Sonra Tanrı yardımcımız olsun, çünkü çekim alanımıza kapılan her kimse bize hiçnuygun düşmeyebilir. Ve özlemini çektiklerimiz artık istenmeyen şeyler kılığında karşımıza çıkabilir.
Altı yıldır hayata ara vermiştim. Sanki bitkisel hayattaydım ya da hayatta bir bitki... Bir köşede unutulmuş, başkalarının su vermesini bekleyen, ölmek üzere bir bitki. Silkelenmek nasıl, ne zaman ve neden? Resimle başladım en sevdiğim... Filmle başladım nostalji... Kitaplarla başladım okunacaklar listesi... Evet şimdi istikrar zamanı... Göklere doğru dalları uzatmak, yerin dibine doğru kökleri iletmek.. Arayı kapatmak lazım. Şunu anladım ki entellektüellik ara vermeye gelmiyor, aktüel olmayan entellektüel olamıyor bence...
Yaşam korkusu. Ölüm korkusu. Yalnızlık korkusu. Birliktelik korkusu. Yanılma korkusu. Uçma korkusu. Dalma korkusu. Tanrı korkusu. Şeytan korkusu. Yazmak korkusu. Yazamamak korkusu...
....
Korkmadan yaşamla yüzleşmek gerektir. Şimdilerde yaptığım bu. Yaşamım boyunca sayısız hobim oldu; ama ne yazık ki hiç fobim olmadı.
Gördüğünüz gibi, övünerek değil yerinerek söylüyorum. Çünkü korkularım, fobilerim olsaydı, belki ben de büyük bir yazar olurdum.
Heyhat!