10/10
·144 syf.··
2026 24. kitabı
Kendinizi acaba riyakar mıyım, kibirli miyim diye bol bol sorgulayacağınız (ki sorgulamamak da tam olarak kitapta geçen hastalıklara tekabul ediyor) bir risale olmuş. Gazali kitaplığında en sarsan kitaplardan biri oldu. Çünkü kendini o ve ya bu şekilde beğenmeyen kimse yok. Allah bize kendi yolunda sabit yürümek için tevfik etsin. Bu nefislerle işimiz zor.
1000Kitap
Kibrin ve Kendini Beğenmenin Yergisiİmam Gazali · Ketebe Yayınevi · 2026257 okunma
Canan Tan - Yüreğim Seni Çok Sevdi
Puan vermedi·444 syf.··
2026 21. kitabı
Piraye'de olduğu gibi yine eğitimli, aşka mesafeli ve uçarı bir kız; zengin ve bunu göğüslemeye çalışan bir erkek, yazlık ve çalıştığı için buraya gelemeyen baba, erkeğin ailesinin kızı istememesi, sevgilisi olan en yakın arkadaş (tam Türk dizisi) senaryosudur. O eserde de karakter davranışlarında bir şımarık çocuk tutarsızlığı, sinamekilik tadında olaylar cereyan ederken bunda da benzerleri yaşanır. Canan Tan'ın çok derinlikli bir yazar olmadığını düşündüm. Bence Elif Şafak çok çok daha derin bir isim. Aslı Bursa'da yapılacak akademik bir etkinlik için rektörden davet alır. Hem tez yazmaktadır ve az bir zamanı kalmıştır hem de maziden kalan bir yara olan ve konuşma yapacağı yere Bursa Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi olarak katılacak olan Murat Alkanlı'yı davetliler listesi içinde görmüştür. Yine de ismi görünce daveti kabul eder. Aslı özgürlüğüne düşkün ve uçarı bir kızdır. Murat onun üniversite aşkıdır. Kızlar ona hayrandır ancak onun ilgisi Aslı'nın üzerindedir. Aslı da ondan hoşlanmaktadır ancak onun aşık olmak konusunda bir yetersizliği vardır. Aslı'nın babası İTÜ inşaat fakültesi mezunu bir mühendistir. Aydın ve solcu, bababacan bir adamdır. Aslı da İTÜ İşletme Fakültesi'ni kazanır. En yakın arkadaşı Ferda da aynı fakülteyi kazanmıştır ve birlikte okurlar. Ferda'nın dersaneden Bursalı Emre isminde bir erkek arkadaşı vardır. Çocuk sürekli Murat isimli çok yakın bir arkadaşından bahseder. Alkanlı Holding'in veliahtı, hazırlık okumamak için İngiltere'ye dil okuluna gitmiş, sırf dershane okumak için İstanbul'a gelip arkadaşını da yanında götürmüş bir gençtir. Sosyalist temayülle büyütülen Aslı daha hiç tanımadan çocuk hakkında adeta bir sınıf kini duyar. Sonunda Murat'la tanışırlar ve Aslı'nın çocuğu oldukça beğenir. Murat'ın arabası olmasına rağmen okula
Yüreğim Seni Çok SevdiCanan Tan · Doğan Kitap · 201638,7bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
9/10
·230 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
32 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 20:02
Gray'in Portresi'ni okuduğumda, estetik felsefesi ile ahlak arasındaki o muazzam çatışmayı derinden hissettim. Ana karakter Dorian Gray’in, dış görünüşü hiç yaşlanmazken tüm günahlarının ve yaşlılığının gizemli bir portreye yansıması için ruhunu satmasını insan doğasının en büyük trajedilerinden biri olarak görüyorum. Bana göre bu eser, sadece dış güzelliğe ve zevke odaklanan "estetizm" akımının insan ruhunu nasıl adım adım yozlaştırabileceğini sert bir biçimde gözler önüne seriyor. Kitapta sanat ile sanatçı arasındaki ilişkiyi sorgularken, bir yandan da dönemin Victoria tarzı katı ahlak anlayışına yapılan o ince ve cesur eleştirileri hayranlıkla okudum. Wilde’ın vicdan, kibir ve ölümsüzlük arzusu gibi evrensel temaları işleyiş biçimini, okuyucuyu kendi karanlık yüzüyle yüzleştiren müthiş bir ayna olarak değerlendiriyorum. Sonuç olarak benim için bu kitap, insanın içindeki kötülüğün ve vicdan azabının hiçbir maskeyle sonsuza kadar gizlenemeyeceğini kanıtlayan ölümsüz bir eserdir. İkinci kez okunmayı -en azından altı çizili cümleleri- hak ediyor.
Düşünce
Dorian Gray'in PortresiOscar Wilde · İthaki Yayınları · 201799,3bin okunma
Puan vermedi·144 syf.·
2026 445. kitabı
“ dışardan gelen herhangi bir şey seni üzüyorsa bu acı o şeyin kendisinden değil, senin ona ilişkin yargılarından kaynaklanmaktadır.” marcus aurelius "Renata Salecl acımasızlığı huy edinmiş, kabalığın meziyet sayıldığı günümüz dünyasını masaya yatırıyor; önündeki dev aynasından ötesini göremez, “ben” demeden iki kelam edemez hale gelmiş, ölçüsüz hırsları, sabırsızlığı, kibri gurur nişanesi gibi taşıyan insanın düştüğü açmazları gözler önüne seriyor İnsanlar, iyisiyle kötüsüyle yaşadıkları her şeyin tek sorumlusu olarak görülmekte ve mükemmeliyetçilik beklentisi ile yetersizlik hisleri arasında sıkışmaktadir. Empati ve Dayanışma Eksikliği: İnsanların başkalarıyla kader ortağı olduğunu unuttuğu, hissizliğe gömüldüğü ve sadece kendini düşündüğü bir çağ tanımlanır. Renata Salecl acımasızlığı huy edinmiş, kabalığın meziyet sayıldığı günümüz dünyasını masaya yatırıyor; önündeki dev aynasından ötesini göremez, “ben” demeden iki kelam edemez hale gelmiş, ölçüsüz hırsları, sabırsızlığı, kibri gurur nişanesi gibi taşıyan insanın düştüğü açmazları gözler önüne seriyor Kabalığın Meziyet Sayılmas,Kibir, sabırsızlık ve saygısızlık gibi davranışların birer gurur nişanesi veya güç gösterisi gibi algılandığı bir döneme işaret edilir. Empati ve Dayanışma Eksikliği: İnsanların başkalarıyla kader ortağı olduğunu unuttuğu, hissizliğe gömüldüğü ve sadece kendini düşündüğü bir çağ tanımlanır. Demokrasi ve Çözüm Arayışı: Kitap, bireylerin kendi kabuklarından sıyrılarak yeniden Kitap, bireylerin kendi kabuklarından sıyrılarak yeniden başkalarıyla empati kurması ve bu sayede demokrasinin tekrar filizlenip filizlenemeyeceği sorusunu sorar Kabalık Çağı
Araştırma-İnceleme Tarih
Kabalık ÇağıRenata Salecl · Metis Yayınları · 20266 okunma
9/10
·656 syf.··
Beğendi
·
2026 27. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 15:45
İmam Gazali ‘nin Kalplerin Keşfi adlı eseri, insanın iç dünyasına ayna tutan ve okuyucuyu derin bir muhasebeye davet eden önemli bir tasavvuf klasiğidir. Eserde yalnızca dinî bilgiler aktarılmıyor; aynı zamanda insanın kalbini, nefsini ve hayatını sorgulamasına vesile olan öğütler sunuluyor. Kitabı okurken en çok dikkatimi çeken nokta, kalbin manevi hastalıklarının sade ve anlaşılır bir dille ele alınması oldu. Kibir, haset, riya ve dünya hırsı gibi konular, yalnızca teorik olarak değil, günlük hayatla ilişkilendirilerek anlatılıyor. Bu yönüyle eser, okuyucuya kendi eksiklerini fark etme fırsatı veriyor. Özellikle ölüm, tevbe ve ahiret hazırlığı üzerine olan bölümler oldukça etkileyici. İmam Gazali ’nin insanı korkutmak yerine düşündürmeye sevk eden üslubu, kitabın en güçlü yanlarından biri. Sonuç olarak Kalplerin Keşfi , sadece okunup rafa kaldırılacak bir kitap değil; zaman zaman tekrar dönülüp üzerinde düşünülmesi gereken bir eser. Manevi gelişimine katkı sağlamak ve iç dünyasına yolculuk yapmak isteyen herkese tavsiye ederim.
1000Kitap
Kalplerin Keşfiİmam Gazali · Muallim Neşriyat · 20179bin okunma
10/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2026 19. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 18:32
Bugün size, okurken içimde fırtınalar koparan, sinir harbiyle başlayıp gözyaşlarıyla bitirdiğim çok sarsıcı bir hikayeden bahsetmek istiyorum. Kitap iki gün önce bitti ama kalbime oturan o ağırlık hâlâ geçmedi. Merkezinde bir narsist koca profilinin olduğu, manipülasyonlarla örülü koskoca bir girdap bu aslında. Kitap boyunca bencil, empati yoksunu bir narsistle aynı evi paylaşmanın ne demek olduğunu iliklerimize kadar hissediyoruz. İnsan okurken ister istemez şu sorunun peşine düşüyor: Peki, bir narsist gerçekten iyileşebilir mi, kalbi insafa gelebilir mi? Psikolojide narsizmin şifası neredeyse imkansız görülürken, bu kitap bize çok başka bir pencere açıyor. Bilimin bittiği yerde maneviyatın devreye girmesiyle, o aşılmaz sanılan kibir duvarlarının nasıl çatlayabileceğine şahit oluyoruz. Büyük umutlarla, severek ve isteyerek kurulan yuvalar... Sadberk ve Melal de böyle başlıyor yolculuğa. Ancak zamanla, dışarıya yansıtılmayan o kapalı kapıların arkasında, narsist eşlerinin bencil ve manipülatif dünyasında buluyorlar kendilerini. Okurken o kadar empati yaptım, o kadınların çaresizliğini o kadar içimde hissettim ki anlatamam. Melal ve Sadberk’in evlatları için, onların huzurları adına yıllarca her şeyi alttan almaları, o sessizce sabredişleri yüreğimi dağladı. Üstelik mesele sadece eşleri de değil; her iki kadının da ruhunun derinliklerinde, kendi ailelerinden kalan ve bir türlü aşamadıkları o çocukluk yaraları var. Narsist kocalar tam da o zayıf noktalardan vuruyorlar. Satırları okurken o kadar sinirlerim bozuldu, o bencilce hallere o kadar hırslandım ki... İki kadını da oradan çekip çıkarıp sıkı sıkı kucaklayasım geldi. Ama hayat, o en karanlık anlarda bile bir çıkış kapısı sunar ya hani; bu hikayede de öyle oluyor. Sadberk ve Melal, yollarını psikolog Kartal Bey ve
Kocam Bir NarsistFunda Uçuk Er · Hayy Kitap · 2025426 okunma