"Çoğu kişi sahafı eski kitap ya da ikinci el kitap alınıp satılan yer olarak bilir. Aslında bu kanaate yanlış diyemesek de eksik olduğunu söylemeliyim. Sahaf, yalnızca kitap alınıp satılan yer değildir. Sahaf, 'Bir tarihin paragraf aralığıdır.' desek abartmış olmayız. Sahaflar hem geçmişi hem bugünü dizer raflarına."
Eren anlamaya çalışıyordu bu cümleyi. Nasıl olurdu bu? Zaman nasıl raflara dizilebilirdi? Kitaplar bu kadar önemliydi demek hayatımızda. Merkezde kitap vardı o zaman. Her şeyin başı kitaba dayanıyordu. Okulda öğrendiğimiz her şeyi öğretmenlerimiz de kitaplardan öğreniyordu.
Kitaptı o zaman kastedilen. Raflara dizilen kitaplar, zamanın bilgisini, rengini, yarına taşıyan aracıydı. Böylelikle dün bugüne, bugün de yarına taşınıyordu. Bunu anlatmaya çalışıyordu Mehmet ağabey. İşte bu yüzden bir rafta aynı anda hem geçmiş hem bugün hem de yarın olabiliyordu.
Bütün gece kitap okuyorum ve okuduğum her kitapla, olmayan mutluluğum biraz daha kararıyor.
Ve sonra hep kendime soruyorum, ben bu kitapları nasıl okuyorum da bu çözümsüz bir tuzak olan aynalar labirentinde kendimi hep eksik, hep yetersiz, hep anlamsız görüyorum diye...
Sanki kendimden ve bütün yakınlarımdan öç almak için okuyorum onca kitabı ve ruhum önce yıkanıyor, sonra coşkulu bir rüzgarla şişiyor, hız alıyor, sonra nasılsa kesiliyor rüzgâr ve birden ben hiç yol almadığımı anlıyorum, hiç gelişmediği-mi, hiç değişmediğimi, gece boyu karanlık bir denizde hep kendi etrafımda döndüğümü anlıyorum.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Tanrım bunu saymıyorum affet
Bir hayat yetmiyor öğrenmeye
Ne çabuk geçmiş seneler hayret
Ben daha yeni başladım büyümeye.
Aklım gelmedi hâlâ başıma
Bunu deneme diye farzet
Çok harcadım çok ziyan ettim.
Unutmadım unutamam
Kara sevdam merak etme
Yaşamaksa insanların lâkin
Canımın çoğu kaldı gönder
Pişman mısınız, asla
Güzelleştim yasla
Sevmedim mi, sevdim, evet
Senden sonra da ihtirasla
Ama benim ciğerim yanar
Ten oyalanır can kanar
İki gözüm iki çeşme haberin yok
İçerime içerime akar
Unuttun mu beni, her şeyimi
Sildin mi bütün izlerimi
Hiç düşmedim mi aklına
Hiç çalmadı mı o şarkı
O sahil, o ev, o ada
O kırlangıç da mı küs bana
Hiç düşmedim mi aklına
Hiç çalmadı mı o şarkı
O sahil, o ev, o ada
O kırlangıç da mı küs bana
Sanırdım ki aşklar ancak, filmlerde böyle
Ben hala dolaşıyorum avare
Hani görsen enikonu divane
Ne yaptıysam olmadı, ne çare
Unutamadım gitti