ensar

7/10
·184 syf.··
2025 26. kitabı
insancıklar Dostoyeveski'nin yazarlığa başladığı ilk kitap olan insancıkları okumaya epey geç kalmışım. Kitabın başlarında çevirmenimiz kitabın ilk çıktığı zamanları, o dönemdeki eleştirmenlerin yazılarını çevirerek ve birazda kendi düşüncelerini ekleyerek anlatıyor bizlere. Çok güzel bir başlangıçtı ve sonrasında hikayeye giriş yaptık. Aslında bir hikayaden çok iki kişinin mektuplaşması diyebiliriz. Yaşı ileri seviyelerde olan Makar Alekseyeviç ile ona nazaran epey genç olan Varvara Alekseyevna karakterlerimizin konuşmalarına tanık oluyoruz. Bu konuşmalarda hayatımızdan-hayattan kesitler görüyoruz. İnsanların durumlarından, sevgi-para-utanç gibi kavramların güçlüce vurgulanmasını okuyoruz. İki karakterimiz kitapta uzaktak akraba diye lanse ediliyor fakat okudukça aralarında akraba bağından çok başka şeyler hissedeceksiniz, buna dostluk mu dersiniz aşk mı... buna siz karar verirsiniz artık. Dostoyevski kitaplarında ortamı çok güzel canlandırıyor, sanki o dönemlerin rusyasında yaşadım kitap boyunca... Beyaz Geceler kitabında da öyle olmuştu ve okuduğum diğer kitaplarında da... İnsancıklar romanına bir puan vermem gerekirse 7/10 diyebilirim. Okuma tavsiyesi istersenizde, dostoyeveski kitaplarına olumsuz bir tavsiye verilemez derim...
İnsancıklarFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 202376,8bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
8/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2025 25. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 16 Ağustos 2025 13:00
Eğer zamanınız varsa bir çırpıda okuyup bitirilebilecek bir kitap ile karşınızdayım. Son zamanlarda okurken keyif aldığım ve hızlı bitirdiğim nadir kitaplardan. En son suç ve cezayı okuyunca böyle oluyor herhalde :) Romanımız çok akıcı ve az karakterli. Zaten çoğu olay baş karakterimiz General olan beyimiz üzerinden dönüyor. General'imiz kırkbir yıl sonra eski dostundan bir mektup alıyor ve romanımıza giriş yapıyoruz. O mektup ve sonrasında yaşanan olaylar... Bizi uzun bir hesaplaşmaya, uzun bir sorguya çekiyor. General'imiz sorduğu sorularla olsun, kurduğu cümlelerle olsun hem dostunu hem bizi mahvediyor diye düşünüyorum. Buradaki "mahvediş" duygusallıktan kastımdır. Yaşları epey olan general ve dostu geçmiş dönemlerinde çok güzel ve özel dostluk zamanları geçirmiştir. Hatta general şöyle diyor; "Dostluk, erkeklerle kadınları umutsuz bir arzuyla birbirlerinin kollarına sürükleyen arzudan daha güçlüdür ve hayal kırıklığından muaftır, çünkü karşı taraftan hiçbir şey beklemez. insan dostunu öldürebilir ama iki kişi arasında çocuklukta oluşan dostluğu belki ölüm bile yok edemez: Onun anısı, tıpkı sessiz bir kahramanlığın anısı gibi insanların bilincinde yaşamaya devam eder. Bu alıntı beni çok etkilemişti açıkçası. Ki daha kitap içerisinde farklı alıntılarda not aldım fakat onları daha ayrı bir zamanda paylaşmayı düşünüyorum. Yazarımızın daha başka kitapları da mevcutmuş fakat ben bu kitap ile tanıştım ve çok beğendim. Başka kitaplarını da zaman buldukça okuyacağım. Bu kitap bence 8/10 puanı hak ediyor. Bu kitabı okumalıyı mıyım sorusuna, şöyle cevap verebilirim: Kısa, akıcı ve hoş bir zaman geçirmek istiyorsanız bu kitabı okumalısınız derim.
Mumlar Sonuna Kadar YanarSándor Márai · Yapı Kredi Yayınları · 20246,5bin okunma
7/10
·704 syf.··
2025 24. kitabı
·
40 günde okudu
·
Okunma: 14 Ağustos 2025 17:41
Açıkcası çok büyük beklentiler ile kitabı okumaya başladığımı söylemek istiyorum, ki bence bu beklentilerimi karşılamadı. Fakat şöyle bir düşümde mevcut; beklentiye girmeseydim daha çok beğenebilirdim. Neyse önemli değil, sadece belirtmek istedim. Kitabın içeriği sade ve akıcı bir anlatımla ilerliyor, çok fazla karakter yok fakat aynı karakterleri farklı adlar ile telaffuz edildiğinde bazen karıştırmalar yaşayabiliyoruz, buna dikkat etmek gerekiyor. Bazı noktalarda burayı neden okuyoruz ki, burası olmasa kitap da çokta bir şey değişmeyecekti hatta daha iyi olurdu gibi düşüncelere de kapılmadım değil. Raskolnikov karakterini artık hepimiz tanıyoruz ne yaptığını nasıl sonuçlanacağını biliyoruz ve bunları bilmek bazen iyi olmuyor. Kitabı okurken hep şöyleydim, ne zaman cinayet işlenecek, ne zaman kendisi ile hesaplaşacak, ne zaman itiraf edecek... Bu kitap üzerinden o kadar çok inceleme o kadar çok alıntı ve yahut konuşmalar a maruz kaldık ki çoğu ana fikire sahibiz ve bazı şeyleri beklerken kitabı kaçırmışta olabilirim. Bu nedenle dostoyevski nin diğer kitaplarını okuduktan sonra ilerleyen dönemde tekrar şans vermeyi düşünüyorum. Bu sefer daha fazla zamanım olan bir dönemde okuyacağım ki kitabı sindire sindire ama kısa bir zamanda okuyayım. Bu okumamda bir aydan uzun zaman geçti...
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025194,2bin okunma
10/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2025 23. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 11 Ağustos 2025 15:02
Yazarın deyimi ile başlamak istiyorum; "Elinizde tuttuğunuz kitap bir kişisel gelişim kitabı olsaydı bu hikaye için çok hoş ve basit bir sonuç sunabilirdim. Çok tatmin edici bir yapısı oluyor o tür kitapların... Ama bu kitap kişisel gelişim kitabı değil ve söyleyeceklerim daha karmaşık olacak. Kitabı okurken sürekli bir karamsarlık çektiğimi belirtmek istiyorum. Teknolojik aletlerle herhangi bir işim olduğu zaman ben ne yapıyorum? Dikkatimi çalmalarına izin veriyorum diye düşüncelere kapılır oldum. Aslında doğruydu ama kitap bunu açıkladıkça ben kötü hissettim. Bu hisleri ilk sayfalarda daha fazla hissedebilirsiniz bence. Yazarımız bu kitap için işlerinde uzman onlarca insan ile görüşmüş hatta dilersek ses kayıtları bile mevcutmuş fakat ben bakmadım. Yazarımız kendi yaptığı deneyden bahsediyor, teknoloji detoksu diyebiliriz bu deneye. İlk zamanlarında bu deneyden memnundu fakat sonrasında hata yaptığını fark edecekti. Buradaki memnuniyet ve hatayı okurken sizde hissedeceksiniz, detay verip spoiler vermek istemiyorum. Okuyup keşfetmek ve deneyimlemek çok makul hissettiriyor. Ayrıca dikkat dağınıklığımız; doğuşumuzdan beri yaşadığımız ortamdan kaynaklı mı? Çocuklen aldığımız katı eğitimler, serbestçe dolaşmadığımız küçük yaşlarımız, başımıza bir şey gelir korkusuyla sokaklara çıkartılmayışlarımız mı? gibi konuların üstünde epey duruyorlar. Yani dikkat dağınıklığımızın tamamı bağımlı olduğumuz ekranlarla sınırlandırılmamış... Açıkcası bu kitap üzerine daha uzun ve daha detaylı konuşmak gerektiğini düşünüyorum fakat sizleri de sıkmak istemiyorum, elimden geldiğince düşüncelerimi özetleyerek sundum. Kitabı kesinlikle okumalısınız diye düşünüyorum ve 10/10 bir kitap.
Çalınan DikkatJohann Hari · Metis Yayınları · 20245,3bin okunma
8/10
·140 syf.··
2025 14. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2025 13:02
Çocuğunu denizde kaybeden bir babadan ve denizin çocuk vereceği bir babanın hikayesini bizlere sunuyor Livaneli. Ege kasabasında geçen bir hikaye, bolca deniz bolca kahır, bolca acı dolu... Livaneli'nin kalemini bilenler bilir, su gibi akıp gidiyor roman. Zaten epey ince, zamanınız varsa birgün de bile bitirebilirsiniz. Kitabımızda baş karakterlerimiz Mustafa ve Mesude'nin hikayesini dinliyoruz kendi ağızlarından. Kısaca özet geçecek olursak; Mustafa balıkçılık yapan ve balıkçılıkla geçinen bir ailenin reisi, Mesude ise o ailenin hanımı. Birde çocukları var ki... Asıl hikaye orası zaten, bu spoilere girmez çünkü kitap bunun üzerine kurulu. Birgün Mustafa ile çocuğu denize açıldıklarında çocuğu deniz yutuyor ve Mustafa o günden sonra bir daha kendini affedemiyor. Mesudeye davranışı arkadaşlarına davranışı değişiyor. Ama birgün denize açıldığında başına bir şey gelene dek. Aslında o olaydan sonra kitabımız daha da heyecanlanıyor, hadi bir sayfa sonra ne olacak şimdi nasıl gidiyor derken kitabın sayfalarını nasıl çevirdiğimi hatırlayamıyorum. Tavsiye eder misin? sorusuna, kesinlikle tavsiye ederim diyorum.
Balıkçı ve OğluZülfü Livaneli · İnkılap Kitabevi · 202436,5bin okunma