Dilara Yolcu

Dilara Yolcu
@kedizeynaa
Didem Madak'ın daha fazla şiir kitabı bırakamadığı bir dünyayı pek ciddiye almıyorum
Çocuğun pozitif kendilik duygusunun gelişmesi bakıcının iyicil güç kullanımına bağlıdır. Bir çocuktan çok daha güçlü olan bir ebeveyn, çocuğun bireysellik ve haysiyetine biraz hürmet ettiğinde, çocuk kendini değerli ve saygıdeğer hissecler; kendine saygısı gelişir. Otonomi, yani bir ilişki içinde kendisinin farklı olduğu duygusu da gelişir. Bedensel işlevlerini kontrol edip düzenlemeyi ve kendi bakış açısını biçimlendirip ifade etmeyi öğrenir.
Reklam
Bakıcı insanlara güven dolu bir bağlanma duygusu kişilik gelişiminin temelidir. Bu bağ parçalandığında travmatize insan temel kendilik duygusunu kaybeder. Çok önceden halledilmiş olan, çocukluk ve ergenliğin gelişimsel çatışmaları aniden yeniden başlar. Travma, mağduru otonomi, inisiyatif,yeterlilik, kimlik, yakınlık üzerindeki tüm eski mücadelelerini yeniden yaşamaya zorlar.
"Septimus şimdi anlayabiliyordu, sözcüklerin güzelliği altına gizlenen bildiriyi. Bır kuşağın süsleyip püsleyip kendinden bir sonraki kuşağa ilettiği bildiri, tiksinti, nefret ve umutsuzlukla doluydu ... Böyle bir dünyaya çocuk nasıl getırılir? Acıyı ne hakla besleyebıliriz? Uzun süreli sevgilerden yoksun küçük duyguların ardına takılıp şuraya buraya sürüklenen bu zevk düşkünü hayvanların soyunu ne hakla sürdürebiliriz? ... Çünkü aslında ... Yalnızca yaşadıkları anın tadını artıracak kadar bir incelik, bir bağlılık, bir sevecenlik vardır insanda. Sürüler halinde ava çıkarlar. Çölü tarar, haykırarak dalarlar bozkıra." - Virginia Woolf
Psikoloji
İlişkiler dünyasındaki hasar, baştan zannedildiği gibi travmanın ikincil bir etkisi değildir. Travmatik olayların yalnızca kendiliğin psikolojik yapısında değil, birey ve toplum arasında bağ kuran bağlanma ve anlam sistemleri üzerinde de birincil etkileri vardır. Mardi Horowitz travmatik yaşam olaylarını, dünyayla ilişki içindeki kurbanın kendilik ''iç şeması''yla özümsenemeyen olaylar olarak tanımlar.
Travmatik olaylar temel insan ilişkilerinde sorun yaratır. Aile, arkadaşlık, sevgi ve toplum bağlarını kırar. Başkalarıyla ilişkileri biçimlendiren ve destekleyen kendilik (self) yapısını paramparça eder. İnsan deneyimine anlam veren inanç sistemlerinin altını oyar. Kurbanın doğal ve ilahi düzene olan inancını zedeler ve kurbanı varoluşsal bir kriz durumuna sokar.
Reklam