k.

Pseudo Herakleitos, alegoriyi bir şey derken aynı zamanda başka bir şeyi işaret etmeyi sağlayan retorik mecaz (tropos) olarak tanımlamıştır. Kamusal veya lafzi olarak ifade edilen bir şeyin ardında saklı kalan bir kastetme söz konusu olabilmektedir. Eğer lafzi bir anlam aykırı geliyorsa ardında başka bir alegorik anlamın yattığı muhtemeldir. Hatta kutsal belge ve metinler için alegorik yorum adeta bir kural haline getirilmiştir: Tanrısal-olandan bahseden veya doğrudan tanrıdan ilham alan bir metin anlamsız bir şeyi dile getiremeyeceği için, metindeki lafzi çelişkileri alegorik olarak yorumlamak zorunluluk teşkil edecektir. Buna göre (retorik konuşma figürü olarak alegoriden farklı olarak) alegorez için yorumlama süreci şöyle işlemektedir: Dile gelen sözcükten hareketle saklı olan anlama gitmek. Burada Stoacılar için ana gaye, mitosların akli veya ahlaki özünü ortaya çıkarma olmuştur. İkircikli kısımlar alegorik olarak yorumlanmakta, böylece tanrısal-olanın akliliğine halel gelmemesi sağlanmaktadır.
Felsefe
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Demek ki yorumlama faliyeti, ifadenin dile getiriliş sürecinin tersidir: Biri düşüneden sözcüğe giderken diğeri sözcükten düşünceye varmaya çalışmaktadır. Daha sonraları Stoacılar logos prophorikos ile logos endiathetos yanı dışsal logos ile içsel logos arasında bir ayrıma gitmek suretiyle söz konusu algının altını çizmiştir: Dil aracılığıyla ifade edilen her dışsallaştırmanın ardında yatan kastedilen anlamı yeniden icra etme gerekir.
Felsefe
Platon'a göre hermeneutik, yalnızca kastedilen anlamı belirleyebilmektedir, ifadenin doğru olup olmadığını değil.
Alıntı
Geç kalmadık tam zamanı İş başlamaktaydı başladık Örüyoruz kozamızı birlikte Zaman da bir kozadır ipek böceğim Her solukta örülen Bir dışındayız bir içinde
Şiir
UTANCIMI ANLATIYORUM
Ölüm hiç özenilecek bir şey değil Sevgilim ölümün güzeli yok Bir çirkin oluyor insan görme Sevmeyi düşünmeyi unutuyor Ölecek misin ya bir meydanda öl Ya da dağ başında kavgan için Böyle yatakta miskince ölme Önce ellerden başlıyor ölmek Hiç yarım kalmış bardak gördün mü Kurulmuş kol saati komodinin üstünde Kitap gördün mü az önce okunmuş Görmedin değil mi ben çok gördüm Bu yüzden ölemiyorum kolay kolay Hem ölmek de nereden aklıma geliyor İnsanlar uzayda dolaşırken Bütün ilaçları içiyorum yarım kalmasın diye Bütün kitapları okuyup bitiriyorum Boyuna kuruyorum saatimi Getirdiğin portakalları yiyorum Sana beğendirmek zorundayım kendimi Bilmiyorsun direnmek zorundayım Utanırım karşında ölmekten Yaşıyorum böyle daha iyi
Şiir