Her ne kadar hakikat, yanlış ve uydurma şeylerden daha az güzel ve daha çok basit olması dolayısıyla, muhayilelerimize onlar kadar tesir etmesede, bununla birlikte verdiği tat daha sürekli ve daha sağlamdır.
Descartes
“Günden güne büyümeyen aşk sefil bir ihtirastır. Aşk dedikleri iki ruhun tek ruh haline gelecek şekilde kaynaşmasıdır. Aşk yüzünden öyle bir duygu yakınlığı doğar ki birleşen iki kalpten birinden ne geçecek olsa o şey öbüründen de geçmese olmaz. Hele bir kez aşka düşmeğe görelim, o zaman bütün varlığımızı sanki bizde kendisinden başka bir şey yokmuş gibi aşk kaplar; âşık olduğumuz sırada adeta ummanın ortasındaki teknede bulunur haldeyizdir ve gözümüze gökle denizin temasından başka bir şey gözükmez.”
"kuşkular içimizi kaplayıp ruhun ölümsüzlüğüne inancımızı yitirdiğimizde, adımızı ve ünümüzü sürdürmek, bir ölümsüzlük hayaline erişmek arzusu güçlü ve acı veren bir itilim kazanır.
herhangi bir biçimde diğer insanların ve gelecek kuşakların belleğinde yaşamayı sürdürmek amacıyla ne yapıp edip dikkati çekme savaşımı buradan kaynaklanır; bu savaşım yaşam savaşımından bin kez daha dehşet vericidir."