insancıklar
Dostoyeveski'nin yazarlığa başladığı ilk kitap olan insancıkları okumaya epey geç kalmışım. Kitabın başlarında çevirmenimiz kitabın ilk çıktığı zamanları, o dönemdeki eleştirmenlerin yazılarını çevirerek ve birazda kendi düşüncelerini ekleyerek anlatıyor bizlere. Çok güzel bir başlangıçtı ve sonrasında hikayeye giriş yaptık.
Aslında bir hikayaden çok iki kişinin mektuplaşması diyebiliriz. Yaşı ileri seviyelerde olan Makar Alekseyeviç ile ona nazaran epey genç olan Varvara Alekseyevna karakterlerimizin konuşmalarına tanık oluyoruz.
Bu konuşmalarda hayatımızdan-hayattan kesitler görüyoruz. İnsanların durumlarından, sevgi-para-utanç gibi kavramların güçlüce vurgulanmasını okuyoruz.
İki karakterimiz kitapta uzaktak akraba diye lanse ediliyor fakat okudukça aralarında akraba bağından çok başka şeyler hissedeceksiniz, buna dostluk mu dersiniz aşk mı... buna siz karar verirsiniz artık.
Dostoyevski kitaplarında ortamı çok güzel canlandırıyor, sanki o dönemlerin rusyasında yaşadım kitap boyunca... Beyaz Geceler kitabında da öyle olmuştu ve okuduğum diğer kitaplarında da...
İnsancıklar romanına bir puan vermem gerekirse 7/10 diyebilirim.
Okuma tavsiyesi istersenizde, dostoyeveski kitaplarına olumsuz bir tavsiye verilemez derim...