"İnsanın, henüz yaşarken, sadece açlık yüzünden çirkin, korkunç biçimlere girmesi, çok rezil bir şeydi, çok rezil!"
Kitap, açlık ve sefalet içinde yaşayan aynı zamanda yazar olma sevdasıyla yanıp tutuşan bir gencin hayatını ve yaşadıklarını anlatıyor. Kitabın neredeyse bütünlüğünü monologlar oluşturuyor, yazar seçtiği sözcükler ile kendimizi kitabın içinde bulmamızı ve olaylara karakterin gözüyle bakabilmemizi sağlıyor.
Ben kitabın konusunu ve yazarın dilini çok beğendim, fakat yayından kaynaklı birçok yazım ve noktalama işareti hatası yapılmış, bu hatalar çok fazla göz alıyor ve dikkat dağıtıyor.
Bu zamana kadar bir çok kitap ve bir çok yazar okudum, fakat Oğuz Atay'ın kalemi kadar ruhuma işleyen bir yazar bulamadım. Bu kitapta adeta kendimi buldum, kendi yalnızlığımın yalnız olmadığını öğrendim.
Hüzünlü bir çağırış sandı vapur düdüğünü. Ben de hüzünlüyüm, ben de hüzünlüyüm dedi bu kocaman, bu yüzen kuşa. Ben de karada yalnızım. Sinirlenme garip kuş