İnna lillah ve İnna ileyhi raciûn.
Dede, baba, beş kardeş hepsi de şair ve yazar...
Necip Fazıl, Sezai Karakoç, Cahit Zarifoğlu, Erdem Bayazıt... gibi birçok şairin ve yazarın yetiştiği Kahramanmaraş’ın bir evladı..
Şair ve yazar üstat Abdurrahim Karakoç...
Kendisine ait 10 kitabı okudum ve bu üstat hakkında yazılmış eşsiz eseri de severek okudum. Her okuduğumda yeniden diriliyor yeniden bir şeyler kazanıyorum.
Keşke diyorum 2015'te değil de 2010'da falan Ankara'da olsaydım da birgün karşılaşma umuduyla sokaklarında dolaşsaydım.
Sarı saçlarına deli gönlümü bağlamışım çözülmüyor Mihriban...
Üstad ki şiir yazamaya ilkokulda başlamış fakat ben okuruma kötü şiir sunamam deyip yırtıp yakmıştır ilk iki kitabını. Sonra 1958 itibariyle yazdıklarından 12 kitap yapmış; aşk, sevda, adalet, düzensizlik, yalancılık, vs. konularına değinmiş bir usta kalemdir...
Türklüğün ve müslümanlığın yegane temsilcisi, şiirlerinde de daima savunucusu' ülkenin belki geç tanınmış büyük kalemi...
Mukaddes davalarda ölüm bile güzeldir...
Oğluna Türkislam adını koyacak kadar Rabbine ve ülkesine bağlı bir gönül dostu... Yazmış Anadolu insanının sıkıntılarını dile getirmiş, yazmış hakime, doktora, mebusa ders verir nitelikte...
Yazmış sevdiği kadına mektup niyetinde gazetede...
Soruyorlar kimdir Mihriban diye. Adı benle beraber toprağa gidecektir. Ne saçları sarı ne adı Mihriban diyor. Ama yaşanmış bir aşktı. Mihriban’a yazılmış 3 şiirim var diyor. Ama sitem ediyor aynı zamanda ben 1960 da yazdım siz şiiri 1990 da farkettiniz diye...
Karagözlüm bu ayrılık yetişir. İki gözüm pınar oldu gel gayri...
Yerin dolmaz, yerine şair gelmez... Sen canın tende oldukça İslam'ı ve Türklüğü anlattın bende seni anlatacağım...
Ruhun şad olsun Üstadım...
(Abdurrahim Karakoç hakkında yakın çevresindeki