Etrafınıza bakın. Toplum, gerçekliğin atalamızın içinde geliştiği dünyaya kıyasla, üstünde çok fazla oynanmış, daha cazip versiyonları ile dolu. Mağazalar giysi satmak için abartılı kalçaları ve göğüsleri olan mankenler kullanıyor. Sosyal medya, birkaç dakika içinde, ofiste ya da evde alabileceğinizden çok daha fazla " beğeni" ve övgü getiriyor. İnternet pornosu uyarıcı sahneleri gerçek hayatta tekrarlanması imkansız bir hızla bir araya getiriyor. Reklamlar ideal ışıklandırma, profesyonel makyaj ve photoshop müdahalelerinin kombinasyonuyla yaratılıyor. Model bile son imgede kendine benzemiyor. Bunlar modern dünyamızın normalüstü uyarıcıları. Bizim için doğal olarak cazip olan özellikleri abartıyorlar. Sonucunda dürtülerimiz çılgına dönerek bizi aşırı alışveriş alışkanlıklarına, sosyal medya alışkanlıklarına, porno alışkanlıklarına, yeme alışkanlıklarına ve başka şeylere yönlendiriyor.
Etkin bir şekilde yeni alışkanlıklar inşa etmeden önce, mevcut alışkanlıklarımızı ele almalıyız. Kulağa geldiğinden daha zor olabilir bu çünkü bir alışkanlık hayatınıza kök salmışsa çoğunlukla bilinçsiz ve otomatiktir. Bir alışkanlığı farkındalık dışında kaldığı sürece iyileştirmeyi bekleyemezsiniz. Psikolog Carl Jung'un dediği gibi: " Siz bilinçsiz olanı bilinçli hale getirene kadar, o sizin hayatınızı yönlendirmeye devam eder ve siz buna kader dersiniz."
Kişinin özüyle uyuşmayan bir davranış kalıcı olamaz. Daha fazla para isteyebilirsiniz ama kimliğiniz yaratmaktan çok, tüketen bir kimlikse, kazanmak yerine harcamaya doğru çekilmeye devam edersiniz. Sağlığınızın daha iyi olmasını isteyebilirsiniz ama konforunuza öncelik verdiğiniz sürece, spor yapmak yerine gevşemeye çekilirsiniz. Geçmiş davranışlarınıza yol açan, altta yatan inançları değiştirmediğiniz sürece alışkanlıklarınızı değiştirmek güçtür. Yeni bir hedefiniz ve yeni bir planınız vardır ama olduğunuz kişiyi değiştirmemişsinizdir.