“Büyük Birader’in gözleri paranın üstünden bile sizi izliyordu.Paraların,pulların, kitap kapaklarının,bayrakların,posterlerin,sigara paketlerin üstünden... her yerden. Hep sizi izleyen o gözler ve sizi sarıp kuşatan o ses. Uykuda ya da uyanık, çalışırken ya da yemek yerken, içeride ya da dışarıda, banyoda ya da yatakta... kaçış yoktu.Kafatasınızın içindeki bir kaç santimetreküp dışında, hiçbir şey sizin değildi.”