Körburun
10/10
·592 syf.··
Beğendi
·
2026 21. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 10:58
Romanımiz ilk bakışta küçük ve sakin bir ada hikâyesi gibi görünse de, aslında Türkiye’nin toplumsal değişimlerini ve kuşaklar boyunca aktarılan kırılmaları anlatan güçlü bir aile ve toplum romanı.. Romanın merkezinde yer alan Körburun adası, yalnızca bir mekân değil; insanların korkularını, geleneklerini, suskunluklarını ve değişime karşı dirençlerini temsil eden bir karakter gibi. Üç kuşağın hayatları üzerinden ilerleyen anlatı, bireysel hikâyeler ile toplumsal dönüşümü ustalıkla bir araya getirmiş Kitabın en güçlü yönlerinden biri atmosferi. Yazarimiz adanın dar sokaklarını, deniz kokusunu ve içe kapanık yaşamını öyle canlı tasvir etmiş ki kendimi Körburun’un bir sakini gibi hissetmeye başladim. Karakterler kusurlarıyla birlikte gerçekçi. Hiçbiri tamamen iyi ya da kötü değil, hepsi yaşadıkları dönemin ve çevrenin etkisi altında şekillenmis. Yazarın okuduğum 2. Kitabı. Tabii ki bu kitap favorim oldu hatta en iyilerim listesine girmeyi başardı.. Bu kitap da belli bir yaşı geçen insanlar icin daha anlamlı olan kitaplardan. En ama en favori karakterimmm tabiiki Neriman Hanım:) hepsini cok sevdim ve keşke Körburun gercek bir yer olsaydı da elimde romanimla o sokaklarını gezebilseydim... Teşekkür ederim Hikmet Hükümenoğlu
KörburunHikmet Hükümenoğlu · İthaki Yayınları · 20252,744 okunma
Belki
Puan vermedi·496 syf.··
2026 14. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 23:27
“Herkese merhaba arkadaşlar, bugün sizlere Sema Soykan’ın kaleme aldığı, Kıbrıs’ın parçalanan geçmişini anlatan ‘Belki’ romanını tanıtmak istiyorum. Sema Hanım bu eşsiz eseriyle bizlere hem bir tarih dersi hem de derin bir insanlık hikayesi sunduğu için yürekten teşekkür ediyorum. Bu romanda, Sema Soykan, 1958, 1963 ve 1974 yılları arasında yaşanan Kıbrıs halkının acı dolu tarihine odaklanıyor. Bu dönem, siyasi müdahalelerin, EOKA terörünün, zorunlu göçlerin ve masum insanların yaşadığı büyük kayıpların izlerini birebir aktarıyor. Sema Soykan, bu romanında, o dönemin politik atmosferini, masum bireylerin sessiz çığlıklarını ve kimlik mücadelelerini, bir kadının yarım kalmış aşk hikayesiyle ustalıkla harmanlıyor. Bu roman, sadece bir hikaye değil, halkın geçmişten bugüne uzanan, unutulmaması gereken sessiz çığlıklarını, acılarını ve kaybettikleriyle birlikte geleceğe miras bıraktığı bir tanıklık olarak karşımıza çıkıyor. Bu roman, sadece geçmişi hatırlatmakla kalmıyor, aynı zamanda bizleri de köklerimizle, kimliğimizle ve unuttuklarımızla yeniden buluşmaya davet ediyor.”
BelkiSema Soykan · Doğan Kitap · 2025598 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Fidan Hanım
8/10
·480 syf.··
2026 23. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 14:19
Merhabalar size grubumuzla okumayı seçtiğimiz ikinci kitapla geldim. Bu ayın son kitabı olacak sanırım bu. Ben okurken keyif aldım. Kitabın puntoları büyüktü ve ayrıca sayfa yaprakları yumuşaktı. Bu bana okuma kolaylığı sağladı. 475 sayfadan oluşsa da şu gibi akıp gidiyor. Yazarın kalemini de sevdim diğer kitaplarına da mutlaka bakacağım. Bu eseri dram ağırlıklıydı. Kitabın başında Fidan'ın yaşam hayatının nasıl ilerleyeceğini az çok anlıyorsunuz zaten. Felaketler üstüne felaketler yaşadı kızcağız. Ama adam akıllı şükür sabır göremedim ben kızda. Yani hep bir Allah'a yaşananlara kadere isyanı vardı. Elbette kolay şeyler yaşamadı ama yaşadıklarını birilerine atıf ettirerek veya birilerini suçlayarak üzerinden atmaya çalışmasını ben saçma buldum. Ayrıca kitap sık tekrara uğrayan cümlelerden oluşuyordu, evet bu biraz sıkıcı gelebilir size. Fidan'ın kız kardeşi Anita'nın yaşadıkları yaptıklarına üzülsem de doğru bulmadım. İçerisinde inancı ölen her bir insan bu tarz davranışlar sergiler sadece. Büyük adada yaşamaları ve Kıbrıs'ın güzellerinden bahsedilmesi vs bana doğanın bir kez daha güzelliklerini hatırlattı. Fidan'ın annesinin hal ve hareketleri tavırları beni baydı. Anita'nın kocası Burhan'dan sonra ikinci şizofren ve psikopat bence Şayeste'ydi. Kitapta Ferruh Bey ne hata yaparsa yapsın sevdim. Ayrıca karakterimizin anneannesi Maide Hanımı çok sevecen buldum. Halası Şaheste ise ayrı bir anlam katmıştı kitaba. Fidan'ın arkadaşları Arzu ve Akasya ise kızın her zaman destekçileriydi. Dostlukları beni mestetti. Komşuları olan Baba Yorgo ve Madam Rita arasında geçen diyaloglar ve onların komik hallerini okumak eğlenceliydi benim için. Fidan'ın karşısına çıkan Han Bey'e ise ilk başta kanıyorsunuz ama sonradan büyük hayal kırıklığına uğruyorsunuz. Fakat ben ondan olumsuz
Roman
Fidan HanımSinan Akyüz · Alfa Yayınları · 2025873 okunma
7/10
·496 syf.·
2026 18. kitabı
Sema Soykan'dan okuduğum üçüncü roman ve ben yine hayran kaldım. Öncelikle Sema Soykan okuyanlar bilir ki bu kitaplarda kurgu biraz geri planda ve bahsedilen döneme ait tüm tarihi belgeler, olaylar, kişiler detaylı olarak anlatılıyor ve kitabın sonunda kurguyla bütünleşiyor. Bu romanda benim çok merak ettiğim ve pek bilgi sahibi olmadığım Kıbrıs olaylarını kaleme almış yazar ve bu konularda çok eksik kaldığımı gördüm. Roman ilk etapta Sevgi, Yiğit ve Sarah etrafında şekillenirken romanla ilgili çok detaylı araştırma yapıldığını, tarihte yaşanan acıları, işkenceleri bazen umutları size derinlemesine yaşatıyor. Romana hareket katan aşklar ise bize sadakat'in, koşulsuz sevginin, emeğin ne kadar değerli olduğunu gösteriyor. Sema Soykan romanlarında kurgu zayıf kalıyor ve âdeta bir tarih kitabı okuyorsunuz, yani tarihe merak duymuyor veya sadece kurgu seviyorsanız bu kitap size zor gelebilir. Ben özellikle bu tarihi olayları merak ettiğim için rahat okusam da ara ara tarihi olayların ağır bilgi içeriği ile biraz yoruldum. Son olarak kitabın son satırlarını buraya ekleyerek, kalbimde tarihte yaşanan ayrılıkların acısı, Atamıza olan sonsuz sevginin gücü ve kefareti ödenmemiş acıların sorumluluğu ile kitap incelememi bitiriyorum; " Ey Türk istikbalinin evladı ! İşte bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen, Türk İstiklâl ve Cumhuriyet'ini kurtarmaktır ! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur. "
BelkiSema Soykan · Doğan Kitap · 2025598 okunma
7/10
·103 syf.··
Beğendi
·
2026 22. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 19:41
Vatan Yahut Silistre Namık Kemal; Namık Kemal, Türk edebiyatında hem şair hem de yazar olarak kabul edilir edebiyatın her dalıyla ilgilenmiştir. Şiirler, tiyatro oyunları, romanlar ve makaleler yazmıştır. Vatan ve millet sevgisi konulu yazıları sebebiyle kendisine Vatan Şairi denmiştir. Namık Kemal; annesini küçük yaşta kaybetmiştir. Bu yüzden vali olan dedesinin yanında büyümüş. Dedesiyle birlikte Anadolu ve Rumeli'de pek çok şehir gezmiştir. Arapça, Farsça ve Fransızca gibi dil eğitimleri vardır. Daha sonraları İstanbul'a gelerek Tercüme Odası'nda çalışmaya başlamıştır. Burada dönemin aydınlarıyla tanışmış. Yazılarında ilk kez hürriyet, millet, vatan ve adalet gibi kelimeleri kullanmıştı. Namık Kemal, devleti kurtarmak isteyen "Genç Osmanlılar" grubunun liderlerindendi. Padişahın yanında bir de halkın seçtiği meclis olmasını yani Meşrutiyeti istiyordu. Nitekim daha sonra ilk Osmanlı anayasasını yani Kanun-i Esasi hazırlayan kurulda da görev aldı. Kemal, İmparatorluk içindeki tüm milletlerin (Türk, Arap, Ermeni, Rum) "Osmanlılık" duygusuyla bir arada barış içinde yaşamasını savunuyordu. Ancak bir süre sonra Hükümet karşıtı yazıları yüzünden ceza almamak için Londra ve Paris'e kaçtı. Orada gazete çıkarmaya devam etti.İstanbul'a dönünce Vatan Yahut Silistre oyununu yazdı. Oyun halkı çok coşturunca Padişah Sultan Abdülaziz tarafından Kıbrıs'taki Magosa Kalesi'ne sürgün edildi. Orada 38 ay zindanda kaldı. Sürgünden döndükten sonra da rahat durmadı. Sultan II. Abdülhamid döneminde de Midilli, Rodos ve Sakız adalarına sürgüne gönderildi. 1888 yılında, henüz 48 yaşındayken Sakız Adası'nda hastalanarak vefat etti. Namık Kemal ilklerin yazarı; İlk Edebi Roman: İntibah İlk Tarihi Roman: Cezmi Sahnelenen İlk Tiyatro Oyunu: Vatan Yahut Silistre En Ünlü Şiiri: Hürriyet
Vatan Yahut SilistreNamık Kemal · Kurgan Edebiyat · 201327,6bin okunma
Zat-ı Muhteremin mektuplari
9/10
·328 syf.··
Beğendi
·
2026 38. kitabı
·
40 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 10:57
Eser ilk başlarda biraz ağır geldi bana ama mektuplar arttıkça hikayenin içine girdikçe keyfim yerine geldi. Kitap mini bir Kıbrıs tanıtım kitapçığı mı, bir açıdan evet, çünkü roman bittiğinde Kıbrıs ve Kıbrıs Türkleri hakkında birşeyler söyliyecek duruma geldim. Kitap enteresan ve kişiyi heyecan içinde bırakan bir hikayeye mi sahip? Evet, olaylar ilerledikçe kendimde bir müfettiş Kolombo veya Gadget havası oluşmadı değil. Konuyu çözmek,ilişkileri netleştirmek,bilinmeyenleri bulmak bir çocuk heyecanı yaşattı bana. Kişiler arası hikaye örgüsü,zaman,mekan benim için her yönden geçerli notu aldı. Kitabın sürpriz sonlu olması da ayrı bir heyecan kattı romana. Kısacası ilk başlarda hemen pes etmiyecekseniz,enfes bir roman sizi bekliyor. Yazarın ellerine,kalemine sağlık.
1000Kitap
Zat-ı Muhterem'in MektuplarıEralp Adanır · Edebiyatist Yayınevi · 20206 okunma