"... Mirabo' nun çocukluğuna şahit olan bir prens şu hükmü vermiş: "Bu çocuk ya Neron kadar berbat, ya Mark Orel kadar ulvî olacak." Ben de kendimi tahlil edeyim mi: Ya Reyhaniye kahvelerinde ömür çürüten, vaktiyle lisede okuyan ve çalışan fakat istidadı olmadığı için vazgeçen, basit, adi bir genç... veya gözlerini, hayatını hakikat uğruna feda ederek nesl-i âti destanlarına bir zafer ve fedâkarlık numunesi olacak hakiki bir insan..." ( 18Temmuz 1935 tarihli mektup, bkz. Yazko Edebiyat, Aralık 1982)