Kitapların iyileştirme gücünü okurken kaydettiğim bir kitabı okudum bugün 50 sayfalık bir kitap Kâtip Bartleby
“Bu kitabı okurken beni en çok etkileyen şey Bartleby’nin sessizliği oldu. Çünkü o bağırmıyor, isyan etmiyor, kimseye saldırmıyor. Sadece şunu söylüyor: ‘Yapmamayı tercih ederim.’
Bu cümle bana çok ağır geldi. Çünkü aslında hepimizin içinde bazen söylemek isteyip de söyleyemediği bir cümle gibi. Hayata, işe, beklentilere, düzene karşı içimizden geçen ama yüksek sesle söyleyemediğimiz bir cümle.
Bartleby tembel mi, umursamaz mı, yoksa çok yorgun mu? Bence o derin bir yalnızlığın içinde. Sanki dünyayla bağını yavaş yavaş kesiyor. En acı olan da kimsenin onu gerçekten anlayamaması. Patronu ona kızmıyor, hatta merhamet gösteriyor ama yine de ona ulaşamıyor. İyi niyet var ama gerçek bir temas yok.
Bu hikâye bana şunu düşündürdü: Bazen insan yardım istemez, sadece anlaşılmak ister. Ama anlaşılmadığında da içe doğru çekilir. Bartleby’nin geri çekilişi çok sessiz ama çok sarsıcı.
Kitap bittiğinde içimde bir boşluk kaldı. Çünkü Bartleby’nin yalnızlığı, modern insanın yalnızlığı gibi geldi bana. Kalabalıkların içinde, sistemin içinde, çalışırken, üretirken… ama içten içe kopuk.