"Sakın tek bir kelime daha edeyim deme sakın tek bir yalan daha söyleme niye biliyor musun çünkü inanırım..."
Dostlar, Romalılar, yoldaşlar... Şu çivisi çıkmış bununla da yetinmeyip ayağımıza batmış dünyada hangimiz bişeyleri umut edip olacağına inanıp ve hatta tam olur gibi olmak üzere olduğu anda kurduğumuz hayallerin yıkılışını iş makinelerini izler gibi izlemedik ki.
Evet herkes gibi benim de başıma geldi bu durum ( **Burda kalabalık etmesin konu dağılmasın aşağıda bi yere iliştiririm mevzu bahis olayı ) ve bilim bakalım ben ne yaptım? Tabii ki Daimi Diva'nız Taze Yaşam Koçu'nuza yakışacak şekilde minimum zarar maksimum ziyansızlık hedefiyle durumun üstünden sırıkla atlamayı denedim ve başardım. Çünkü istersek başarabiliriz çünkü bizim inanılmaz bir gücümüz var ve sevgimiz de var. Ha atlayamasam ne olurdu hiç değilse bi süre havada olmanın tadını çıkarmış olurdum şöyle mis gibi püfür püfür sonrasında da olabildiğince yumuşak bi iniş şart tabi. Yani demem o ki hiçbir zaman sonuç sıfıra sıfır elde var sıfır değildir hem kime göre neye göre sıfır, herkesin sıfırı kendine, herkesin sıfırına kimse karışamaz ayrıca.
Neyse bence siz beni anladınız zaten çünkü hunileriniz maksimum çekim gücünde alıcısı son ayarda full performansta.
Bi sonraki gelişim'de görüşüne kadar hunilerinizin ayarıyla oynamayın
** Mevzu bahis olay: Kitap siparişinin kargoya verildiğini öğrenen Koala her şeyden habersiz kitaplarını beklemeye başlar ama kader de çoktan ağlarını örmeye başlamıştır. Aradan 758 gün geçmesine rağmen kitaplarına bir türlü kavuşamamış olan Koala'nın telefonu bir gün tanımadığı bir numara tarafından aranır. Telefonun kimbilir hangi ucundaki ses ona kitaplarının yanlışlıkla kendisine teslim edildiğini söylemektedir ama kendisinin kim olduğunu ya da madem yanlış niye kabul