Tahmini Okuma Süresi:
8 sa. 50 dk.
Sayfa Sayısı:
312
Basım Tarihi:
Mart 2016
Yayınevi:
Habitus Yayınları
ISBN:
9786054630448
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Türler:
Sıralamalar

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·312 syf.··
Beğendi
·
2021 44. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 24 Mart 2021 15:49
Drina taraflarına yaptığım yolculuktan sonra sürekli gözüme çarpıp duran Abanoz adlı kitapla bir de Afrika yolculuğuna çıkmak istedim. Eski bir kitap aslında. Genel olarak bakacak olursak 1960 ve 94 yıllarını kapsıyor. Kaleme alan Polonyalı bir gazeteci. Anı kitabı hissi veriyor. Salaş fakat bir o kadar ilgi çekici şekilde yaşadığı deneyimlerini anlatıyor. Gezdiği birçok şehirleri: Akra, Kumasi, Darüsselam, Kampala, Lagos, Laascaanood, Addis Ababa, Monrovia, Bertoua, Dakar, Bamako, Port Harcourt, Onitşa, Asmara... Ayrıca Zanzibar ve Ruanda gibi yerleri. Okuduğunuz süre boyunca kocaman bir güneş daima tepenizde. Her şey yavaş ilerliyor. İnsanlar sürekli beklemede, bir sabır timsali adeta. Geçmiş ve gelecek burada önemini yitiriyor ve sadece an önemli. Yalnız kalmak diye bir şey yok. Yalnız kalmak ölüm demek. Doğayla sürekli bir mücadele. Bu mücadele sadece doğayla da kalmıyor üstelik. Yazar bizi aynı zamanda ülkelerin bağımsızlık mücadelesine, oradan iktidar kavgalarına, kabileler arası savaşlara götürüyor. Çocuk askerlerden bahsederken yıllar önce okuduğum bu kitap aklıma geldi benim de: Uzaklara Giden Yol. Okunması zor bir kitapla karşılaşacağımı düşünmüştüm. Oysa yanılmışım. İlk sayfadan itibaren gayet akıcıydı. Yazarın dediği gibi, "Kıta, anlatmakla bitmeyecek kadar büyük bir kara parçası. Hakiki bir okyanus, apayrı bir gezegen, çeşitliliği bitmeyen, sonsuzcasına zengin bir evren. Ancak okunabilirliği sağlamak adına çok büyük bir sadeleştirmeyle 'Afrika' diyebiliriz oraya. Gerçekteyse, coğrafi bir ad dışında, Afrika yoktur." Bu yüzden bu kitapta yazılanlar; Afrikalıların inancının, kültürünün, yaşamınının sadece küçük bir kısmı. Fakat bir miktar da olsa tanımamı sağladığı için mutluyum. Kapak tasarımı ayrıca hoşuma gitti. Herkese
İnsan ve Toplum
AbanozRyszard Kapuscinski · Habitus Yayınları · 20168 okunma
9/10
·312 syf.··
Beğendi
·
2017 6. kitabı
Abanoz Polonyalı Gazeteci Yazar Ryszard Kapuscinski’nin 1950 Li yıllardan 1980 li yıllara kadar Afrika’ya yaptığı gazetecilik ve gezi amaçlı yaptığı seyahatler de gözlemlediği gezi notları. Afrika dediğimizde ilk aklımıza gelen, vahşi yaban hayatının anlatıldığı belgesellerden bildiğimiz yerlerdir. Bazen de TV ler de haber değeri fazla önem taşımayan aç Afrikalıların görüntüleri. Yazar bize bildiklerimizden başka bir Afrikayı anlatır. Köle ticaretinin başlaması ile Afrika da taşlar yerinden oynamış. Kabile savaşlarından sömürge savaşlarına Hep aşağılanan ötekileştirilen bir Afrika vardır kitapta. Afrika Sömürgeleşitirilirken batılılar tarafından 50 devlete bölünür. Sömürülmeden önce her bir kabileden oluşan 10 bin devletçik olduğunu söylerler araştırmacılar. Kültürü ile doğası ile zengin ve gizem dolu bir coğrafyayı anlatır yazar. Bazen Batılılar önce insanlarını sömürmüştür Afrikanın kimi kaynaklar 16 milyon kimi kaynaklar 30 milyon diye yazar eli iş tutan Afrikalılar, Amerikaya, Avrupaya ve Arap dünyasına satılmıştır. Sonrasında doğal kaynakları paylaşılmıştır Afrikanın. Afrika kıyılarına koloniler kuran sömürgeciler Afrikanın orta kesimlerine ulaşamadıklarını bu yüzden orta kesimlerin kültürlerini koruduklarını anlatır yazar. Bazen Köleliğin yasaklandıktan sonra Amerikadan getirilen köle torunlarının Liberya da yaptığı kan donduran zalimliklere sahne olan Afrika vardır kitapta. Bazen de bir gün daha fazla yaşayabilmek için bir avuç arpa bulma umuduyla saatlere yürüyen insanları anlatır yazar. Dünya gerçeğini anlamak isteyen bir okura Afrika gerçeğini anlamasını sağlar. Sömürgeci zihniyetin fil dişinden elmas madenlerine, altın madenlerine ne varsa sömürdüğü kara kıtadaki gerçekleri okudukça, Gandinin “Dünya tüm insanların ihtiyaçlarını karşılar ancak
AbanozRyszard Kapuscinski · Habitus Yayınları · 20168 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Ryszard KapuscinskiYazar · 6 kitap
1932’de Polonya’nın doğusundaki Pinsk’te dünyaya geldi. 1956 yılında gazeteciliğe başladı ve Hindistan’a gönderildi. 1962’de Polonya sınır bölgesiyle ilgili anlatılarını topladığı The Polish Bush adlı ilk kitabı büyük ilgi topladı. Mesleğini Üçüncü Dünya ülkelerinde sürdürdü. 1981’den beri serbest gazeteci ve yazar olarak çalışıyor. Times ve The New Yorker gibi önemli gazete ve dergilerde sayısız makalesi yayımlanan Kapuscinski’nin Türkçeye aktarılan eserleri şunlardır: Şahların Şahı (Metis, 1989), İmparatorluk (Om, 1999), Futbol Savaşı (Om, 2000) ve Afrika Aslanı (Om, 2000).