğuna sizi inandırmışlardır. Beni suçlayanlar içinde, en çok korktuklarım işte bu masalı yayanlardır. Çünkü bunları dinleyenler, bu gibi konuşan insanlar, beni Tanrılara inanmaz sanıyorlar. Eskiden beri beni, bunla suçluyorlar. Üstelik bunları, çocukluğunuzda olsun, gençliğinizde olsun, daha çok etki altında kalabileceğiniz yaşlardayken, kulaklarınıza doldurmuşlardı. Hem bu suçlamalar karşılarında kendilerini yanıtlayacak kimse yokken, benim arkamdan oluyordu. İşin en korkunç yanı işte bu! Kıskançlıkları, kötülükleri yüzünden -bazen önce kendilerini bile inandırmaya varacak kadar- sizi tüm suçlamalara inandıran bu adamlar, uğraşılması en güç olanlardır. Çünkü bunları ne buraya getirmek ne de söylediklerini çürütmek olanaklıdır. Bu yüzden kendimi savunurken, yalnızca gölgelerle çarpışmak, karşımda yanıt verecek birinin olmadan yargıların yanlışlığını göstermek zorunda kalıyorum. O halde az önce söylediğim gibi düşmanlarımın 2 türlü olduğunu görüyorsunuz. 1- Beni şimdi, suçlayanlar. 2- Eskiden, suçlamış olanlar.______________________________Tanrı bu sözüyle ne demek istemiş? Nedir bu bilmece? Çünkü az çok bende böyle bir bilginin olmadığını biliyorum. Öyle olmasına rağmen insanların en bilgini olduğumu söylemekle ne demek istiyor? Tanrı yalan söylemez. Yalan Tanrının sözleriyle bağdaşır bir şey değil. Ne demek istediğini uzun zaman düşündüm. En son
“Eğer bir şeye inanmanın temeli, kimsenin varolmadığını kanıtlamadığıysa, o zaman her şeyin gerçek olduğunu iddia edebilirsiniz.” 🂮___________ ________________ +Ne fark eder ki? -Hakikatle yalan, cesaret ile korkaklık arasında ne kadar fark varsa o kadar fark eder sadece. 🂮___________ ________________ Hogwarts’ta isteyen herkese yardım edilir. 🂮___________ ________________ Hermione “Bulanığım ve bunla gurur duyuyorum! Bu yeni düzende benim konumun seninkinden yüksek değil, Griphook! Orada, Malfoy’larda işkence etmeyi seçtikleri bendim!” 🂮___________ ________________ Tabii ya, halka niye doğruyu söylemeli ki? 🂮___________ ________________
"Çok zor," dedi Harry, alçak sesle, "onun bir daha bana yazmayacağını bilmek." 𖤝___________ ________________ Bill'in beni sevmesini önlemek için bir kurt adamdan fazlası gerekir. ︎ 𖤝___________ ________________ ︎"Tepeden tırnağa Dumbledore'un adamısın, öyle değil mi, Potter?" "Evet, öyleyim," dedi Harry. "Bunu açıklığa kavuşturduğumuza sevindim." ︎ 𖤝___________ ________________ ︎Öldürmek hiç de masumların sandığı kadar kolay değildir. 𖤝___________ ________________ Dumbledore'un en büyük zaafını unutuyorsun: İnsanların iyi olabileceklerine inanır. ︎ 𖤝___________ ________________
"Bunu (Gelecek Postasını) niye alıyorsun ki hala? Ben hiç zahmet etmiyorum, bir sürü zırva" dedi Harry. Hermione karanlık bir ifadeyle "Düşmanın ne dediğini bilmek iyidir" dedi. 𓅛___________ ________________ Umbridge konuşmasından sonra "Aydınlatıcı dedim hoş demedim" dedi Hermione "Birçok şeyi açıklıyordu". "Sahi mi?" dedi Harry hayretle "Bana düpedüz laf salatası gibi geldi." Hermione ürkütücü bir tavırla "Salatanın içinde önemli şeyler gizlenmişti" dedi. "Öyle mi?" dedi Ron boş boş. "Peki -sırf ilerleme uğruna yapılan ilerleme de teşvik edilmemeli-ye ne dersin ya da yasaklanması gereken uygulamaları da budamaya?" Ron sabırsızca "E ne demek oluyor, yani?" diye sordu. Hermione tekinsiz bir havayla "Ne demek oluyor söyleyeyim" dedi "Bakanlık Hogvarst'a müdahale edecek demek oluyor." 𓅛___________ ________________ Büyüklük, gücün garantisi değildir. 𓅛___________ ________________ Çünkü ilerleme olmazsa, ortaya durgunluk ve çürüme çıkar. 𓅛___________ ________________ Sen hayatta tanışma talihsizliğinde bulunduğum en duyarsız gıcıksın. 𓅛___________ ________________
Reklam