Dünyanın gerçek anlamda ilk felsefe tarihçisi sayılan Diogenes Laertios (180-240) bu yedi bilgeyi şöyle sıralar:
Kleobulos, Solon, Khilon, Pittakos, Thales, Bias, Periandros.
Bu liste biraz daha genişletilecek olursa içine İskit'ten Anakharsis, Peloponnese'ten Myson, Siros'dan Pherekydes, Girit'ten Epimenides de girer.
"Aşırı gitme, her şey zamanında ve yerinde güzeldir."
- Khilon
Meyve mevsiminde, papatya ikliminde, deniz durgunluğunda, insan sabrında güzeldir. Aceleci haller, gereksiz endişeler, sonu bitmeyen ümitsizlikler acıdır. Kaldı ki zamanında tadılan hissiyat, zamansız tercih edilen mutluluktan daha kıymetlidir.
Everest'in tepesine tırmanan insanlar, zirveyi hemen hedeflemez, zirveye çıkarken manzaranın tadını alır, heyecanını bilir. Önemli olanın başarmaktan önce "güzel bir iş" olduğunu bilir.
Oysa beklemek değerli bir sanattır, kazançtır. Değeri başta anlaşılmasa da zamanında ortaya çıkar.
-Kleobulos
Kaderin dönekliğine asaletle katlanmayı öğrenin.
-Khilon
Altının saflığı mihenkle sınanır; insanın iyisi, kötüsü de altınla.
-Bias
Şanssızlığı kaldıramayan kişi, sahiden şanssızdır.
Bir insan değersizse, zengindir diye onu övme.
Eski Yunanistan'da filozof, bedenine biçim ve güç kazandırmak için alıştırmalar yapan bir atlet gibi ruhunu geliştirme ve dönüştürme gayreti içindeydi. Neredeyse bütün felsefe okulları riyazeti öneriyordu. Spartalı Khilon "Tutkuya hâkim ol" diye tembihlerken, Miletos'lu Thales de "Kendine hâkim olmamak zararlı bir şeydir" diyordu. Atinalı Solon hiçbir şeyde aşırıya kaçmamayı, keder doğuracak hazdan uzak durmayı öğütlüyordu. İngilizcede "züht" anlamına gelen ascetism kelimesi, Yunanca "alıştırma" anlamına gelen askesis kelimesinden gelir ve nefse hâkim olmak için yapılan alıştırmaları ifade eder.