Kitabinaslibu

Fırtınalı ve ilham verici
10/10
·724 syf.··
2025 13. kitabı
·
148 günde okudu
·
Okunma: 09 Ekim 2025 20:04
Aslında başlayıp başlayıp bırakabileceğiniz bir kitap. Özellikle ilk 300 sayfasını kitabı bırakmadan okumak çok zor. Abdulahmit’ten, Hitler’e kadar yerli yersiz birçok kişiden, eski Türk beyliklerinden bitmez tükenmez anektotlar. Hatta İsa’dan bile. Ama daha sonra kitap açılıyor. Ne için yazıldığı anlaşılıyor ve eğlenceli bir hale geliyor. Daha çok Olric ortaya çıktıktan ve kahramanımız dünyaya yabancı biri haline geldikten sonra… Ölüm çok acı bir deneyim. Hele ki çok yakın birinin ölümü. İşte yazar yakın birini kaybeden bir insanın iç buhranını anlatıyor bu kitapta. Yer yer bilinç akışı tekniğini kullanıyor. Kişinin beyninin içindeki fırtınaya sizi de dahil ediyor ve içindeki isyanı duymanızı sağlıyor. Evlilik ilişkisinde olan yazar yabancılaştığı bu ilişkide yas deneyimini de kendi iç dünyasında yaşıyor. Tamamen yalnız, isyankar, öfkeli, kopuk… En yakın arkadaşı da içinde yarattığı ayrı bir karakter, Olric. Ölüm olayını anlamaya çalışıyor, sevdiği arkadaşının yakınında olan tüm kişileri ayrı ayrı analiz ederek, onun yazdığı metinleri okuyarak, onun tanıdığı kişilerle görüşüp, gittiği yerlere giderek… Ve en sonunda arkadaşının ve kendisinin bir tutunamayan olduğuna kanaat getiriyor. Çünkü bu dünyada mücadele etmeyi başaramadan göçüp giden insanlar arasındadırlar… Suçluluk ve kendini arama duyguları içinde günlerini deviren Turgut’un hikayesi diğerlerinden çok da bağımsız değildir… Karakter tahlilleri ve duygusal iniş çıkışlarıyla kendine hayran bırakan her zamanda başarılı bulunabilecek etkileyici bir eser…
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202474,8bin okunma
Rehber Niteliğinde
9/10
·446 syf.··
2025 12. kitabı
·
809 günde okudu
·
Okunma: 15 Eylül 2025 21:51
Bazı çalışmalar alanda yazılan tüm teorik bilgilerin çeşitli temalarda özetlerini sunar. Yani hemen hemen her felsefi akıma değinmeye çalışan toparlayıcı kitaplar vardır. Bu kitap da öyle bir yerde. Temel bilgilerle okuyanların zorlanabileceği ama felsefi akımlara ilişkin bilgisi olanların gayet rahat anlayabileceği bir kitap olduğunu düşünüyorum. Marksizm’den, Darwinizm’e, Freud’dan yapısalcılığa, post yapısalcılığa, hermeneutikten feminizme, dilbilime, yapıbozuma, göstergebilime, fenomenolojiye varana kadar çok geniş bir yelpazede düşünürleri antropoloji potası altında işleyen bu kitap alanda uzman olmak isteyenler için rehber niteliğinde. Mutlaka tavsiye ederim.
AntropolojiSibel Özbudun · Dipnot · 201658 okunma
Hayatı sorgulamak isteyen anlam avcılarına önerilir…
9/10
·309 syf.··
2025 11. kitabı
·
291 günde okudu
·
Okunma: 11 Temmuz 2025 22:30
Kitap çok akıcı ve çok içten. Tam bir terapi kitabı. Hayatı o kadar doğal bir tarafından kucaklıyor ki, dinginlik veriyor. Hayatın nasıl anlaşılması gerektiği ve hayata karşı nasıl bir duruş yakalamak gerektiğini o kadar güzel resmediyor ki… Birçok filozofu derinlemesine analiz ediyor: Socrates, Epikuros, Seneca, Montaigne, Schopenhauer, Nietzsche… Bu filozofların hayata, aşka, ölüme dair düşüncelerini ince bir analizden geçirirken onların yaşamlarına da dokunan samimi bir dil kullanıyor. Socrates’in yaşadığı tüm zulme karşın direnişini hayranlıkla anlatırken, Epikuros’un maddi değerleri küçümseyişini sade bir şekilde irdeliyor. Montaigne’nin doğallığını, kendiliğindenliği överken, Seneca’nın duygularla baş etme ve kendini tanıma öğretilerini ve meditasyonunu irdeliyor. Schopenhauer’in mutsuz olmanın da bir hak olduğu öğretisi ve aşka dair ilginç fikirlerini sunarken, Nietzsche’nin azim, mücadele ve kararlılık vurgusunu ince ince işliyor. Ben severek okudum ve hayatı sorgulayan herkesin de okurken keyif alacağını düşünüyorum.
Felsefenin TesellisiAlain de Botton · Sel Yayıncılık · 20224,255 okunma
Yaşlılık, bayağılık ve zavallılığıyla insan…
8/10
·96 syf.··
2025 9. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 12 Nisan 2025 12:14
Kitapta 90 yaşındaki bir adamın iç dünyasının derin bir şekilde betimlendiği görülüyor. Kelimelerin seçimi, olay örgüsü gayet ustaca ve yerli yerinde. Ama konu bir kadını çok da sarıp sarmalayacak nitelikte değil. Çünkü daha çok yaşlı bir erkeğin bakış açısı ve bencil düşünceleri aktarılmış. Kadınlar ikinci ve üçüncü planda. Hatta hesaba bile alınmıyor. Ezik, muhtaç, korunmasız ve tüm bunlara rağmen 14-15 yaşındaki bir kızın 90 yaşındaki adama aşık olacak kadar çaresiz olduğu resmediliyor kitapta. Kadının dünyası hiç irdelenmeden. Erkeğin yaşlılığa karşı hezeyanı sık sık dile getirilerek ve kendisine acıması okurun gözüne sokularak. Başarılı bir roman denebilir, edebi açıdan… Ama karakterlerin işlenişi değerlendirildiğinde sadece adamın gözünden düşünüyoruz her şeyi. Yaşlılık ve insanın hayat karşısındaki yorgunluğu ana tema. Ama aşık olmak için de genelev patroniçesinin eline düşen masum ve bakire bir kızı seçmesi, ancak onun zavallılığı ve çaresizliğini, kendi çaresizliğine eklemleyerek mutlu olabilmesi sası bir tat bırakıyor insanın zihninde. Usta bir kalem, okunabilir.
Benim Hüzünlü OrospularımGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 201924,9bin okunma
Felsefenin taşlı çakıllı yolları…
9/10
·200 syf.··
2025 8. kitabı
·
33 günde okudu
·
Okunma: 03 Nisan 2025 23:04
Doğu ve Batı’daki düşünce biçimlerini psikanaliz, ego ve bilinçaltı teorilerinden de destek alarak analiz etmeye çalışan yazar, okuru her cümlesi ile felsefi ve ontolojik düşüncelere doğru itiyor. Doğu felsefesine yüksek bir saygı beslediği hissediliyor. Özellikle pozitivist bakış açısının her şeyi parçalara bölerek anlamaya çalışan anlayışını reddederek holistik bir bakış açısını önceliyor. Çok kesin, genel geçer yargılarda bulunması, Zen felsefesine derinden bir bağlılık göstermesi ön plana çıkıyor. Ufuk açıcı bir kitap olduğunu düşünüyorum. Jung felsefesi ve Freudyen felsefeyi karşılaştırmalı bir şekilde irdelediği söylenebilir. Ancak dili çok anlaşılır olmayabiliyor. Bazen konudan konuya atlıyor. Erosun günümüz dünyasında baskılanmasından kaynaklı psikolojik sorunlara değinerek erosun utanılmaması gereken tarafımız olduğunu çeşitli örneklerle açıklıyor. Rüyalardan çok serbest çağrışım ve serbest ifadelerle psikolojik olarak arınabileceğimize vurgu yapıyor. Batı felsefelerinin doğu felsefelerinden öğrenecek çok şeyi olduğuna inanan yazar öğrenci ve usta ilişkisinde de ustaya atfedilen değer ve öğrencinin usta karşısındaki çaresizliğini sıklıkla irdeleyerek özgürleşmek isteyen bireyin karmaşayı irdelemek yerine onu karmaşadan saymamak, egoyu yok saymak sayesinde özgürleşebileceğine inanıyor. Felsefe severler için düşündürücü keyifli bir kitap. Tavsiye ederim.
Doğu'nun ve Batı'nın PsikoterapisiAlan Watts · Butik · 201951 okunma