Karşılaştığım insanlar ışıltılı başlarını nasıl da neşeyle ve zorlanmadan taşıyor, kendilerini hayatın içine nasıl da balo salonundaymışcasına salıveriyorlardı! Karşılaştığım tek bir bakışta bile keder yoktu. Hiçbir omuz yük taşımıyor, muhtemelen akıllarından gölgeli bir düşünce bile geçmiyordu, mutlu ruhların hiçbirinde gizlenen en ufak bir acı yoktu. Bu insanların ortasında yürüyen bense genç ve yeni olgunlaşmış olmama rağmen mutluluğun neye benzediğini çoktan unutmuştum.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“Her zaman kendime sorardım: neden noktaların, doğruların eğrilerin -ister düzlem, ister uzay şekiller olsun- koordinatları var da daha mükemmel bir varlık olan insan ve onun ayrılmaz bir cüzü olan hayatın koordinatları yok?
"Canım çok şey anlatmak istiyor ama yorgunum. Beynim yorgun, bedenim yorgun, bunca şeyi affeden kalbim bile yorgun artık. Heveslerim yorgun, iyimserliğim yorgun, konuşarak anlaşmaya olan inancım bile yorgun. Benden sadece mecalsiz bir şey kaldı. Çok yorgunum."