şimdi bu kışa girişin hüznü müdür o mudur acaba
bu iri iri sevmekler deniz o eski mühür o mudur acaba
mavi isterse mavi kalsın ister ölümle değişsin kendini
ellerim bu hüzünde her şeye karşı kırgın kaba saba
..... durup durup yüceltiyorsun şu korkak şafağımı
incelmiş bir mor olarak çıkıyorum böylece her sabaha
şimdi bu hüzün nedir sanki kara kazağım sırtımda
işte bir duman, bizi tüten, işte bir duman ki kapkara
kışa nasıl başlanır bahçelerde, çiçekler nasıl başlarsa
bir balıkçı denizin dibine öyle başlar her defa
şimdi bu kışa girişin hüznü müdür o mudur
benim her duygum biraz hüzün gibidir. Meselâ
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İyi Adamların ihtiyaçlarını karşılamalarına yardımcı olmak yerine, gizli sözleşmeler ve bakıcılık yalnızca hayal kırıklığına ve kızgınlığa yol açar. Bu hayal kırıklığı ve kızgınlık yeterince uzun sürdüğünde, genellikle o kadar da hoş olmayan şekillerde ortaya çıkar. Almak için vermek, kurban üçgeni adı verilen bir çılgınlık döngüsü yaratır. Kurban üçgeni öngörülebilir üç diziden oluşur:
1) İyi Adam, karşılığında bir şey almayı umarak başkalarına verir.
2) Verdiği kadar almıyor gibi göründüğünde veya beklediğini alamıyor gibi göründüğünde, hüsrana uğramış ve kırgın hisseder. Unutmayın, İyi Adam skoru tutan kişidir ve tamamen objektif değildir.
3) Bu hayal kırıklığı ve kızgınlık yeterince uzun sürdüğünde, öfke atakları, pasif-agresif davranışlar, somurtma, öfke nöbetleri, geri çekilme, utandırma, eleştirme, suçlama, hatta fiziksel istismar şeklinde ortaya çıkar. Döngü tamamlandıktan sonra, genellikle her şey yeniden başlar.
Evliliğinin ilk yıllarında maruz kaldığı hakaret ve eziyetler sebebiyle eşinin ailesine kırgın olan ve yirmi yılı aşkın bir süredir görüşüp konuşmayan, bu küslüğü ölüme kadar sürdürmeye, hesabı ukbaya taşımaya kararlı olan bir hanımefendi bir kandil günü ağlayarak yanıma gelmiş ve demişti ki: "Hocam dün gece ne yaptım biliyor musun? Kayınvalidemi telefonla aradım. Bu Kadir gecesi hürmetine, yaklaşan bayram hürmetine ben bu küslüğü bitiriyorum. Geçmişi tamamen siliyorum. Size olan hakkımı helal ediyorum. Siz de beni affedin ve hakkınızı helal edin, dedim." Yirmi yıl sonra ilk kez gelininin sesini ve "anne" deyişini duyan kadıncağız önce inanamamış sonra hıçkırıklara boğulmuş ve "Sen de beni affet yavrum" diyerek helallik istemiş. "Hocam affetmek ne şifalı bir ilaçmış. İnanır mısın dün geceden beri ayaklarım adeta yerden kesildi. Kendimi bedenden azat olmuş, bir ruh gibi hür ve hafif hissediyorum. Meğer yıllardır içimde kin değil dağlardan ağır bir yük taşımışım." diyerek yaşadığı iç huzurunu anlatırken gözlerindeki parıltı görülmeye değerdi.