kemal baran

kemal baran
@kemalbrn
Onur bazen bazı şeyleri kaybederek kazanılır.
SHU
ADYÜ
Diyarbakir
358 okur puanı
Eylül 2017 tarihinde katıldı
BİNLERCE KEZ GÜNEŞİ SÖNDÜRÜLMÜŞ COĞRAFYA
9/10
·430 syf.··
2023 2. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 03 Nisan 2023 00:00
·
Khalad Hosseini ilk romanı olan uçurtma avcısı ile tanıdım. İkinci romanı olan bin muhteşem güneş bu sefer iki kadının gözünden anlatıyor olayları. Biri Meryem " Haksızlıkların, acıların, ezilmişliğin ve sömürülmüşlüğün vücut bulmuş hali" leyla ise "Saflığın, umudun ve sevginin vücut bulmuş hali olarak" karşımıza çıkıyor. Dünyanın bir çok yerinde kadın olmanın zor olduğu ama afganistan da daha çok zor olduğunu her cümlesinde insanın yüreğine işletiyor romanda. Bu iki kadın Meryem ile leyla ilk başlarda kaderlerini onlara hazırladığı acılarla dolu bir hayattan habersiz nispette mutlu bir hayat sürüyorlar.. Meryem yaşça Leyla dan daha büyük onun öyküsü ile başlayalım. Meryem annesi ile uçsuz bucaksız dağ başında bir kulübede yaşarken. Hayatından ve insanların sözde babası ve üvey kardeşleri ile birlikte olmadığı için hayatından yakınıyor ama bilmediği şey ise orasi bile onun için bir cennet olduğu daha sonradan büyük pişmanlıklar içerisinde anlıyor. Annesi onu dış dünyadan korumak isterken, Meryem ise annesi onun yaşayacağı mutlu bir hayatta bir engel olarak görür. Annesinin yaşama ve bu yasanilmaz dünyaya katlanmasinin tek sebebi biricik kızı. Elindeki tek ve en büyük serveti günün birinde elinde kayı verir. Ve asıl olaylar silselisinin başladığı dönüm noktası olur. kızın üç katı yaş büyüklüğünde dul bir adam ile evlendirilir. Evliliğin ilk Zamanlarında iyi bir hayat yaşarken taki yaşadığı talihsiz olayların başına gelinceye kadar. Artık Raşit onu bir eş değil kendine bir yük olarak görür. Her gün en küçük bir şeyden bahane bulalarak ardi arkasi gelemeyen siddetlere başvuruyor. Bu siddetler başlarken karşı komşusunun bir bebeği oluyor leyla o da kaderinden bir haber mutlu bir ailede dünyaya geliyor. Leyla geleneksel Afgan kültüre göre ailesinin etkisiyle daha modern
Edebiyat
Bin Muhteşem GüneşKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 2026119,3bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
İNSANLAR NASIL MEDENİYETTEN VAHŞİ BİR HAYATA GEÇER
10/10
·261 syf.··
2020 59. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 05 Kasım 2020 14:39
Kısaca yazarı tanıyalım William GOLDİNG 1911 yılında ingilterede doğdu. Bu kitabı 1954 te basmak için yaklaşık 20 yayın evini gezmiş bastırdığında kısa bir süre içerisinde büyük bir öne kavuşuyor Golding sonrasında 5 tane roman daha yazıyor. Bu kitap kadar etki yaratmıyor. SPOİLER vermeden bu kitabı incelemek neredeyse imkansız bazı kişiler okuyacağı kitap hakkında önceden hiçbir spoiler öğrenmek istemez baştan yazayım istedim. Verdiğim spoilar hiçbir şekilde kitabın tadını kaçırmıyor üstelik kitaba başayacaklara daha farklı açılardan bakma fırsatı doğurur. Sineklerin Tanrısı’nın başlangıcını okuyanlar, bu kitabı ıssız bir adada çocukların serüvenlerini anlatan, küçükler için yazılmış, çağdaş bir uygulaması sanırlar. Hatta Golding, kendine özgü buruk alaycılıkla, okuyucunun bu sanısını pekiştirmek istercesine, Sineklerin Tanrısının başlıca iki kişisine Mercan Adasındaki çocuklardan aldığı Ralph ve Jack adlarını verir. altı ile on iki yaş arasında olan bu çocuklar, gelecekteki atom savaşı sırasında, güvenilir bir yere götürülmek üzere bindikleri uçak bir saldırıya uğradığı için adaya düşmüşlerdir. Ralp ile Domuzcuğun tanışmalarıyla başlar. On iki yaşlarında olan Ralp zeki, lider, iyi huylu, yakışıklı bir çocuktur. Domuzcuk ise şişman gözleri görmeyecek derecede miyop ve astım hastası aşağı sınıflara özgü bir şivesi vardir. Çocuklar arasında en üstün zekalıdır. Domuzcuk, çocukların durumunun korkunçluğunu gerçekçi bir gözle görür. Sonra bütün çocuklar bir araya toplanıp bir bütün örgüt olarak hareket etmek için bir lider seçmek isterler sonradan aralarına giren Jack kendisi lider olmak ister. Liderin seçimle belirlenmesi istenir herkes bu teklife sıcak bakar oylamanın sonucunda Ralp lider seçilir. Ralph eşitliğe, sevgiye ve anlaşmaya inanan, iyiliğe yönelik bir önder
Sineklerin TanrısıWilliam Golding · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202597,3bin okunma
BAZEN GERÇEKLERİ GÖRMEK İÇİN KÖR OLMAK GEREK
10/10
·331 syf.··
2020 58. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 24 Ekim 2020 17:10
Kitaptan bir alıntı ile başlamak istiyorum; Biz kör olmadık, biz zaten kördük , Gören körler mi , gördüğü halde göremeyen körler mi? Son sayfada bütün kitabı bir anlamda özetliyor yazar 1995’te kaleme alınan ve 1998 yılı Nobel Edebiyat Ödülünün sahibi olan roman, yazarın en ünlü romanlarından biridir. Sıralı cümleler hâlinde verilen diyalog akışı; isimsiz karakterlerin yönetimi örneğin ilk kör, doktor, dokturun karısı gibi hitaplanmış kahramanlar ve sıra dışı kurgusuyla hem dil ve anlatım hem de içerik yönünden oldukça özgün bir yere sahiptir. Her şey, trafikte ansızın her tarafı bembeyaz gören bir adamla başlar. Onunla temasa geçen ve bu hastalığı taşıyan herkese temasa geçen insanlar kısa bir süre sonra kör oluyorlar ama beyaz bir körlük buna beyaz felakat ismini veriyorlar. Açıklanamayan bir salgının taşıyıcıları ilan edilerek kent yönetimi tarafından karantinaya alınır. Bunun için, eskiden akıl hastanesi olarak kullanılan bir bina seçilmiştir. Nitekim Saramago’nun, toplumsal bir kaosun başlangıcı olarak böyle bir binayı kullanması boşa değildir. Karantinada kalan kişilerin deneyimledikleri körlük, esasen bir uyanış ve iki yüzlülük, hırsızlık, istsimar, yolsuzluk, ahlaksızlık gibi toplumun iliklerine işlemiş, lakin örtbas edilmeye hatta görmezden gelinmeye çalışan gerçekliklere tutulmuş bir aynadır. Bu aynada ilk defa kendini çırılçıplak gören insanlar, erdemlerini ve ahlaki değerlerini sorgulamaya başlar. Bu soruyu doğuran, karantinaya alınan insanların, onları gözetleyen/gören birinin olmadığı varsayımına sığınarak zamanla tuvalet ve banyo tertibi olmak üzere kişisel bakımlarından başlayarak suç kabul edilen her türlü davranışa karşı duyarsızlaşmaları, hatta çekinmeksizin bu suçların faili konumuna gelmeleridir. Öte yandan insanî yaşayış düzeninin, nezaket ve
Edebiyat
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022131,8bin okunma
10/10
·724 syf.··
2020 55. kitabı
·
62 günde okudu
·
Okunma: 18 Eylül 2020 20:16
Yazarı kısaca tanıyalım Oğuz Atay, 12 Ekim 1934 Kastamonu doğumlu Türk yazar, inşaat mühendisi, bir akademisyen Türk edebiyatının ilk postmodernist romanı olarak nitendiriliyor Tutunamayanlar. Postmodernizmide küçük bir alıntı ile bilmeyenler için açıklayayım : Postmodernizm hakkında Dilek Doltaş şöyle diyor: “1970’lerden başlayarak bugüne kadar Batı modernizminin ve onunla ilgili aydınlanma ve hümanizm projelerinin politik güç ve çıkar amacına hizmet eden normlarını sorgulayan, onun düşünce yapısını çözen, çelişkilerine, çarpık ve kendine dönük norm ve yaklaşımlarına ışık tutan en önemli eleştiri yöntemidir.” Düşünceleri ve sözü en çok edilen kahraman Selim Işık olsa da olay örgüsü Turgut Özben üzerinden anlatılmaktadır. Evli ve iki çocuk sahibidir. Mühendistir ve rahat bir hayatı vardır. Selim’in intiharından sonra, bir dönüşüm sürecine girecek kendi benliğini sorgulamaya başlayacak ve “özben” soyadını alacaktır. Mühendis Turgut Özben, arkadaşı Selim Işık’ın intiharını bir gazete haberiyle öğrenir. Çok sevdiği arkadaşının intihar haberi onu çok etkilemiştir. İntiharın sebeplerini araştırmaya başlar. Ölümünden kendini sorumlu tutar ilgisizliğinin sonucu arkadaşının öldüğünü ndüşünür. Selim’in birçok arkadaşına ulaşır. Her arkadaşı Selim’in bilmediği bir yönünü kendisine anlatır.Turgut ilk önce Selim’in arkadaşı Metin ile konuşur. Metin ona, Zeliha isimli bir kızı sevdiğini, Selim’in kendisine ‘Kızın ona uygun olmadığını’ söylediğini, kendisi de kızdan ayrıldığını, bir süre sonra Metin tekrar Zeliha ile yakınlaşsa da kızın ikisini de bırakıp bir başkası ile evlendiğini anlatır. Daha sonra Süleyman Kargı ile tanışır. Süleyman Kargı, ona Selim’in yazdığı şarkı sözlerinden bahseder. Bu sözleri ve açıklamalarını Turgut’la paylaşır. Esat’ın anlattıkları ise çok daha
Edebiyat
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202474,8bin okunma
insan sabır ve azimle yaşar
9/10
·112 syf.··
2020 50. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 13 Mayıs 2020 22:16
Kısacık bir kitap, çok kolay okunuyor ve hemen anlaşılıyor. Basit cümleler ferah ferah. İnsanın ruhuna güzellik iyilik ve umut saçıyor. Nasıl bitirdiğimi anlamadım. Yani demek istediğim bu kitabı anlatmak da kolay. Dört bölüm olduğunu. İncil’den alıntılarla insanlığa dürüstlük, iyilik güzellik çağrısı yaptığını. Tolstoy’un bir asır öncesinden insanlığın büyük kötülüğe gideceğini anlayıp doğru yolu göstermek istediğini. Bütün bunları bir çırpıda söyleyebilirim. Kitapta sıradan ve basit konuşmalar var ama o basit konuşmalar insanın içine bir işliyor ki, hüzünle bulanıyorsunuz. Bir fakire ekmek veren başka bir fakir kadının kocasına şöyle söylemesi mesela: “Semyon” “Ha?” “Biz veriyoruz, ama neden kimse bize bir şey vermiyor?” Semyon ne diyeceğini bilemedi, düşünmek lazım, dedi. Dönüp uyudu. (Sayfa 30) Bir başka hikâyesinde, ateşi daha başlarken söndür, büyürse söndüremezsin, diyor öykü kahramanı yaşlı adam. (syf 69) Kendi özel ve toplumsal yaşantılarımızda başlarken söndürmediğimiz o küçük ateşlerde sonradan nasıl da yanıp kavrulduğumuzu düşünüyorum ister istemez. İnsanlara uzlaşarak, yardımlaşarak, iyilik yaparak, inanarak en önemlisi de sevgiyle yaşamasını öğütlüyor yazar.
Edebiyat
İnsan Ne İle YaşarLev Tolstoy · Erasmus Yayınları · 2017233,9bin okunma