Önemli kişilerin hayatlarını okuduktan sonra söyledikleri sözlere ve yaptıkları işlere bakış açım değişiyor. Kulaktan dolma, yalan yanlış bilgiler yerine gerçek (veya gerçeğe en yakın) biyografileri okumak çok daha yararlı. Yazar çok fazla felsefeye dalmadan Sokrates dönemi ve hangi şartlar altında nasıl davrandığı bilgisini veriyor. Zaman zaman aşırı detay olsa da, zaman hakkında daha uyumlu olabilmek adına latince kelimeleri kullasa da (bunların hepsini sonunda bir sözlük olarak verilmiş) çok zevkle, bitmesin diye uzattığım ama merakla okuduğum bir kitap oldu. Çevirisi zor olduğunu düşünüyorum ama çevirmen çok iyi bir iş çıkarmış. Yalınayaklı "Sokrates"'i mutlaka okuyun, aslında toplumda, zihniyette birkaç nüans dışında 2500 yılda hiçbir değişiklik olmadığını fark edeceksiniz. Sokrates'in ulaştığı erdem bize çok uzak.
"Pek çok insan memnuniyetin ve mutluluğun, bolluk ve refahla aynı anlama geldiğine inanıyor ve her ikisine de sahip olmak istiyor. Buna karşın ben, hiçbir şeye ihtiyaç duymamanın tanrılara mahsus olduğuna inanıyorum. İnsanı tanrısallığa ulaştıracak olan en son basamak, mümkün olan en az şeye ihtiyaç duymaktır. Tanrısal olana yakın olan her ne ise, biz insanlar için iyi olan da odur."