İnsanlara madem bir Allah lazımdı, birçok milletin taptığı bu güneşle, bu
ihtiyaç görülebilirdi. Allah'la neden yetinmediler? İnsanların kulluk ve şükranına güneşin hak kazandığı dereceden daha çok hak kazanmış hangi varlık vardır? O güneş ki, bütün varlıklara ışık, sıcaklık ve hayat verir; o güneş ki, huzuru doğayı neşelendirir, gençleştirir; ve yokluğu, doğayı hüzne ve bitkinliğe boğar.
Bir vahşiye, saatinizi işleten şeyin ne olduğunu sorunuz, size cevap olarak "bir cin" (bir ruh) diyecektir.
Hocalara dünyayı yürüten şeyin ne olduğunu sorunuz; size vereceği cevap, "bir ruh" (bir cin) olacaktır.
Adanmış vatanseverler tarafından korunan
bir halkı gözlemleyin! Vatanseverler, kanlı çarpışmalar sırasında,
ya da açlık ve sefalet yüzünden ölürler; bu, halkın umurunda
mıdır? Halk ölenlerin çürümüş bedenleriyle gübrelenip beslenen o
toprak üzerinde "dal budak salar, çiçek açar"! Bireyler, "halkın
yüce davası" uğruna can vermişlerdir, halk ise onların ardından minnettarlığını dile getiren birkaç söz söyler -ve parsayı toplar. İşte
Ben karlı egoizm diye buna derim.
Dünya hassas kalpler için bir cehennemdir der Goethe... Bu sözün ne kadar doğru ve yerinde olduğunu cehennem veya ondan öte olan bu gezegende yaşadığım her gün misliyle anlıyorum. Milyarlarca yıldır kan,vahşet ve gözyaşını kendine katık yapıp insan neden varlığın kendine ve kendisi haricinde her şeye olan öfkesiyle gün be gün tüketmekte. Bu dünya üzerinde varlık gösterebilmek bu "modern" dünya da artık büyük bir yetenek... Sabah güneş yeniden doğacak. Gülümseyen sıcaklığının ardında ki riyakar bakışıyla çünkü o da biliyor yalnız iyilerin kalbine dokunmayacağını.