Dino Buzzati’nin Tatar Çölü’nü bitirdiğimde tek bir şey hissettim: Öfke. Ama yazara değil, Giovanni Drogo’ya değil; kendi içimdeki o sinsi "bekleme" düsturuna.
Eğer bu kitabı sadece
okudukta sonra beni öyle bir sarstıki bir gün geriye baktığımda giovanni gibi hissedeceğim diye ödüm kopuyor. Sanki yazar benim için yazmıştı o kadar etkilendim
-“Esir treni mi?”
-“Esir Treni ya. Osmanlı askerleridir bunlar, Kafkas cephesinde Ruslara karşı esir düşen askerler. Trenlerle Bakı açıklarında Hazar Denizi’ndeki yılanlı Nargin Adası’na ya da Sibirya’ya taşınırlar”
“Gence milli komitesi” Günümüz azerbaycan topraklarında olan Gence’de kurulmuş bir cemiyet. Rusların esir aldığı bu Türk askerlerden ölenleri islama uygun şekilde gömerlermiş. Tarihimiz o kadar derin ki her geçen gün bambaşka yeni şeyler öğreniyorum