kitabakacis

kitabakacis
@kitabakacis0
Gelecekte öğretmen
159 okur puanı
Nisan 2020 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Puan vermedi·147 syf.··
Beğendi
·
2020 127. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 22 Aralık 2020 00:02
Herkese hayırlı akşamlarrr Nasılsınız, hayatınız nasıl gidiyor? Uzun zamandır yorum yazmadığımı fark ettim ve hayran kaldığım, “iyi ki okumuşum” dediğim bir kitabın yorumunu sizlerle paylaşmak istedim. Bu kitabı kkuokuyor ekibiyle okumuştuk. Fakir Baykurt’un yazdığı son kitap ve yaşanmış bir hikâye ele alınarak yazılmış. Nam-ı diğer Eşekli Kütüphaneci adıyla anılan Mustafa Güzelgöz’e aydın bir millet yetiştirebilmek için gösterdiği çabalardan ötürü hayran kaldım. Zamanında böyle entellektüel birinin Anadolu topraklarında yaşamış olması ve kendini bu kadar yetiştirebilmeyi başarmış olması takdir edilesi bir durum. Zamanında imkanı olmadığı için eşeklerle köylere kitap hatta kütüphane taşıyan Mustafa Güzelgöz sırf çocuklar, kadınlar ve diğer tüm insanlar okusun diye böyle bir çabanın içinde bulunmuş. Önüne çıkan engeller sonucu yılmamış ve daha “aydın” bir millet için elinden geleni yapmış. Ayrıca kitapta Yunanistan’ın Larisa şehrinden gelen Dimitrios ile tanışmaları ve Güzelgöz’ün ona anılarını anlatması ile Yunanistan-Türkiye arasında bir bağ oluşuyor. Dimitrios için her şey bir masal gibi geliyor. Elbette o zamanlarda böyle bir çabaya girmek bizim için de olağanüstü bir durummuş gibi duruyor. Günümüzde iki tık ile kitaplar elimizin altında fakat kaçımız faydalanıyoruz? Sanırım bu sorunun cevabını Türkiye’nin okuma-yazma oranı veriyor :) Hepimiz Eşekli Kütüphaneci gibi bir gayrete girişsek emin olun tüm dünyada koca bir aydınlanma olur. Çünkü yazının, bilginin, kitabın girip de güzelleştirmediği bir yer yok. Diyeceğim o ki; kitaplara ve kitapların gücüne inanın. Biraz inanç ve çaba ile neler olacağını görün. Mustafa Güzelgöz zamanında o imkansızlıklara rağmen inanmış, çabalamış ve sonuç :) Eee bu kadar imkanımız varken biz neden duruyoruz, neyi bekliyoruz? Harekete
Edebiyat
Eşekli KütüphaneciFakir Baykurt · Literatür Yayınları · 201018,3bin okunma
Reklam
Puan vermedi·80 syf.··
2020 128. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Aralık 2020 00:08
Bir haftalık aradan sonra herkese merhabaaa Yorum yazmayı özledim desem! Stefan Zweig’ı ne kadar sevdiğimi beni tanıyanlar bilir. Elimde kalan son novellasını da okudum Artık romanlarını okumaya geçmeyi umuyorum. Ay Işığı Sokağı içinde 5 adet öykünün yer aldığı bir kitap. Ay Işığı Sokağı’nda Fransa’nın bir liman kentinde denizci mahallesinde bir gece kalmak zorunda kalıp orayı gece vakti gezinirken duyduğu arya söyleyen sesi takip ettiğinde karşısına çıkan kadınların ve adamların hayatları ve hazin bir son anlatılmış. (Bu cümlede en az Zweig’ın cümleleri kadar uzun oldu :) Bilirsiniz Zweig müthiş betimlemeler yapar ve yarım sayfayı bulduğu cümleleri vardır.) Her neyse bir diğer öykü; Leporella. Asıl adı Crescenz olan kadının patronu tarafından kölece çalıştırılması sonucu yıllardır kaba, itici ve karanlık bir hizmetçi olması anlatılıyor. Bir dönem bir nebzede olsa bu karanlıktan çıkıyor ve tekrardan o karanlığa dönüş yaptığında (artık duygularında dışavurumculuk başladığı için) tekrardan karanlığa dönmek istemediğinden ötürü evin hanımıyla korkunç bir duruma şahitlik ediyor. Nişan diğer bir başlık. En çok bu öyküden etkilendim. İspanya’da savaş sonrası hayatta kalmaya çalışan bir Fransız albayı anlatıyor. Albayın İspanyol kılığına girmesi ve dilenmesi... Tam her şey düzeldi derken yaşanan o olay. (Çok ayrıntıya girersem her şey ortaya çıkar ) Leman Gölü Kıyısında Olay da en az Nişan kadar etkileyiciydi. Yurt özlemine yenik düşen bir Rus askeri anlatılıyor. Ve son olarak Avare ise eğitim olarak yaşıtlarından geri kalmış bir öğrencinin öğretmeninin otoritesine dayanamayıp isyan ettiği satırlar okuyucuyla buluşmuş. Sanırım Zweig sever bir okur bu kitabını da okumuştur. En az Bir Kadının Hayatından 25 Saat, Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu veyahutta kült eseri
Edebiyat
Ay Işığı SokağıStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202181,9bin okunma
10/10
·220 syf.··
Beğendi
·
2020 124. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Aralık 2020 02:00
Merhabalarrr nasılsınız, neler okuyorsunuz/ izliyorsunuz? Dopdolu bir kitabın yorumuyla karşınızdayım. Salman Khan- Dünya Okulu. Ha-ri-ka bir kitap. Salman Khan bildiğiniz üzere khanacademy’nin kurucusu. Bu akademi ise şöyle nitelendiriliyor: Eğitimde fırsat eşitliği için, herkes, her yerde, dünya standartlarında, ücretsiz eğitim. Gayet cüretkâr ve imkansız gelebilir. Khan bile kendine başlarda inanmıyordu. Ama şu anda milyonlara ulaşıyor! Ve manşetlerde “Bill Gates’in en sevdiği öğretmen” olarak nitelendirildi. Ne büyük gurur kaynağıdır kim bilir! Kitap khanacademy’nin kuruluşu ile herkese motivasyon kaynağı olacak maceralar başlıyor. Kitapta neredeyse eğitim alanında her konu ele alınmış. Ödevler, not sistemi, sınıfların şubelere ayrılması ve bunun neden yaşlara göre yapıldığı, yaz tatili, üniversitesinin durumları, eğitimde teknolojinin yeri ve etkileri, bir sınıftaki öğretmen sayısı, yapılan sınavlar ve değerlendirmeler, konuların işlenişi ve sıralanışı vs. gibi konulara değinilmiş detaylıca. Mesela sınıflar neden şubelere ayrılıyor ya da yaz tatili neden üç ay, buna gerek var mı, sınavlar yeterli mi gibi birçok sorunun cevabını alacaksınız. Ayrıca “gelecekti okul” hakkında Khan’ın kafasında oluşturduğu düşünceler o kadar etkileyici ki... Hayran kaldım açık konuşmak gerekirse ve koca bir “keşke” dedim. Çünkü teknoloji artık dünyanın odak noktası ve hepimizin hayatında fazlasıyla yer alıyor. Eğitimin dünya üzerinde etkisi yadsınamayacak kadar çok ama teknolojinin de eğitim üzerindeki etkisi bir o kadar büyük. Khan’ ın şu sistem böyle olsaydı, aklımdaki sistem bu demesiyle (kitabı okuduğunuzda detaylıca öğreneceksiniz) aslında teknoloji ile eğitimin müthiş harmanlanması sonucu oluşan uyumu harika açıklamış. Bir hayal gibi geliyor bana. Gerçekleşir belki ama
1000Kitap
Dünya OkuluSalman Khan · Yapı Kredi Yayınları · 20212,045 okunma
9/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2020 121. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Aralık 2020 02:16
Hayırlı akşamlar herkeseee Kıymetli bir tavsiye ile geldim. Tuğba Coşkuner’in Yeterince Tembel Misin? kitabı ile. Tuğba Coşkuner, hayranlıkla takip ettiğim eğitimci, yazar, editör, kedilerinin annesi... bu liste sürer gider. Bu nedenle hayranım ve takdir ediyorum kendilerini. Bu kitap ise Tuğba Coşkuner ile tanışma kitabım oldu. Bir oturuşta bitirilecek fakat sindire sindire düşünerek ilerlemeniz gereken bir kitap. Sizin matematiğe olan bakış açınızı tamamen değiştireceğine inanıyorum. Öyle ki matematik sadece okullarda bize öğretilmeye çalışılan hatta bu konuda diretilen bir ders değil. En azından sadece ders değil. Matematik aklınıza gelebilecek, bu kitapta yer alan veya almayan konular dahil her yerde bulunuyor. Birazcık nöronlarınızı çalıştırın hadi bakalım... Uçakların camının şeklinden kavanozların yapısına kadar, ağaç dallarının oluşumundan yaprakların sıralanması ve oluşum sayısına kadar, rögar kapaklarının şeklinden brokolinin yapısına kadar buraya eklenecek birçok konunun aslında matematikle alakalı olduğunu biliyor muydunuz? Ya da bir gökdelenin boyunu basit bir şekilde nasıl ölçeriz ya piramitlerin boyunu? İşte tüm bu soruların cevaplarıyla birlikte ünlü bilim adamlarının yaşamlarından da esinlenerek müthiş bir kitap sunmuş bize Tuğba Coşkuner. Ayrıca resim ve formüllerle de desteklediği yerler olmuş. Öyle ilgi çekici başlıklar var ki sürüklenmemek elde değil. Fakat şunu da belirtmek isterim ki yer yer başlıkları çok çarpıcı bulup da içerikte beklediğim cevabı alamadığım oldu. Ama bu durum bu kitaptan çok etkilendiğimi ve matematiğe olan bakış açımı değiştirdiği gerçeğini değiştirmez. Sadece sizin bakış açınızı değiştirmekle kalmaz bu durum çevrenizdekilere de yayılırsa işte o zaman bu kitabı yaşamış olursunuz. “Hadi ya o bu sebepten mi böyleymiş? Yok
1000Kitap
Yeterince Tembel misin?Tuğba Coşkuner · Cezve Kitap · 2018325 okunma
Puan vermedi·212 syf.··
2020 123. kitabı
Selamlaaar Çok eğlenceli ve öğretici bir kitabın yorumu ve tavsiyesiyle geldim. İskender Pala- İki Dirhem Bir Çekirdek. Atasözleri, deyimler ve kalıplaşmış sözler dilimizin en büyük zenginliklerindendir. Günlük hayatta alışıla gelmiş bir şekilde kullandığımız, anlamını biliyor ya da bilmiyor olduğumuz bu kalıplaşmış sözlerin nereden geldiğini İskender Pala alfabetik bir şekilde düzenlemiş. 99 tane atasözü, deyim ve kalıplaşmış sözlerin arasında unutulmaya yüz tutmuş cümleler var ki! Hatta bazılarını açık konuşmak gerekirse hiç duymadım, duyduklarımında hangi olayla ortaya çıktığını okuyunca şaşırdım. “Hadi ya bu buradan mı ortaya çıkmış bak sen Allah’ın işine!” dediğim oldu Yeri geldi şaşkınlık haliyle beraber gülümsedim. Bazı olaylar komik olduğu kadar bazıları da nükteliydi. Merak duygusu oluşturduğu için sürükleyici bir kitap kendileri. Yani belli bir olay örgüsü yok diye elde sürünecek bir kitap değildi. Ben de bu kadar çabuk bitireceğimi düşünmemiştim. İçinden birkaç kalıplaşmış sözün nereden geldiğini sizlerle paylaşayım: İki dirhem bir çekirdek, bildiğiniz üzere şık giyinenler için kullanılan bir tabirdir. Dirhem ve çekirdek aslında hassas terazilerde kullanılan bir ağırlık birimidir. İki dirhem bir çekirdek ise Osmanlı altınına denk gelmektedir. Yani şık giyinen birine iki dirhem bir çekirdek dediğimizde aslında altın gibi demiş oluyoruz. Eskiler ne ince düşünmüş değil mi? Eskilerden saraylarda haremlik seramlık durumu olurmuş. Yani kadınların bölümü haremlik, seramlık da erkeklerin bölümü. İki bölüm arasında dönen bir dolaptan bölme olurmuş bu iki bölümü birbirinden ayırırmış. O dolapta yemekler, içecekler, meyveler vs. yer alırmış. Erkekler istediklerini aldıktan sonra dolabı kadınlar tarafına çevirirlermiş kadınlar da istediklerini alırmış. Tabi
Edebiyat
İki Dirhem Bir Çekirdekİskender Pala · Kapı Yayınları · 202017,7bin okunma
Reklam