Kitabı bir günde bitirdim. Sonu açıkçası benim istediğim gibi bitmedi. Açık konuşacağım ve sadece düşüncelerimi belirteceğim.
Lily'nin zor bir çocukluk geçirdiği doğru. Okurken hüzünlenmemek elde değil çünkü yaşadıkları günümüzde sık yaşanan bir durum. Bu durumu kendi evliliğinde de yaşamasını okuduk, kitabın sonunda da boşanmasına ve içinde kalan çocukluk aşkıyla yol izlemesine şahitlik ettik.
Lily'nin seçimlerine tamamen saygı duyuyorum. Dugularına, düşüncelerine, kararlarına...Ama açıkçası benim beklediğim son bu değildi.
Ryle'nin psikolojik sorunları olduğu bir gerçek ve Lily kesinlikle bunları çekmek zorunda değil. Onu düzeltmek zorunda değil. Ortada bir çocuk olsa da.
Fakat Ryle'yi ele aldığımızda onun tek sorunu gözü döndüğünde bir kaç saniye kontolünü kaybetmesiydi. Bunun dışında Lylie'nin şikayet ettiği ileri bir davranışı yoktu. Madem ikisi birbirini çok seviyordu, Ryle psikolojik tedavi alabilir ve Lylie ona destek olabilirdi. "Lylie ona şans verdi, Ryle bir daha yapmayacağım dedi. Özür diledi." Bunun yıllardan önce kalmış bi travma olduğu ve iki sözle düzelmeyeceği belliydi. Yani burada yapılması gereken şey Lylie'nin ya onu güveç sahnesinde direkt terk etmesi ya da psikolojik destekle kendini düzelteceği sözünü aldıktan sonra ilişkiyi sürdürmeleriydi. Boş bir üzgünümden sonra affettim demesi değil.
Bence psikolojik destek, aşk ve bebekle bu evlilik sağlam bir şekilde devam ederdi. Lylie'nin güveni kırılmış olsa da Ryle kendini düzelttikçe mutlu bir yuvaları olurdu diye düşünüyorum.
Atlas yarım kalmış ve sadece Lylie için varolmuş gibiydi. Onun geçmişini, Lylie yokken ne yaptığını, kişilğini daha detaylı okumak isterdim.
Son olarak Lylie'nin Atlas'ı içten içe unutamadığı hep belliydi. Atlas varken Ryle hep ikinciydi. Yanlış hatırlamıyorsam bunu bir