Acımak… Ben insan ruhlarındaki derinliğin ancak onunla ölçülebileceğine kaniyim. Evet, dibi görünmeyen kuyulara atılan taş nasıl çıkardığı sesle onların derinliği gösterirse başkalarının elemi de bizim yüreklerimize düştüğü zaman çıkardığı sesle bize kendimizi, insanlığımızın derecesini öğretir. S.14
Bunun için acımak, birbirimizin feryadını, iniltisini duyabilmek de lazım!.. S.14
Nihayet bir manevi felce uğramış gibi bu acılar duruyor, benliği ortadan kayboluyor, artık sırf başkaları için düşünmeye, ağlamaya, yaşamaya başlıyordu. S.38
Bu küçük masa bütün bir milletin saadeti için çalışan büyük makinenin bir parçası; benim onun başında göreceğim iş, ne kadar ehemmiyetsiz olursa olsun, eserin heyeti umumiyesine tesir edecek. S.61
Çünkü içimizden çıkıp dile gelenin, bizim yerimize yazı yazanın, fırçamızı yönetenin ne olduğunu, belki çoktan sönmüş kim bilir kaç yaşamın içimizde hala kol gezip gezmediğini hiçbirimiz bilmiyoruz.
Sayfa 19 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Bir felaketzedeyi en fazla, teselli eden ağlatır. S. 5
O senin nazarında belki köpek yavrusu kadar önemli olmayan çocuğun bir gün olup da seni yargılayacağını düşünecek kadar da mı beynin yok. S.5
Vicdanen rahatlığımı temin için çalışmayayım mı? Hakikatte kendim için çalışıyorum demek olur. S. 15
İnanıyorum ki bu bilge ve kutlu ruh halim devam edecekti yazıhaneyi ziyaret eden meslektaşlarımın düşüncesiz ve vicdansız sözleri olmasaydı. Ama öyledir, bağnaz kafaların sürekli baskısı, sonunda daha cömert olanların tüm kararlılığını yer bitirir.
S. 37
Bir kere: ben gençliğinden beri en iyi hayat en kolay hayattır inancına derinden bağlı olmuş bir adamım. O yüzden, malum, bazen fırtına raddesinde hareketli ve gerilimli bir mesleğin erbabı olsam da o tür şeylerin huzurumu bozmasına asla izin vermemişimdir. S.2