Bu evrende "mutlak" yoktur. Eğer yaşantınızı "mutlak"lık sınırlarına doğru zorlarsanız, sürekli bunalımda hissedersiniz; çünkü, algılarınız gerçeklerle örtüşmez.
Kendinizi sonsuza kadar övgü almamaya mahkum edersiniz; çünkü, yaptığınız hiçbir şey abartılmış beklentilerinizi karşılayamaz.
Bu algısal yanlışlığın teknik adı "kutupsal düşünme"dir.
Her şeyi siyah-beyaz olarak görürsünüz ve griler yoktur.
“Sahte rakımdan düştüm Efendimiz, galiba kör oldum Acaip bir atmosfer yarattım
Tuzluk, kapatılmış kahve falı, ütü suyu, ceza kanunu... Hiçbir şey kalmamış gibi olduğu için oldu bu
Hiç acımıyormuş gibi...
Acım uzakta kendini çekiyor Efendimiz
Ben burda balkabağından bir pranga ile dolaşıyorum..”
Takatim yok o kadar
Kelimeler ölsün istemem.
İsterim ki kelimeler bahçe havuzumda kırmızı balıklar gibi yüzsünler
Defterlerimi bu sene annem kaplasın.
İçimi ezmesin isterim tren sesleri.
Taş olsa dayanmazdı denir bazı acılara
Kaç zamandır şarapnel demek isterim
Şarapnel şarapnel şarapnel...
Niye demek isterim bilmeden.
Çapaklı kelimeler ayıklarım gözlerimden sabahları
Racon hışırdatırım kaçsın diye kolay kuşlar balkondan
Kaç zamandır ha bitirim, şimdi bitirim diye diye
Kaç zamandır bir tren tarifesini şiir diye yazarım