Tuğba

Tuğba
@kiirazagacii
~ try to be a rainbow
mimar
İstanbul
80 okur puanı
Ekim 2020 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
“Geldiği yer bildiği bir yerdi; Kuyu’ydu bu. Burada tanrılar ve Koro inildeyip bağrışıyorlardı, ama onların bile ne dediği anlaşılmıyordu. İnsan sesleri de duyuluyordu, ama hiçbir anlamları yoktu bu seslerin. Dünya araya girmiş ama paramparça olmuştu; tanınması olanaksız bir dünyaydı bu.”
Edebiyat
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
“Adalet uygulanmıyorsa, namussuzluk örtbas ediliyorsa ve inançlarını koruyan insanlar acı çekiyorsa, sizin gerçekliğiniz ne işe yarıyor peki? “Sana hiçbir zaman gül bahçesi vadetmedim ben. Hiçbir zaman kusursuz bir adalet vadetmedim… ve hiçbir zaman huzur ya da mutluluk da vadetmedim. Sana ancak bütün bunlarla savaşma özgürlüğüne kavuşmanda yardımcı olabilirim. Sana sunduğum tek gerçeklik savaşım. Ve sağlıklı olmak, gücünün yettiği kadarıyla, bu savaşımı kabul edip etmemekte özgür olmak demektir. Ben yalan şeyler vadetmem hiç. Kusursuz, güllük gülistanlık bir dünya masalı koca bir yalandır… üstelik böyle bir dünya çok can sıkıcı bir yer olur!”
“Neden burada olduğunu biliyor musun?” dedi doktor. “Sakarlığım yüzünden. Sakarlık ilk neden, ayrıca upuzun bir de listemiz var; tembellik, dağınıklık, inatçılık, bencillik, şişmanlık, çirkinlik, kötülük, kabalık. Bir de yalancılık. Bu sınıflandırmanın alt başlıkları da var: (a) Sahte körlük, gerçekte iki büklüm eden hayali ağrılar, gerçek olmayan işitme sorunları, yalandan bacak sakatlanmaları, yapmacık baş dönmeleri, aslı astarı olmayan ve işten kaçmak için uydurulan hastalık bahaneleri; (b) Mızıkçılık. İnsanlara soğuk davranmayı atladım mı acaba?… Soğuk davranmak var bir de.” Sessizliğin içinde, gün ışığı sütunundaki toz zerrecikleri ağır ağır yere inerken, yaşamında belki de ilk kez gerçek duygularını dile getirmiş olduğunu düşündü Deborah. Söylediği şeyler doğruysa, öyle olsundu; hiç değilse, bütün bu karanlık ve üzünç-kaynağı dünyaya karşı bıkkınlığını ve nefretini dışa vurmuş olarak çıkacaktı bu bürodan.”
Psikoloji
“Gel, otur. Hazır olana kadar hiçbir şeyden vazgeçmek zorunda değilsin. Böyle bir şeye hazır olduğunda da, kaybettiklerinin yerine koyabileceğin bir şeyler olacak.”
Hayat
Mutluluğa doğru..
Ama burada yeni bir öykü başlıyor: Bir insanın yavaş yavaş yenilenmesinin, yeni bir hayat bulmasının, bir dünyadan başka bir dünyaya geçmesinin, hiç bilmediği yepyeni bir gerçekle tanışmasının öyküsü..
Hayat