“Halbuki ne şeytanı azizim,ne şeytanı?Bu bizim gururumuzun,salaklığımızın uydurması...İçimizdeki şeytan pek de kurnazca olmayan bir kaçamak yolu...İçimizde şeytan yok...İçimizde aciz var...Tembellik var...İradesizlik,bilgisizlik ve bunların hepsinden daha korkunç bir şey:hakikatları görmekten kaçmak itiyadı var...”
“Bunun dünyanın teşekkülünden beri kaç milyar defa tekrar edildiğini unutmuyorum,fakat siz söyleyin,canlılığından bir şey kaybetmiş mi?Kâinatta hiçbir mevcudun olamayacağı kadar taze ve olgun değil mi?Bu öyle bir kelime ki,doğuyor ve doğuşuyla beraber kemali de içinde getiriyor.Sizi seviyorum...”
“Bir arkadaşlığın tam olarak hangi anda kurulduğunu bilemeyiz.Nasıl bir kap damla damla dolarken,son bir damla kabı taşırıyorsa;aynı şekilde,bir dizi iyilik arasından en az biri kalbi doldurup taşırır.”