Düşmanlarınızdan nefret etmeniz, onların sizi idare etmesine sebep olur. Kendini düşünen, sadece kendi çıkarlarını kollayan, bencil, kötü insanlar sizden istifade etmeye kalkışıcak olurlarsa onları defterinizden silin ve unutun. Fakat sakın düşmanlarınıza sinirlenmeyin! Sinirlendiğiniz zaman "kendinizi" düşmanlarınızdan daha fazla yıpratır ve hırpalarsınız! Yüzleri kin ve öfkeden oluşan çizgilerle dolup katılaşmış ve öfkeyle şekillenmiş insanlar tanırım. Bağışlama, şefkat ve sevgi dolu bir kalbin, onların görünüşlerinde yapacağı düzeltmenin yarısını tıp alemindeki hiçbir tedavi yapamayacaktır! Öfke yemeğimizi sükunetle yeme konusundaki kabiliyetimizi bile mahveder. Düşmanlarımıza karşı duyduğumuz nefret ve öfkenin, bizi bitirdiğini, yorduğunu, asabi yaptığını, güzelliğimizi bozduğunu, hastalıklara sevk ettiğini ve hayatımızı kısalttığını düşmanlarımız, öğrenmiş olsalardı; memnuniyetle ellerini ovuştururlardı. Düşmanlarımızı sevemesek bile hiç olmazsa kendimizi sevelim. Kendimizi o derece sevelim ki mutluluğumuzu, sağlığımızı ve güzelliğimizi kontrol etmek için düşmanlarımıza izin vermeyelim! Shakespeare'in söylediği gibi "Düşmanın için o kadar sıcak bir fırın kızdırma, bu seni de hafifçe yakar!"
___________
________________
Üzüntüyü gidermenin 3 esaslı aşaması vardır.
1- Sebepleri bul.
2- Sebepleri tahlil et.
3- Bir karara var ve o karara göre harekete geç.
Neden sebepleri bulmak son derece önemlidir? Çünkü sebepler elimizde olmadıkça meseleyi doğru şekilde halletmeye teşebbüs bile edemeyiz. Sebepler mevcut olmadan bütün yapabileceğimiz şey bir keşmekeş içinde bocalamaktır. Karışıklık üzüntünün en önemli sebebidir. İnsan zamanını, objektif şekilde sebepleri elde etmek için tahsis ederse, üzüntüleri, gerçeğin ışığı altında eriyip ortadan kaybolur. Size sebepleri