Hakkında en kısa inceleme yazdığım kitaplardan biri olacak sanırım bu kitap çünkü spoiler vermek istemiyorum. Ben kitabı çok beğendim son derece akıcı bi kitaptı. Reading slump dönemindeyken yaralarımı sardı resmen. Kitabı bitirdiğimde akıcı bir film izlemişim gibi hissettim. Tüm kaygılardan uzak salt merak duygusuyla bir çırpıda kitap bitirmeyeli o kadar zaman olmuştu ki bu yüzden yaralarımı sardı diyorum. Kitabın kurgu kısmında eleştirilecek birkaç hususu da belirterek incelememi sonlandırmak istiyorum. Kurgu olarak bence Türk dizisi benzerinde çok fazla tesadüf çok fazla klişe vardı. Hatta yazar kitabın başında Türk okuyucularımdan gelen ilgi beni çok mutlu ediyor diye küçük bir teşekkür notu düşmüş lol. Yani dram ve bu kadarı da olmaz dedirten rastlaşmaların hastasıyız yapcak bir şey yok. Bu kadar eleştirdim ama kitabı 1 günde bitiren acaba sonunda ne olacak diye merakla sayfa çeviren Türk okuyucularından biri de ben oldum :) Herkese keyifli okumalar
Görünmez Adam... Bilimkurgu türünün yaratıcılarından H.G Wells romanı.
Kendi adıma konuşmam gerekirse kitapta yıllardır özlediğim tadı buldum diyebilirim Çünkü okuması kolay bir kitaptı. Bunun yanı sıra çocuk kitabı okuyormuş gibi hissettim. Belki de özlediğim taraf buydu bilemiyorum.
Görünmez olmamız mümkün olsaydı hayatımıza nasıl devam ederdik sorusuyla beni çeken bir kitaptı. Kitaba devam ettikçe görünmezliği mümkün kılmış bir adamın toplumdan nasıl dışlandığını, görünmezliğin mümkün olduğu bir denklemde hayatımızın nasıl değişebileceğini okudum. Özellikle kitabın sonlarına doğru bu toplumsal tarafa daha çok yer vermişti yazar. Herbert Geoerge'ın bir sosyalist olduğunu göz önüne alırsak bu pek de şaşırtıcı değil elbette. Zaten bu kitabı okuyanların çoğunun H.G Wells romanı olduğu için şans verdiğini düşünüyorum. Kurgu bakımından dudak uçuklatan bir yanı olduğunu söyleyemeyiz ama çok vakit almayan bir bilimkurgu romanı arıyorsanız bu kitabı direkt elinize alıp bitirebilirsiniz. Eğer görünmez adamla bağ kurarsanız merakla okumaya devam ediyorsunuz en azından benim için öyle olmuştu :)
Zaman makinesinden sonra sevdiğim bir H.G Wells romanı oldu kısacası
Herkese keyifli okumalar diliyorum
Görünmez AdamH. G. Wells · İthaki Yayınları · 201910,6bin okunma
Kitabı bir arkadaşımın ( @berfindncl ) tavsiyesi üzerine okumaya başladım ne anlatıyor diye sorduğumda nasıl anlatayım kitapta her şey var demişti arkadaşım. Gerçekten de öyle bir kitaptı.. Aşk, arkadaşlık, annelik, acı, hüzün... Kitabı tam olarak ihtiyacım olduğu bir dönemde mi okudum emin değilim çünkü kadın olmanın zor olduğu bir ülkede bazen yaşadığımı bile hissedemiyorum. Pusulanın hep kuzeyi gösteren ibresi gibi bir erkeğin suçlayan parmağının da daima bir kadını göstermesine artık tahammülüm kalmadı. Din kisvesi adı altında anlatılanları da okurken hayli zorlandım. Nananın haklı çıkacağını daha kitabın en başında anlamıştım ama bu haklı oluş canımı öylesine yaktı ki..
Kan ağlayan bir coğrafyanın kadınlarına adanmış bir kitabı okumak üzeresiniz
Çığlıklarını içine atmak zorunda kalmış tüm kadınlara bu kitabı şiddetle tavsiye ediyorum
Keyifli okumalar :)
Bin Muhteşem GüneşKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 2026119,4bin okunma
Jane Eyre'yi okuma listeme Anne with an E dizisini izlerken eklemiştim. Dizide Anne Jane Eyre'den o kadar çok alıntı yaptı ki dikkatimi çekmeden geçemedi. Bu incelemeyle bir dizi tavsiyesi de yapmış olayım ^_^
Jane Eyre okumak çeşitli sebeplerle kalbimi fethetti ama en önemli sebebi reading slump dönemimdeyken akıcı diliyle bunu kırmama vesile olması.
Kitap o kadar akıcı ilerliyor ki 3 günde kendimi hem kitabı bitirmek için uğraşırken hem de bittiği için üzülürken buldum... İçeriğe gelirsek biraz Türk edebiyatından Çalıkuşu biraz İngiliz edebiyatından Aşk ve Gurur havası alıyosunuz. Anne ve babası öldükten sonra dayısına emanet edilen dayısı da öldükten sonra yengesi ve yeğenleriyle yaşamak zorunda kalan Jane Eyre'nin zor hayatına tanıklık ediyoruz. Daha sonra yatılı olarak verildiği okulda kendini geliştirip öğretmen olduktan sonra farklı dünyaları görmek hevesiyle girdiği arayış sonunda kendi dünyasından tamamen farklı bir adama olan aşkını okuyoruz. Jane Eyre'nin bu açlığı bana Mine filmindeki Mine karakterinin "farklı bir çehre" görme isteğini hatırlattı. Şahsen ben kitabı "Eee sonunda ne olacak?" diyerek heyecanla okudum ama kitap bu kadar yüzeysel değil. Kitabın yazarı Bronte kardeşlerden Charlotte Bronte'nin kendi hayatına dair izler de görüyoruz örneğin kadın yazarlar Viktorya dönemi İngilteresi’nde sansüre uğradığı için yazar, eseri bir erkek ismi olan “Currer Bell” adıyla yayımlamış. Jane Eyre vasıtasıyla da toplumdaki erkek üstünlüğünü, din baskısını ve kadının toplumdaki edilgen rolünü gerçekçi bir dille eleştirmiş.
Kadın özgürlüğü ve haklarına sahip çıkan ilk romanlardan biri olarak kabul edilmesi sebebiyle okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum.
Herkese keyifli okumalar
Jane EyreCharlotte Brontë · Can Yayınları · 202042,1bin okunma
"Hayatımın en mutlu ânıymış, bilmiyordum. Bilseydim, bu mutluluğu koruyabilir her şey de bambaşka gelişebilir miydi? Evet, bunun hayatımın en mutlu ânı olduğunu anlayabilseydim, asla kaçırmazdım o mutluluğu." cümleleriyle başlayan Orhan Pamuk kaleminden Masumiyet Müzesi... Yalnızca bir roman değil, bir romandan yola çıkarak yapılan ilk müze. "Ama bir roman yazdım başarılı oldu sonra müzesini yaptım değil, romanı ve müzeyi başından beri birlikte düşündüm" diyor Pamuk bir ropörtajında.
Hikayenin gerçek olmaması inanılmaz geliyor bana. Oysa kitabı okurken hissettiğim şeyler o kadar gerçekçiydi ki. Hatta nasıl biriymiş bu Füsun diyerek dönemin güzellik yarışmasına katılan kadınlarını incelemişliğim bile var :)
Her ne kadar Pamuk "Aşkı abartmak için değil, aşkı anlamak için yazılmış bir roman bu" dese de Kemal'in aşkı bana kitabı okuduğum süre boyunca çok saplantılı gelmişti. Kitabı yer yer kızarak yer yer hüzünlenerek okusam da yazarın müze ve aşk üzerine yazdığı son sözleriyle gerçek dünyama döndüm diyebilirim. Kitaba bir de Masumiyet Müzesi için giriş bileti eklenmiş. Kitabı okuduktan sonra sözcüklerin nesnelere dönüştüğü eşyanın ruhu üzerine kurgulanmış bu müzeyi ziyaret etmek isteyeceğinize eminim
Keyifi okumalar diliyorum
Masumiyet MüzesiOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202460,4bin okunma