10/10
·657 syf.··
Beğendi
·
2024 253. kitabı
Kenan Rıfai / Mesnevî -i Şerif ( Şerhli). 1867 tarihinde Selanik'te dünyaya gelen Ken'an Rifai, Filibe hanedanından Hacı Hasan Bey'in oğlu Abdülhalim Bey'le Hatice Cenan Hanım'ın çocuklarıdır. İstanbul'da Galatasaray Lisesini bitirdikten sonra Babıali Hariciye Kaleminde vazife almış, Acem Mektebi’nde tabiat muallimliği yaparken Posta – Telgraf Nezareti’nde Alman müşavir Groll'ün muavinliğine getirilmiş, bu arada da Hukuk Fakültesi’ne devam etmiştir. Kendisine manevi dünyanın, Allah yolunun kapılarını açan annesi Hatice Cenan hanım daha sonra O’nu kendi mürşidi Şeyh Ethem Efendi’ye teslim etmiş, bu suretle Ken'an Rifai'nin manevi şahsiyeti bu iki mürşid tarafından oluşturularak kemale ermiştir. Madde ve mana dünyasını et ve tırnak bilen Ken'an Rifai, günün birinde kendini maarif çatısı altında bularak sırası ile Balıkesir İdadisi, Adana, Manastır, Üsküp, Trabzon Maarif Müdürlükleri, daha sonra Numune-i Terakki ve Medine-i Münevvere İdadi-i Hâmidi Müdürlükleri yapmıştır. Tekrar İstanbul’a döndükten sonra Erkek Muallim Mektebi Fransızca hocalığı, Tedkikat-ı İlmiye Encümen Azalığı, Darüşşafaka Müdürlüğü ve Meclis-i Maarif Azalığı vazifelerinde bulunmuş, Kendileri’ne göre bütün dinler sırası ile mana eğitiminin tamamlanması için birer basamaktır. Bundan dolayı aralarında sadece derece farkı vardır. Onbir aylık Balıkesir devri, Genç Müdür’ün Allah velisi anne eliyle yükselen manevi temelinin, artık mürşidi Edhem Hazretleri’nin taş taş işlenme mesuliyetini bütünü ile üstüne aldığı devirdi. Hocası kendilerinin maddi ihtiyaçlarını kısıtlayarak, en azla yaşamanın temizleyici zevkini tattırıp (riyazat), ileride halkının bütün acılarını paylaşacak olan o mürşid-i kamili bir manevi abide derecesine ulaştırmıştır. Yine burada bir san’atkardan musiki nazariyatı öğrenmesini ve ney
Şerhli Mesnevi ŞerifKenan Rifai · Kubbealtı Neşriyatı · 201436 okunma
Her Türk gencinin bilmesi gereken ayaklanmalar
10/10
·248 syf.··
Beğendi
·
2024 2. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 15 Mart 2024 19:04
Ülkemiz dört biryandan saldırı altında iken bunlar yetmemiş gibi içimizdeki hainlerin anlatıldıği bir eser. Beni en çok etkileyen belkide efsane komutanlar arasinda yer alıcakken kardeşi ve birkaç kişinin aklına uyan Çerkez Ethem. Sonradan pişman olsada artik çok geç.
Türk Tarihi
Milli Mücadelede AyaklanmalarKenan Esengin · Kum Saati Yayıncılık · 200625 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·564 syf.··
2022 210. kitabı
Tarihi sever misiniz? Tarihini herkes sever aslında, şöyle düzelteyim sorumu; tarihe ilgi duyar mısınız? Osmanlı Devleti'nin mütarekeyi imzalamasından 1920 ortalarında Milli Mücadele'nin güçlendiği döneme kadar olayları bir Osmanlı yüzbaşısı ve İttihat ve Terakki üyesi olan Yüzbaşı Cemil'in hikâyesi üzerinden anlatılmış bir eser. Dili son derece açık ve akıcı olan bu kitap okurken romanın kurgusu harika bir şekilde yerleştirildiğini fark edeceksiniz yaşanan sıkıntılar ustaca betimlenmiş. Kurtuluş Savaşı’nın düzenli orduya geçilmeden önceki dönemini anlatan akıcı bir Kemal Tahir romanı! Topçu Yüzbaşı Cemilin İstanbuldan kaçarak Kuvayi Milliye birlikleri kurulması çabalarındaki savaşlardan bezmiş Anadolu coğrafyasından, Çerkes Ethem birliklerinin Anzavur ayaklanmasını bastırmasına kadar olan dönemi roman tadında anlatmış Kemal Tahir. Kurtuluş savaşı döneminin ne kadar zor ve çetin olduğu betimlemesi açısından tarihi bir kimliği de var eserin. 1968’de Yunus Nadi Ödülü almasından çok aynı adlı filmi 12 Eylül döneminde Kenan Evren tarafından yakılması konuşulan Yorgun Savaşçı romanı, Millî Mücadelenin başlangıç yılları olan 1919-1920’de ülkenin içinde bulunduğu karışıklığı, toplumun kırılma noktasını gözler önüne sermektedir. Realist bir romancı olan Kemal Tahir, Yorgun Savaşçı’da efsaneleşmiş Kurtuluş Savaşı hikayelerinden sıyrılarak ihaneti, korkaklığı, kargaşayı psikolojik tahlillerle de destekleyerek tüm çıplaklığıyla yansıtmıştır. Yorgun Savaşçı, bir neslin adıdır aslında. Çünkü bir nesil 1911 Trablusgarp, 1912-13 Balkan, 1914-18 Birinci Cihan ve nihayetinde 1919-22 arasındaki İstiklal Harbiyle birlikte o cepheden bu cepheye sürüklenmiştir. Bir ülke, aralıksız 11 sene harp etmiştir. Bunlar kolay şeyler değildir. İnsanları sadece bedenen değil, zihnen de yorar;
Yorgun SavaşçıKemal Tahir · Bilgi Yayınevi · 19764,308 okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2022 36. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 22 Nisan 2022 00:00
Galatasaray Liseli üç genç olan Bade, Kenan ve Hamit' in 1960 lardan başlayıp 1980 lere kadar uzanan hikayelerine konuk oluyoruz. Kenan ve Bade üniversitede gizli bir teşkilata üye olurlar. Sonradan aralarında Hamit' te katılır. Birçok protesto, eylem ve boykotlara katılırlar. 12 Eylül öncesi yaşanan siyasi çatışmalar, öğrenci eylemleri, aşk, dostluk, ihanet ve daha nicesine anlatan bir dönem kitabı. Yazarın sürükleyici bir anlatım tarzı var. Kısacık bir kitap. Rahatlıkla çayınıza kahvenize eşlik edebilir.
1984 Yılbaşıİbrahim Ethem Ay · Sumru Yayınevi · 20206 okunma
Puan vermedi·496 syf.··
2021 7. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 29 Aralık 2021 19:24
Kemal Tahir’in okuduğum ilk kitabı. Tadı damağımda kaldı diyebileceğim muhteşem bir yapıt. Gerçekçi,kurgudan uzak bir tarih. Yer yer gözlerinizin dolacağı,yok artık diyeceğiniz,bazı kısımları yeni öğrenip araştıracağınız olaylarla dolu bir eser. Milli mücadele döneminin anlatıldığı, yazıldığı dönemde birçok tartışmalara konu edinmiş bir kitap Yorgun Savaşçı.Zamanında dizisi bile çekilmiş fakat yasaklanıp kaldırılmış hatta 12 Eylül dönemi Kenan Evren zamanında yakılarak yok edilmiş.Mustafa Kemal’e, kuvayi milliyecilere karşıt olduğu gösterilmiş sebep olarak.Ben kendi adıma bu olayı çok talihsiz ve anlamsız buluyorum. Eseri okurken Anadolu’nun bu kadar umutsuz olduğuna ben de inanmak istemedim aslında.Çünkü savaşmadan,kendini savunmadan evlerine düşman bayrakları asan,yenilgiyi çoktan kabul etmiş bir milletten bahsediyor Tahir. Bu kadarına inanmak zor geliyor insana.Tartışılma sebeplerinden biri de bu zaten.Bir de Çerkez Ethem mevzusu var.Anlayacağınız eserle ilgili farklı bakış açıları mevcut.En iyisi kendiniz okuyup öyle karar verin :) Kesinlikle okunmaya değer bir başyapıt bana göre.
1000Kitap
Yorgun SavaşçıKemal Tahir · İthaki Yayınları · 20224,308 okunma
Dün ve bugün
10/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2020 39. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 15 Aralık 2020 16:26
Saf altının kızıl rengi teklifi yapanın aşk ile yanıp tutuştuğunu, sarısı ise uğruna sararıp solduğunu anlatıyordu. (Syf306) Bu kitaptaki aşktı. Ölüme mahkum iken özgürlüğe, sevgiliye hasret iken vuslata ermişti.(syf303) Bu ölüp ölüp dirilmekti. "Altın her kimin ruhuna çengel atmissa elbette sonunda onu perişan ederdi. " Bu hırsdı. "Şu altın, beni bir kahraman gibi öldürmüyorsa bari Keyhüsrev' i bir alçak gibi öldürsün." Bu bedduaydi. Ölüme giderken hazinesini bir tek kendisinin bilmesi bile onun mutlu ölmesine yetmişti. Bu metanetti, vakardı ölürken bile yakardı. "Bugün ona olan kendisine de olabilirdi.Krallar da ölürdü " Bu ilahi adaletti. "Aslan Kral kim söyledi sana benimle dost olmak varken düşman olmanı" Bu kehanetleri baş tacı etmekti. "Bir adam ki, dünyayı yöneten kişiler onu anlasalardı en büyük hazineye sahip olurlardı." Bu basiretti. "Mahkum iken hakime işkence yapmak" Bu aklını kibrine yoldaş etmekti Kaderler bazen düşman üzerinden kulluğu sınandırır, hatta kazandırır. Düşman yoksa başarılı olamadım demektir. Bu hayat sınavıydı. "Hiçbir canlı mutlu değildir" demişti bilge Solon Mutluluk gözleri gülerek ölüme gidebilmek, ölürken mutlu olabilmekti. "Tanrı ölümün lezzetini gösterir sen güzel şeyler yapmışsan" Bu teslimiyet ve iyi niyetti. "Kaderin bir krala çok gördüğü mutluluğu vezire vermesi" Bu ilahi talihdi. "Bir milletin ölümü şehrin istilâ edilmesiyle değil, culturasının istilâ edilmesiyle olur" demişti bilge. Bu kültür yozlaşması idi. Sanatçılara ve filozoflara değer vermediğine bin pişman olmuştu. Bu bir daha ele geçmeyecek tecrübe idi.
Karun ve Anarşistİskender Pala · Kapı Yayınları · 20176,4bin okunma