Kerem Kaplan

Onlara ölümden, ahiret hayatından sorulunca: -Evet doğru konuşuyorsun, derler. Dilleri ile onlardan söz ederken kalpleri bütünüyle gaflete düşmüş vaziyettedir. Yemek yiyen bir adama yemekte zehir var desen, o da; -Evet, doğru söylüyorsun, diyerek dili ile söyleneni doğrulasa da, o yemeği yine yemeye devam etse, o yemekte zehirin olduğunu sadece diliyle doğrulamış ve fiili ile yalanlamış olur. İş ile olan yalanlama, dil ile yalanlamaktan çok daha mühimdir.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Aklı başında olan kimse ise bu konuda Hz. Ali'nin (Allah ondan razı olsun) şu sözüne uyar; 'Sakın hakkı adama bağlı olarak tanıma. Tersine önce hakkı tanı, sonra dolayısı ile hakka bağlı olanı tanırsın.'
"Oysa her şeyin akıbetini görebilenler, böyle bir görüşün (sadece maddenin varlığına inanan görüşün) her dönemde, sadece gerçekleri inkâr etmeye ve aklın dayanaklarını yıkmaya vardırdığını kesinlikle anlarlar. Nasıl öyle olmasın ki sadece duyu organlarının algıladığı nesneler vardır, başka hiç bir şey yoktur diyenler, varoluş realitesi hakkında nasıl hüküm verebilirler?"
Meydanda bir tek nizam vardır o da İslâm nizamıdır. Geriye kalan nizamların topu cahiliyet nizamıdır. Cahiliyye nizamlarının hükümlerini mi istiyorlar? Halbuki bilen insanlar için Allah'ın hükmünden ve nizamından daha hayırlı hangi nizam vardır? (Maide: 50)
Tek bir ilâhın hâkimiyet kurduğu ve kulların kullara kul olmaktan kurtulup bir tek Allah'a kul olduğu yegâne cemiyet İslâm cemiyetidir. İşte bunun için İslâm cemiyetinde yaşayan fertler tam mânada gerçek hürriyetlerine kavuşurlar.