Kierkegaard, 1847'de Jette'e yazdığı mektupta şöyle diyor: "Ben en verimli şekilde ancak yürürken düşünebiliyorum ve yürüyüşün uzaklaştıramayacağı hiçbir saplantının olabileceğini düşünemiyorum." Nietzsche Neşeli Bilim adlı yapıtındaki aforizmalarından birinde şöyle der: "Sadece elimle yazmıyorum; ayağım da katılmak istiyor bu etkinliğe her zaman. Yiğit, özgür ve güçlü bir tavır içinde oynuyor rolünü... bazen tarlalarda, bazen kâğıt üstünde" Böyle Buyurdu Zerdüşt adlı kitabında ise şöyle diyor: "Esinlenmiş olanın derin ruh durumu. Her şey yolda, uzun yürüyüşler sırasında tasarlanmıştır. Müthiş esneklik ve bedensel eksiksizlik..."
"İnsan yalnız başkaları için değil, kendisi için de bir gizemdir. Kendimi inceliyorum ve sıkılınca, zaman geçsin diye bir puro yakıyorum; düşünüyorum: Tanrı benimle ne demek istedi ya da benden ne yapmak istiyor? Bunu yalnızca O biliyor. "
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Birçok varoluşçu kuramcı ölüm anksiyetesiyle başa çıkma mücadelesinde ödenmesi gereken bedel üzerinde yorumda bulunmuşlardır. Kierkegaard, "hemen yanda bekleyen korku, harap olma ve yok olmanın" algılanmasından kaçmak için insanın kendisini sınırladığını ve küçülttüğünü biliyordu.