10/10
·512 syf.··
Beğendi
·
2026 108. kitabı
Selammm. Serinin 2. Kitabıyla geldim. Alexis ailesine kavuşmuştur ama Zeus’un onun için yeni planları vardı. Kocaları ve mentorlarıyla başı dertte olan Alex bir de SGY için hazırlanmak zorundadır. Ve hepsiyle aynı evde kalmaktadır. Vah vah kızcağızımıza. Kızıl İkili Alexis’e yardım etmeyi teklif eder ama Alexis kocalarına karşı bir sempati beslemeye başlamıştır bile. Bir andan ilk avına çıkarken bir andan da yeni güçlerine kavuşmaktadır. Bizim sadık arsız yılan Nyx’miz de kendini saklamaktan vazgeçmiştir. SGY günü gelip çattığında işler Alexis için oldukça zor olacaktır. SPOILER?!??! Nyx seni tatlı yılan 7. Seviye bir yaratık olduğunu neden söylemedin. Nyx’in sadakati ve komikliği beni bitiriyor. Fullfy Jr.‘in melez bir yaratık olması onun yine de salak olduğunu değiştirmiyor bğwğlgwğlcğwşf. Hayvan sadece dal yiyor ya. Kharon ve Agustus kendini bu kitapta kesinlikle aştı. Yavaş yavaş ilerleyen ilişkileri çok güzeldi. Medusa karakterinin de büyük ihtimalle Kızıl İkili’yle ilişkisi olacak. Güzel bir kitaptı Herakles unutulmaz. Romanın Meleği devam kitabını sabırsızlıkla bekliyorum
Herakles'in BağlarıJasmine Mas · Juno Kitap · 202621 okunma
6/10
·456 syf.··
2026 60. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 14:55
Merhabalar #reverseharem türünü oldukça seven bir okur olarak, yabancı #booktok tarafında ve bizim #bookstagram larda da inanılmaz sevilen (kitabın eksiklerine rağmen genel olarak nasıl bu kadar sevildiği ve övüldüğü kısmı konusunda cidden akıl tutulması yaşıyorum.Yanlış anlaşılmasın herkesin okuma penceresi farklı tabi ama bariz olan bir şeyler varken bu kadar övülmesi bana açıkçası garip geliyor.) ve benim de uzun zamandır merak ettiğim Herakles'in Kanı yorumuyla geldim. Kitabın konusu kısaca; Alexis, evlatlık büyüyen ve çocukluğu boyunca birçok travma yaşayan, kekemeliği ve kırılganlığı yüzünden dışlanan genç bir kız. Bir gün, kendisi gibi evlatlık olan kardeşi Charli ile hayatlarını daha iyi şartlara taşımak için girdiği sınavda kanının Spartalı olduğu ortaya çıkıyor ve tüm hayatı bir anda değişiyor. Güçlü savaşçılarla dolu bir akademiye kabul edilen Alexis, burada hem geçmişinin sırlarıyla hem de kendi gücüyle yüzleşmek zorunda kalırken olaylar gelişmeye başlıyor. Öncelikle kitapta sevdiğim tek şeyin Alexis ve yılanı Nyx'in ilişkisi olduğunu söyleyebilirim. Aralarındaki o alaycı diyaloglar gerçekten hissediliyordu ve kitap boyunca bana keyif veren nadir detaylardan biriydi. Dostluklarını okumak güzeldi. Evren tarafinda ise kitap; Yunan mitolojisi, tanrilar, Sparta halkı, Olimposlular ve yeraltı halkı gibi oldukça ilgi çekici detaylara sahip. Olimposluların güçleri daha yalın ve tanrısal bir tarafta ilerlerken, yeraltı halkının güçleri daha karanlık ve ölümcül bir yapıdaydı. Bunun yanında Titanlarla süregelen savaş da evrene ayrı bir potansiyel katıyordu. Açıkçası konu ve karakter altyapısı bana oldukça güçlü geldi. Ama ne yazık ki benim için sorunlar da tam burada başladı. Yazardan ilk okuma deneyimimdi ve maalesef kaleminden hiç hoşlanmadım. Alexis'i o kadar
1000Kitap
Herakles’in KanıJasmine Mas · Juno Kitap · 2025148 okunma
Reklam
10/10
·456 syf.··
Beğendi
·
2026 87. kitabı
Waoow ne okuduk böyle ya. Yazarın yazım dilimine alışırken biraz sıkılabiliyorsunuz ama kitap sonradan açılıyor. Alexis hayatı boyunca koruyucu aileler tarafından ezilmiştir. Tiranların dünyayı yok etmesinden sonra karavan tarzı yapılarda yaşamaya başlamıştır. Bir gün Nyx adında başka kimsenin göremediği bir yılanla arkadaş olur. Koruyucu ailesi iğrenç bir aile olan Alesix’in yalnızlığı giderecek bir kardeş daha gelir Charlie. Charlie, artık Alexis’in yaşama amacıdır onu korumakla canla başla çalışır ta ki bir gün üvey ebeveynlerinin amacını öğrene kadar. Artık sadece üçü birlikte açlık ve sefalet yaşamaktadır. Spartacus sınavına girdiğinde kendisinin bir fani değil Spartalı olduğunu öğrenir. Ve kendini bir ölüm oyunun içinde bulur. Mentorları bile ona inanmazken potadan çıkabilecek midir? SPOILER??! Mentorların öyle yakışıklı olunca dikkatinin dağılması normal canım. Nyx bu kitabın neşe kaynağı ya. Akhillus ve Patro enfes mentorlar . Aynısını Kharon Ve Agustus için diyemeyeceğim kıza bakan öpen her kişiyi öldürmezsiniz gençler bir sakin olun. HADES VE PERSPHONE’nin kızımı waooww yani. Öldüğü sanılan varis Herakles olması… Reverse harem diye geçmesine rağmen smut çok az. Okurken keyif aldım. Serinin devam kitaplarını da okuyacağım.
Herakles’in KanıJasmine Mas · Juno Kitap · 2025148 okunma
Lanetin Bile Durduramadığı Sevgi
10/10
·528 syf.··
2026 23. kitabı
·
16 saatte okudu
·
Okunma: 12 Mayıs 2026 15:04
O kadar güzeldi ki kitabı bitirdikten sonra bile etkisinden çıkamadım. Tanrıların Oyunları gerçekten beni şaşırtan bir kitap oldu. Son zamanlarda popülerleşen yeni çıkışlı birçok eser bende hayal kırıklığı yaratmıştı, bu yüzden kitaba başlarken ister istemez önyargılıydım. Üstelik sayfa sayısının fazla olması ve küçük puntoyla basılması da gözümü korkutmuştu. Ama daha okumaya başlar başlamaz “İyi ki uzunmuş.” dedim. Çünkü gerçekten okumaya doyamadım; hatta keşke daha uzun olsaydı. Yunan mitolojisini zaten çok seviyorum, fantastik bir evrenin bununla harmanlanması da kitabı benim için daha etkileyici hâle getirdi. Yazar hikâyeyi olması gerektiği gibi, acele etmeden ve duygusunu kaybettirmeden işlemiş. Karakterlerin her birine ayrı ayrı bağlandım ama özellikle ana karakterler arasındaki çekim inanılmaz güçlüydü. Aralarındaki tutku ve enerji sayfalardan taşıyordu. Lyra, Zeus tarafından daha doğmadan lanetlenmiş ve üç yaşından itibaren Hırsızlar Teşkilatı’na borç karşılığı verilmiş bir ölümlü. Hiçbir yere ait hissedemeyen, laneti yüzünden yalnız büyüyen bir karakter. Ve yolu, Yeraltı Kralı Hades ile kesişiyor. Olimpos tahtını belirleyen ölümcül yarışma Potaya ilk kez katılan Hades, kendi adına yarışması için Lyra’yı seçiyor ve hikâye tam anlamıyla burada başlıyor. Uzun zamandır okuduğum en iyi kadın karakterlerden biriydi Lyra. Mantıklı düşünen, lafını esirgemeyen, cesur, zeki ama aynı zamanda vicdanlı bir karakterdi. Onu okurken gerçekten keyif aldım; bazı sahnelerde istemsizce gülümsediğimi fark ettim. Hades ve Lyra arasındaki dinamik ise kitabın en güçlü taraflarından biriydi. Aralarındaki çekim o kadar iyi yazılmıştı ki okurken bunu doğrudan hissediyorsunuz. Hades’in bir tanrı olmasına rağmen Lyra’nın etrafında pervane olması, ona karşı duyduğu hayranlık, korumacı
1000Kitap
Tanrıların OyunlarıAbigail Owen · Artemis Yayınları · 202584 okunma
Puan vermedi·152 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 02 Ocak 2026 22:18
Nils Vik’in Öldüğü Gün ~ Frode Grytten Merhaba sevgili kitapseverler, Hayatı boyunca insanları teknesiyle bir kıyıdan diğerine taşıyan bir adamın, kendi son seferinde fiyortu nasıl geçtiğini hiç düşündünü mü? Bugün kitaplığıma 2023 Brage Ödüllü, sessizliğiyle gök gürültüsü yaratan bir eser ekledim. Son dönem İskandinav edebiyatının en zarif, sessiz ama en derinden vuran eserlerinden. Nils Vik, fiyortların puslu sularında sadece yolcu değil, adeta ruhları ve hayatları taşıyan modern bir Kharon. Kahramanımız, o sandalcı gibi ömrünü bir eşik bekçisi olarak geçirmiş. Ama bu kitapta okuduğumuz şey bir ölüm anı değil; koca bir hayatın, anıların ve sadık bir köpeğin dostluğunun son bir kez zihinden süzülüşü. Kitabın sonu bence çok konuşulacak türden. Nils, teknesiyle korunaklı fiyort sularından çıkıp açık denize açıldığında aslında ne oluyor? Bence bu bir kendini bırakış değil, muazzam bir tamamlanma. Teknenin motoru sustuğunda, fiyortun bitip denizin başladığı o çizgide, sadece fiziksel yaşamını değil, görevini de huzurla tamamlıyor. Bir insanın ömrü, dokunduğu insanların hafızasındaki yeridir, sözünün en zarif kanıtı bu sayfalar. Duygu dikte etmeden vicdanla yüzleştiren nitelikli bir edebiyat. Yazarın kullandığı o metanetli tavır Fournier’in tavrıyla akraba gibi. Bu kışın en derin en duru yolculuğu. Herkese keyifli okumalar dilerim, sevgiyle
Nils Vik’in Öldüğü GünFrode Grytten · Metis Yayınları · 2025146 okunma
Yaşam | Ölüm
9/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2025 133. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 24 Kasım 2025 15:31
Deneme yazarı, şair, felsefeci,düşünür Oruç Aruoba nın yaşam ve ölüm konulu konferansı.. Şiirsel bir ölüm övgüsü ve alegorik bir yaşam yergisi.. Ölümün yaşama kattığı anlam ve oluşturduğu bütünsel düzlem üzerine duruyor. Ölüm ve yaşam arasındaki tezat dolu ilişkiden beslenen bir manifesto sunuyor. Ölümün anlamını ve biz insanlar tarafından genel kabul görülen imajını minimize ederek yorumluyor ve bunu yaparken de yaşamın ölüme duyduğu mecburiyet ve ihtiyacı yakıt olarak kullanıyor. Belirli bir mantıksal örüntüsü yok, random şekilde yaşam ve ölüm aforizmaları oluşturuyor konuyu. Belki de doğaçlama bir şekilde çoğunlukla aforizmalar üzerinden ilerleyen paragraflardan oluşan bir silsile amaçlanmıştır yazar burda. Olabilir. (18)" Yaşayabildiklerimiz eninde sonunda doğum günlerimiz. Ölüm günlerimiz değil. " İnsan doğum acısını ölüm acısından, daha cok benimser ve kucaklar. Ölüm tatsız olandır onun için, bahsedilmez, gudubet bir alarmdır. (29) " Yaşam ancak ölümün bilinçlendirilmesiyle anlam kazanır. " (51) Yasama güç verecek şey, güçsüzlük duyman olacak. (59) Yaşamın ölümden sonra belli olacak, yani hiç belli olmayacak. Duvar yazısı gibi görünse de, Çin felsefesi Ying-Yang' a benzettiğim tarafları var bu önermelerin. (): Zıtlığın uyumu, yaşamla ölümün zıt enerjisinin oluşturduğu bütünlük temasının kitabın kayda değer bir bölümüne yayılışı aşikar. "Hayat varsa ölüm var, hayat olduğu için ölüm olacak." tarzı çok basit, esasında öz cümleler. Kitabın beni en çok etkileyen alıntısı belki de; (35) "Ancak ölecek olan birisi, yaşar." Yok etti bi süre. Muazzam bir totoloji. Üzerine uzun uzadıya düşünüyorum hala. Yaşama anlamını idrak etmenin, ölümün gerçek anlamını kavramaktan geçtiği, ancak bu derece havalı anlatılırdı. (53. sayfa civarlarında alınan not;) Bir dilemma
Edebiyat & Roman
De ki İşteOruç Aruoba · Metis Yayınları · 20186,9bin okunma
Reklam
Reklam