Pelham Grenville Wodehouse (1881-1975), İngiliz edebiyatının en sevilen mizah yazarlarından biri olarak gösteriliyor. Ömrünün büyük bir kısmını Amerika’da geçiren yazarın, dilimize çevrilen iki kitabından biri olan "Adamım Jeeves", keyifle okuduğum bir eser oldu. Kitaptaki öykülerin çoğunun New York’ta geçmesi de yazarın Amerika’daki yaşamından kaynaklanıyor.
Kitap, sekiz öyküden oluşuyor. Bu öykülerin dördü, İngiliz aristokrat Bertie Wooster ve onun sadık uşağı Jeeves ekseninde ilerlerken diğer dördü Wooster’a benzer özelliklere sahip Reggie Pepper etrafında şekilleniyor. Hikâyelerdeki temel yapı ise oldukça tanıdık: Wooster veya Reggie’nin bir arkadaşının başına bir olay gelir, müdahaleler işleri daha da karmaşık hâle getirir, ancak sonunda olaylar zekice çözüme ulaşır.
Adından da anlaşılacağı gibi, kitabın merkezinde dört hikâyede yer alan sadık uşak Jeeves bulunuyor. İşvereni Wooster’a duyduğu bağlılıkla dikkat çeken Jeeves, yalnızca hizmetkâr değil, aynı zamanda dahiyane çözümleriyle olayların kilit ismi. Wooster’ın gözünde Jeeves, "saf akıl"dır ve onsuz bir hayat düşünülemez.
Wodehouse’un uzun yıllar Amerika’da yaşamış olması, hikâyelerin Amerikan mizahıyla harmanlanmasını sağlamış. Her bir öykü; akıcı anlatımı, atmosferi ve finale kadar süren heyecanıyla eşit derecede etkileyici.
Çevirmen Işık Özbek Aslan’ın titiz çalışması, "Adamım Jeeves"i daha da keyifli bir hâle getirmiş. Yedi Yayınları ise özenli baskısı ve etkileyici kapak tasarımıyla bu çalışmaya değer katmış. Umarım Jeeves serisinin diğer kitapları ve Wodehouse’un diğer eserleri de kısa sürede dilimize kazandırılır. Wodehouse, okumaktan büyük keyif aldığım bir yazar oldu.