Edebiyatın alçak kahramanlarının bize çekici gelmesinin bir nedeni onları kendi ötekilerimiz olarak algılamamız, oradaki canavarı, deliyi, günahkarı, suçluyu romantikleştirme eğilimimizse, diğeri bu kahramanların toplumun iki yüzlülüğünün sahiden açığa çıkartan olumsuz bir enerjiye sahip olmalarıdır.
Dostoyevski kahramanları parayı yokluktan kurtulmanın kendisinden çok, yokluğa eşlik eden sıradanlıktan, sıradanlığın getirdiği utançtan kurtulmak için ister. Delikanlı'da Dolgorukiy başkalarının alaycı bakışlarına karşı bir kalkan oluşturacağı için para kazanmaya çalışır. Para sayesinde başkalarına kayıtsız kalabilecek, para sayesinde hakaret geçirmez olacaktır. Para sayesinde başkalarından etkilenmeyecek, tersine "her şeye karşı soğukkanlı olan insanın çevresinde uyandırdığı merak" yüzünden başkaları ondan etkilenecektir. Para sayesinde hayranlık ve kin duyan değil, hayranlık ve kin duyulan olacaktır. Para sayesinde veli nimet peşinde koşan değil, kendisi veli nimet olacak, para sayesinde görülen değil, gören olabilecektir. Sartre'ın, insanın giyinerek ulaşmaya çalıştığını söylediği "görülmeden görme hakkı" nı sanki bu kez paraydı elde etmeye çalışıyor gibidir Dolgorukiy.