Bir yazarı, birikimi için mi okursunuz? Yoksa etkilendiği isimlerden, zihninde oluşturduğu yenilikler midir ilginizi çeken? Yazarın okudukları, beslendiği topraksa ve ışığı da kendi ruhundan ve yaratılışından alıyorsa, bize sunduğu ürün -kopyacı değilse eğer- tamamen öngörülemez bir şeydir...
Yani Lacan, "Psikanaliz her şeyi yapabilir, aptal birini akıllı kılmak dışında" derken aklı asıl yavaşlatan şeyin, onu yeterince çalıştırmamak olduğunu mu anlatmaya çalışıyordu? Öyle ise okuduğumuz ve hayatımıza tesir etmeyen eserler, tıngırdatıp durduğumuz, senelerdir açmadığımızdan, geçmeyen eski paralarla dolu kumbaralar gibi, faydasız, anlamsız, göstermelik...
Peki ne yapmalı?
Deleuze gibi ortadan mı başlamalı?.. Yani bir bağ kurmadan, arının köküyle, yapraklarıyla, hayret verici güzelliğiyle ilgilenmeden, çiçeğe konması ve ihtiyaç duyduğu özü alıp yeniden uçması gibi...
Ne dersiniz, zaman yeniden başlamak ve büyük ölçümler yapmak için yeterince belirsiz gelmiyor mu size de...?