Kendimi veya başkalarını karanlıkların içinde gördüğüm, hayata dair umudumu yitirdiğim zamanlarda; hiç mi kalmadı yok mu artık öyle insanlar, öyle çabalar dediğimde; bu neydir arkadaş, bunlar nasıl insandır, bu nasıl yozlaşmadır, bu nasıl çürümedir dediğimde, bazı şeyler kalbime ağır geldiğinde, elime bir idealistin hayatını alırım. Bunlar olacak ama biz de olacağız desin, umudumu yeşertsin isterim.
İşte yine böyle bir dönemimde aldım elime bu kitabı. Recep Yazıcıoğlu'nun ruhu şad olsun.
Bana şunu anlattı bu kitap; Yozlaşma, çürüme, insanı hayrete düşüren davranış şekilleri, küçük hesaplar, büyük egolar, dalkavuklar, yalancılar, dedikoducular, iftiracılar, iltimasçılar, torpilciler, rüşvetçiler, neye hizmet ettiğinin farkında bile olmayan ve bunu sorgulamayan insanlar daima varlardı. Ve olacaklar da. Her devirde her coğrafyada farklı gündemlere bürünüyor sadece. Dua edelim de ruhumuza böyle hasletler bulaşmasın. Ancak tüm bunlara rağmen, bir "buzlar çözülmeden" de olacak. Rahmetli Recep Yazıcıoğlu da bu tarz insanlara maruz kaldı, çeşitli sorunlar yaşadı, belki çileden çıktı. Ama devam etti. Sancı olmadan doğum olmuyor.
Yaptıklarını okumak iyi geldi.
O bölge insanının yaşadıklarını okumak da orada hissettirip empati kurduruyor. Tavsiye ederim.
Halis bir niyetle, güzel bir üslupla ülkesine, insanlığa hizmet eden insanlar var olsun, çok olsun. Kıymetleri bilinsin.