Kahvehaneler, Osmanlı ülkelerinde, özellikle İstanbul'da cami ve mescidin yerini alan ilk siyasal dedikodu, hatta fesat yuvaları oldular. Daha kötüsü, kahvehaneler ve meyhaneler reayanın uğrağı, eğlenme ya da dinlenme yeri olmaktan çok, hükümet için korkunç gücün, yeniçerilerin ve Bektaşilerin ayaklanma karargahları haline gelmiştir.
Din,geleneğin en son sığınağı,en son kalesidir. Aslında toplumun eski yaşayışının kökeninden gelen birçok alışkanlıklar,kolaylıkla din gereği imiş gibi nitelik kazanırlar.