Hz. Yusuf sarayda
Puan vermedi·336 syf.··
2026 1. kitabı
Oyun, eğlence, ihtiras, tüketim arzusu ve menfaatin itibar vesilesi olduğu bu dönemde, insanların değerinin bindiği arabayla, oturduğu evle, giydiği ayakkabı ve gömlek markasıyla ölçüldüğü modern çağda yüksek duygularımızı, istikametimizi muhafaza etmek kadar büyük bir keramet söz konusu değil. "En büyük keramet istikametir"
Alıntı
Mısır'a Sultanı Kuyudan GelirYasin Pişgin · Timaş Yayınları · 20251,505 okunma
Puan vermedi·624 syf.··
Beğendi
·
2026 32. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2026 08:17
Ibn Teymiyye ozellikle bazi kesim tarafından sevilmeyen, nefret edilen , kendisine uyanlara nefret kusulan biridir. Ibn Teymiyye ile ilgili hic baska kitap okumadan bu elestirileri alıp 1.cildi okudugunuzda kimlerin neden bu kadar kin kustugunu anlıyorsunuz :) Adam 25 ciltlik dev eserinin daha ilk cildinde uçan,kaçan, medet umulan seyhlerin itibarını bitirmiş megerse Simdi düşünün; insanlara kerametlerini ispat etmeye çalışıyor, ne kadar yüce oldugunuzu göstermeye çalışıyorsunuz. Ve biri gelip bunlar keramet değil şeytanın insanlari saptirmak icin gösterdiği seytanliklar diyor. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem ucmadiysa ashab bizim icin en iyi ornekken kimsenin himmeti/ yardımı diye yalvarmadiysa biz ne hakla buna ibadet deyip Mekkeli musriklerin seviyesine tekrar ineriz diyor. Ne yaparsiniz? Algi Yoneticisi rolüne girer insanlari bu adamdan uzaklastirmak için sürekli lekelersiniz! Yani siz yapmazsiniz da ucunda itibari zedelenecek adamlar yapıyor.! Teee Adem (as) dan bu yana gelen tevhid mucadelesine vurgu yapan peygamberlerin bu azmini yuceltip; salt bir zikir ibadetine indirgeyen bazı adamlari da yermesi bu cezayi hak ettiriyor zaten ona(!) Yani anlayacağınız birilerinin İslam'dan olmayan hayat tarzlarına "bunlar Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem zamanında yoktu. Biz ne hakla uyduruyoruz? Bu Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem e haşa" Sen bilememissin aslinda böyle yapmak da ibadetti/ sevapti. Sen ucamamissin biz uçuyoruz " demek degil midir diye sordutuyor.
Mecmû'u'l Fetava - 1. Ciltİbn Teymiyye · Darul İman Yayınları · 201740 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Omuzumda Hemençe - Ali Kemal SARAN
Puan vermedi·512 syf.··
2024 64. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 22 Aralık 2024 01:40
Omuzumda Hemençe Cumhuriyet Devrinde Bir Medrese Talebesinin Hatıraları - Ali Kemal Saran 1- Oflu Mandan Hoca, Sultan Abdulhamid'e karşı çıkan ve serzenişte bulunan hocadır. 2- 6 Temmuz "1929 Sel Felaketi" Sürmene - Of arasında vuku bulmuştur. Bu sebeple yörede bir olay anlatılırken selden önce ve sonra diye ayrımda bulunurlarmış. Fil vakası gibi bir örnek bunun bölgesel versiyonu olarak güncel için kullanılabilir. 3- Sel sebebiyle insanların bir kısmı Hatay Kırkhan'a veya Trabzon Maçka'ya ve Van'a göç etmişlerdir. 4- Sultan Murat Yaylası ve o dönemlerdeki yaşantı hakkında güzel bilgiler var. Özellikle yaylanın şehitliği hakkında kıymetli bilgiler içeriyor. 5- Hamza Abi'yle bu kitabı konuşurken yazarın bizim Ali Ulvi diye bir abimizin dedesi olduğu öğrendim :d 6- Hacı Hasan Efendi: Küçükköylü Hacı Salih Efendi'nin talebesi. 7- Mehmet Zeki Okur - MSP Zonguldak Milletvekili oluyor daha sonra 1977 yılında AP Kayseri Milletvekili oluyor. Bu adam bir ara yine gözümüze çarpar. 8- Bekir Topaloğlu'nun dedesi Topal hoca lakabıyla maruf "Hacı Lakur Mehmet Hanefi Kutluoğlu"dur. 9- Aşıkkutlu Hoca'nın kısa sakalları o dönemlerde diğer hocaefendiler arasında nasıl karşılanıyordu acaba :dd - Hocaefendi'nin hayatına dair "Kıraat Alimi Mehmet Rüştü Aşıkkutlu'nun Hayatı ve Din Eğitimine Katkıları" Mehmet Günaydın diye bir yazar var. Aynı adamın "Oflu Aşıkkutlu Hoca" diye bir kitabı da var. 10- "Çaykara'nın Manevi ve Kültürel Değerleri Sempozyumu" diye bir sempozyum yapılmış. Ancak ben kitabını veya pdfsini bulamadım. 11- Abdulgafur Karaismailoğlu Kore'ye Tugay İmamı olarak giden bir hoca. Bu zat orada birçok Koreli'nin Müslüman olmasına vesile oluyor. 12- Hacı Abdurrahman (Beşikçi) Efendi'ye dair de bilgiler var. Özellikle Hacı Hasan Efendi, Aşıkkutlu Efendi ve Hacı
Edebiyat
Omuzumda HemençeAli Kemal Saran · Timaş Yayınları · 201321 okunma
Mükemmel? Değil...
Puan vermedi·320 syf.··
2026 3. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Ocak 2026 00:00
Hadi bakalım, üçüncüde keramet vardır diye üçüncü kitaba başladım. Üçüncü kitap, ilk iki kitaba kıyasla çok daha sürükleyici ve heyecanlı ilerledi. Kızlar birbirine yakınlaşmaya başlasa da her biri kendi özel hayatı ve kendi sorunlarıyla baş etmekle meşgul; dizideki gibi tam anlamıyla kenetlenmiş bir arkadaş grubu olmaktan hâlâ uzaklar. Zira A, her birinin hayatını ayrı biçimlerde mahvetme konusunda epey yol kat etmiş durumda. İlk iki kitapta okuduğumuz ve etkisini pek hissetmediğimiz A'nın tehditleri artık ciddi bir hal almaya ve birer birer gerçekleşmeye başlıyor. Öte yandan Aria ile Ezra'nın ilişkisi üçüncü kitapta daha da ürpertici bir hal alıyor; resmen yasadışı bir ilişkinin detaylarını okuyoruz. Ama şunu söylemek istiyorum, tamamen kendi hislerime dayanarak: bence yazar da Ezra'yı pek sevmiyor. Onu betimlerken çok ilginç sıfatlar ve anlatımlar kullanıyor; neredeyse bizi Ezra'dan iğrendirmeye, Aria'nın Ezra'ya olan duygularının aslında o ergenlik salaklığından ibaret olduğunu ve Ezra'nın gerçek bir groomer olduğunu bize anlatmaya çalışıyor gibi. Ama bilemiyorum, belki de öyle bir şey söz konusu değildir. Belki de tamamen kendi hislerimi yansıtıyorumdur. Bir de şunu ekleyeyim: bu seriye dair çeşitli yorumlarda hep Ezra'nın Aria ile ilişkisi yüzünden hapse girdiğini duymuştum. Oysa kitapta hiç de öyle bir şey olmuyor. Şikâyet ediliyor, evi basılıyor, kapı kırılıyor, üstelik Aria ile yatakta yakalanıyor; ama Aria şikâyetçi olmadığı için Ezra'ya hiçbir şey olmuyor. Gerisini siz düşünün. Bir de Emily'nin ailesi durumu var... Aile korkunç derecede homofobik eylemler sergilerken Emily'nin bütün bunlara karşı o pasif, sıkıcı duruşu açıkçası okurken beni yerlerde yuvarlandırdı. Üstüne bir de ailenin gözü dönmüşçesine kendi kızlarının psikolojisini, hatta insanlığını
MükemmelSara Shepard · Martı Yayınları · 2018242 okunma
10/10
·84 syf.··
Beğendi
·
2026 19. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 08 Mayıs 2026 23:02
[İkinci kez okuduğum kitaplardan] "Efsuncu Baba" Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın, toplumcu gerçekçilikle mizahı aynı potada erittiği en dikkat çekici eserlerinden biridir. Roman, halk arasında “keramet sahibi” olduğuna inanılan bir adamın etrafında şekillense de, dönemin toplumsal yapısındaki cehaleti, hurafeye bağlılığı ve insanların çaresizlikten doğan inanç zaaflarını eleştiriyor. Gürpınar, olay örgüsünü bireysel bir hikâye üzerine kurmuyor, mahalle yaşamını, dedikodu kültürünü, korkularla beslenen toplumsal psikolojiyi ve insanların akıl yerine mistik çözümlere yönelmesini ironik bir üslupla eleştiriyor. “efsunculuk” metafizik bir aldatmaca ziyade, toplumun düşünsel geri kalmışlığının sembolüdür. Roman boyunca karakterlerin batıl inançlarla hareket etmesi, yazarın pozitivist dünya görüşüyle bilinçli biçimde çatışıyor. Hüseyin Rahmi, halk dilini son derece canlı ve doğal biçimde kullanıyor; sokak ağzı, gündelik konuşmalar ve mahalle atmosferi romanı yapaylıktan uzaklaştırırken, anlatıya güçlü bir gerçeklik hissi kazandırıyor. Yazarın mizahi dili, sert toplumsal eleştiriyi daha okunabilir ve çarpıcı hâle getiriyor. Bir dönemin insanlarını anlatan klasik eser, bugün bile insanların korkular üzerinden nasıl yönlendirildiğini gösteren zamansız bir toplumsal analiz niteliğindedir. Özellikle insanların akıldan uzaklaşıp kurtuluşu gizemli figürlerde araması, romanın güncelliğini koruyan en önemli yönüdür. Gürpınar’ın sade fakat zekice örülmüş anlatımı, okuyucuyu hem güldüren hem de rahatsız eden bir etki yaratıyor. Roman ilerledikçe insan, eleştirilen cehaletin yalnızca geçmişe ait olmadığını fark ediyor. "Efsuncu Baba" Türk Edebiyatında mizah aracılığıyla toplumsal çözümleme yapan, en güçlü eserlerden biri olarak öne çıkmaktadır.
1000Kitap
Efsuncu BabaHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202010,9bin okunma
Puan vermedi·314 syf.··
2026 34. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Nisan 2026 01:27
Merhaba sevgili kitap dostlarım Bugün sizlere Saygın Ersin'in eseri Pir-i Lezzet ile geldim. Pir-i Lezzet,olağanüstü bir yeteneğe sahip bir aşçıbaşının dokunaklı hayatını anlatıyor. Ne sihirdir ne keramet el lezzetinde marifet Masalsı bir anlatım ile Osmanlı'nın tarihinden de esinlenmiş bu kitabı okumaya hazırsanız başlıyorum. Aşçıbaşının, saray mutfağında başlayıp yine saraya uzanan o masalsı hikayesi beni derinden etkiledi. Öyle bir yeteneği var ki yaptığı yemeklerle insanların duygularına dokunabiliyor. Hayatındaki zorlukları unutmaya çalışırken, asıl çözümün unutmak olmadığını; tam tersine anılarla yüzleşmek, gerektiğinde gözyaşı dökerek bu yükü hafifletmek olduğunu öğreniyor. Nihayetinde yaşananların onun için düşündüğünden daha az karanlık bir yere işaret ettiğini fark ediyor. Kamer’e olan büyük aşkı, hayatındaki tüm dengeleri değiştiren bir merkez haline geliyor. Ancak yollarının ayrılmasıyla birlikte, Aşçıbaşı kendi öz benliğini keşfetme yolculuğuna çıkıyor. Bu noktada biz de onun hem derin aşkına hem de olası intikamına şahit oluyoruz (elbette bunu anlamak için kitabı okumanız gerekiyor). ᴀşᴄ̧ɪʙᴀşɪɴɪɴ ɢᴇʀᴄ̧ᴇᴋ ᴀᴅɪ ɪ̇sᴇ ᴋɪ̇ᴛᴀʙɪɴ sᴏɴᴜɴᴅᴀ sᴀᴋʟɪ Kitabı büyük bir keyifle okudum ve gönül rahatlığıyla ᴛᴀᴠsɪ̇ʏᴇ ᴇᴅᴇʀɪ̇ᴍ . . ᴋᴇʏɪ̇ғʟɪ̇ ᴏᴋᴜᴍᴀʟᴀʀ .
Pir-i LezzetSaygın Ersin · April · 20232,034 okunma