Tahmini Okuma Süresi:
6 sa. 36 dk.
Sayfa Sayısı:
233
Basım Tarihi:
Haziran 2015
Yayınevi:
Kafka Yayınevi
Orijinal Adı:
زوال کلنل
ISBN:
9786054820191
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
·233 syf.··
2023 85. kitabı
Albay, İran’da bir ailenin siyasetin çarkları arasında öğütülüp, her bir ferdinin un ufak olmasının hikâyesi. Roman, 1983 yılında bir gece, Şah’ın ordusundayken görevine son verilmiş eski bir albayın kapısına polislerin gelmesiyle başlıyor. Aslında albayın işkence gördükten sonra infaz edilen genç kızının cenazesini defnetmeye götürülmesiyle başlayan tek bir gecede yaşadıkları üzerine inşa edilmiş kurgu. Ancak bir yandan da albayın zihninde bir yolculuğa çıkıyoruz ve herhangi bir düzen ya da sıra kaygısı gütmeden geçmişte yaşananları, ailenin fertlerinin başına gelenleri okuyoruz. Albayın kendisi de ailesinin her bir ferdi de 1950’lerden hikâyenin anlatıldığı 1983’e kadar olan süreçte yaşanan sancılı ve kanlı siyasi olayların birinin ya da birkaçının kurbanı. Bu nedenle aslında ülkenin siyasi tarihinin bireylerin hayatlarına yansımaları üzerinden anlatımı kitap da. İkinci Dünya Savaşı sırasında işgalinin ardından İran’da yükselen milliyetçilik dalgası, Musaddık dönemi, Batı yanlısı Şah karşısında birleşen farklı kutuplar ve sonrasında bunların çatışmaları, İslam Devrimi ve Birinci Körfez Savaşı gibi önemli tarihi dönemeçlerin yanı sıra siyasi atmosfer ve kültürle bunların sıradan insanların hayatına sirayeti çok güzel dahil edilmiş kurguya. Yazarın kurguyu işlemesi de oldukça ustalıklı: En başından büyük trajedileri hissettirip bunların ne olduğu konusundaki gizem perdesini yavaş yavaş aralaması ama çoğunlukla tamamen ve ansızın açmak yerine karakterin bilinç akışının doğallığında, okura sezdirerek, detaylıca anlatmak yerine ucundan bahsederek yapması çok hoşuma gitti. Kitap boyunca parça parça farklı zaman dilimleri arasında gidip gelirken merakımı canlı tutmanın yanında kitabın ağır ve karanlık atmosferiyle beraber konusunu da daha etkileyici hale getirmiş bence
AlbayMahmut Devletabadi · Kafka Yayınevi · 2015140 okunma
Olayların örgüsünün sıçrayışı anlamlandırılamıyor
3/10
·%89 (208/233 syf.)·
Kitabın arka kapağında "Tek bir gecede geçen roman" yazan ama bir oraya bir buraya atlayan ve geçişlerin çoğunda da kopukluk yaşanılan bir kitap. Felsefi bir kitap olmamasına rağmen tekrar tekrar 2-3 sayfa geriye gidip neresini kaçırdım diye kendimi sorguladığım "anlamadım yaw olay ne ara buraya geldi" deyip sıkan bir kitap. Güzel tasvirler ve heyecan dolu anlatıları da olsa olay örgüsünün alakasız kopuşu kitabı bırakmama sebep oldu
1000Kitap
AlbayMahmut Devletabadi · Kafka Yayınevi · 2015140 okunma
3/10
·233 syf.·
2018 22. kitabı
Kitabın duygu yoğunluğu içerisinde adeta kendimi boğuluyormuş gibi hissettim diyebilirim. Bunu bir tek sebebe bağlamam pek doğru olmaz galiba. Öncelikle bu kategoride okuduğum ilk kitap olması, İran’ın yakın dönem siyasi tarihiyle ve coğrafi konumu itibariyle bize bu denli yakın olmasına karşın, komşumuzun kültürel yapısı hakkında çok az fikir sahibi olmam, kitapla olan ilişkime maalesef gölge düşürdü. Dolayısıyla olaylar arasında bağlantı kurmakta güçlük çektim. Nitekim bu da kitabın akıcılığı konusunda kafamda olumsuz bir intiba bıraktı. Karakterlerdeki ruh halini detaylı bir biçimde betimleyerek okuyucuya aktarması yönünden, yazar gayet başarılı, ayrıca yazarın kalem oynatışındaki maharetleri bununla da sınırlı değil; Eğer karakterlerden biri, rutubetli ve buz gibi bir odada sorguya ve işkenceye maruz kalıyorsa siz de karakterle birlikte havayı içinize teneffüs edip o buhrana ortak oluyorsunuz. Nitekim bu hissiyat içerisinde kitabı yarım bırakıp bırakmamakta tereddütte kaldım. Kitabı düşük bir oranla puanlandırmamın temelinde de bu sebep yatıyor. Düşüncelerimi çelişkili ve ters orantılı olarak nitelendirebilir veya kısmen de olsa bana katılabilirsiniz. *Dipnotların da gayet doyurucu olduğunu belirtmek isterim, ayrıca kapak tasarımı da fena sayılmaz.
AlbayMahmut Devletabadi · Kafka Yayınevi · 2015140 okunma
9/10
·233 syf.··
2021 36. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Mayıs 2021 15:27
"Bu ülke için fazla iyiydin. Bu taşlı toprak için fazla soylu bir çiçektin(Sf. 220)." Kitapta iki albay var. Birisi 'albay' ki kitabımızın başkarakteri diyebiliriz, diğeri de 'Albay'dır. albay'ın evinde Albay'ın fotoğrafı asılı ve sık sık gelip o fotoğrafa bakar. Aslında bu fotoğraftaki Albay, İran tarihinin önemli askeri liderlerinden olan ve infaz edildikten sonra bir ulusal kahramana dönüşen Muhammed Takı Han Pesyan'dır. albay, için bu resim bir üst benlik gibidir. albay da askerdir ancak daha sonra karısını öldürmüş ve birçok suçtan hapis yatmıştır. Mesleğinden de olmuştur. Sadece fotoğrafla kalmaz adeta canlı olarak da görmeye başlar Albay'ı. Bu sahneler bence çok etkileyici özellikle Albay'ın başının kesilerek öldürülmüş olmasına atıfta bulunmak için hep boynundan kanlar akması... Kitap boyunca ağırlıklı olarak albayın adamın düşüncelerini okuyoruz. Daha doğrusu gerçek dünyadan, içinde bulunduğu andan kaçışını. Evlatlarını toprağa gömen bir baba, o. İki oğlunun ardından küçük kızı Pervane'yi toprağa veriyor. Pervane'nin cenazesi beni en çok etkileyen yerlerden. Abisi Emir ise içimdeki cümleyi dillendiriyor: "Asılmak için çok genç değil miydi? (Sf.58)" Evet, gencecik bir kızdı Pervane. Daha on dört yaşında bir çocuktu. Mezar taşına isminin bile yazılması yasak edildi. Abisi Mesut'un tabutları omuzlarda taşınırken onun cenazesi babası ve zorunlu gelen iki askerin eşliğinde bir gece karanlığında gerçekleşti. Emir... Babasının suçuna şahit olan, oğlu. Deli olmadığına inandığı oğlu. Emir, babasıyla birlikte aynı hapishane kalmıştır. Siyasi bir suçtan ve cinayetten dolayı içeri girmiştir ki o dönemler ortalık aşırı derecede karışıktır. Onlarca işkenceden sağ çıkmış evine gelmiştir ancak artık zaman, mekân... Kısacası dünyadan çok uzaktadır. Kabusları onun yakasını
Edebiyat
AlbayMahmut Devletabadi · Kafka Yayınevi · 2015140 okunma
Puan vermedi
* İran Devrim’in Öncesi/Sonrası Bir İz Düşüm: Albay * “Bu ülke için fazla iyiydin. Bu taşlı toprak için fazla soylu bir çiçektin.” Albay’a ithaf olunur. İranlı yazar Mahmut Devlet Abadi, İran’ın İlk Nobel Edebiyat Ödülü’ne aday gösterilen bir isimdir. 2014 yılında Fransa’nın “Chevalier de I’OrdredesArts et desLettres” sanat ve edebiyat şövalyelik nişanı alan Mahmut Devlet Abadi, 1 Ağustos 1940 yılında Sebzevar şehrinde doğdu. Devlet Abadi, on ciltlik “Kelidar” romanı İran Edebiyatının son otuz yılın en çok okunan ve en çok basılan kitabıdır. “Seluç’un Boşluğu” ve “Soluk (köy)” yazarın diğer önemli eserleridir. “Albay” adlı eseri ise, Buket Coşkuner’in çevirmenliği ile Haziran 2015’de Kafka yayınevi tarafından Türk okuyucularına sunulmuştur. “Önce sigaramı söndürsem iyi olur.”Bu cümle ile Mahmut Devlet Abadi, yazdığı “Albay” adlı romanına girizgâhta bulunur. Bir akşamüzeri sonu gelmeyen, durmadan içilen sigaraların “Allah kahretsin! Sigara içe içe nefes alamıyorum, tat alma duyumu hissetmiyorum.” Diye kendine kızan yaşlı bir Albay’ın öksürüklerini duyarız. Etraf sessizdir ve Devlet Abadi, her şeyin sessizlikle başladığını iletir okuyucusuna. Evet, sessizlik; bir sese gebedir, doğanın kanunu bu olmuştur. Albay davetsiz misafirlerin kapının her çalınışı yağmurun ruh okşayan sessizliğini bozuyordu. Ve sessizlik bir mısra gibi silinip yok oldu. Günbatımı Yahut Bir Ömrün Son Saltanatı Albay, yalnız kaldığı küçük kulübesinde, günün sona doğru vakitlerinde, günbatımını izler ve gözlerinde bir ömrün nasıl geçtiğinin yansımasını görür. Şakaklarındaki ağırmış saçlarından, tane tane sayarız bir insanın ömür dediği günlerini. Her şeyin bir sona doğru gelişin haberi var. Öte yandan gönüllerde kalan isteklerin arzuları var. Albay için bir günbatımı, bir ağacın yaprağından, bir
AlbayMahmut Devletabadi · Kafka Yayınevi · 2015140 okunma
Albay
8/10
·233 syf.··
Beğendi
·
2021 51. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2021 23:02
İran edebiyatından çarpıcı bir eser. Devletabadi kitabında yüzlerce yıl baskı üstüne baskıya şiddet üstüne şiddete maruz kalmış İran halkının yaşadığı süreci ve psikolojiyi anlatıyor. Kitap sadece bir günü anlatırken o bir gün üzerinden koca bir şeriat dönemine ayna tutuyor. Onlarca kanı deli akan genç gibi kendi çocuklarını da rejime kurban etmiş bir albayın sosyolojik, psikolojik ve dramatik ruh geçişlerini anlatıyor. Değişik bir deneyimdi. Tavsiye ederim arkadaşlar.
AlbayMahmut Devletabadi · Kafka Yayınevi · 2015140 okunma
10/10
·233 syf.·
2017 23. kitabı
Kitapta bahsedilen iki albay var. Biri "Albay" diğeri ise "albay" diye tanımlanmış. Çok ustaca yazılmış, devrim sonrası ailesi dağılmış bir albayın şu an (tek bir gecede geçen) ve geçmişle olan diyaloğunu kafa karıştırmadan bizlere sunmuş yazarımız. Ve bir o kadar da dramatik,bazı yerlerde durup kederleniyor insan. Okuduğum en harikulade kitaplardan biri oldu. Ayrıca çoğu sayfada dipnot olarak düşürülmüş bilgiler de gerçekten çok açıklayıcı,okurken bu ne diye düşünmüyorsunuz. 11/10
AlbayMahmut Devletabadi · Kafka Yayınevi · 2015140 okunma
Puan vermedi·233 syf.··
Beğendi
·
2022 182. kitabı
İran'daki baskıcı rejimin, özellikle kadınlar üzerindeki korkunç uygulamalarını gördükçe içim yanıyor. Kadınların sesini yükseltmesinin desteklendiğini,  protestoların yaygınlık kazandığını görmek de umudumu tazeliyor. İşte böyle bir döneme denk geldi,  Mahmut Devletabadi'nin kalemi ile tanışmak. Albay, bir geceye,  yakın dönem İran tarihini  sığdıran bir anlatı. Albay, yağmurlu, karanlık, kasvetli bir gecede evinde düşüncelere dalmış otururken, kapısı çalar.İki genç polis,  işkence sırasında ölmüş 14 yaşındaki küçük  kızınının cesedini teslim alarak, güneş doğmadan gömmesi gerektiğini söyler. Romanın açılışı çok ama çok trajik. İslâmi kurallara göre gömmenin zorunluluğu, bu kurallara  uymanın  ekstra yüklediği  çaresizlik, yürek burkucu. Ana karakter olan " albay" Şah'ın emrinde bir ordu subayı.Beş çocuğu var. Kitap boyunca iki "albay" ile karşılaşıyoruz.Biri küçük harfle başlayan "albay" anlatıcımız, diğeri büyük harfle başlayan  "Albay", anlatıcının üst benliği.Aynı zamanda, İran tarihinin önemli askeri liderlerinden olan ve infaz edildikten sonra ulusal kahramana dönüşen  albayın da evinde resmi olan, Muhammed Taki Han Pesyan'dır. Oğullarından birine de hayranı olduğu bu kahramanın adını verir, albay. Bir ailenin üzerinden tüm İran tarihini okumak mümkün bu kitapta.Elbette biraz araştırma gerekiyor.Albay'ın her bir çocuğu, İran'ın değişik dönemlerinin birer kurbanı oluyor. Muhammed Taki, 1979 Devrimi sırasında ölüyor, Emir, Şah döneminde gördüğü işkencelerle aklını yitiriyor.Mesut, İran-Irak Savaşı sırasında şehit düşüp, kahraman ilan ediliyor.Küçük kızı Pervane, köktendinci rejim sırasında  asılarak  öldürülüyor..Büyük kızı Ferzane,  her dönemin adamı bir fırsatçı ile evlenip, kendini bir şekilde yok ediyor. Okuyucuya bu kitapta çok iş düşüyor.Hangi çocuğun hangi
AlbayMahmut Devletabadi · Kafka Yayınevi · 2015140 okunma
Puan vermedi·233 syf.··
2020 14. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 08 Nisan 2020 21:43
Kitabı hiç bir bilgim olmadan kafka yayınlarına güvenip bkm kitap indiriminden 3 liraya almıştım.Hala var almak isterseniz.Şimdi gelelim yorumuma .Albay, sonbaharda İngiltere'de yayınlandığında, Independent gazetesinde çıkan eleştiride, "Çarpık gerçeklikle mahvolmuş bir toplumun güçlü bir portresi" diye nitelendi. Gazete, "İran ile çok uzaktan ilgili olsalar bile herkesin bu romanı okuma vakti gelmiştir" tavsiyesinde bulundu. Kitabı okuyunca kalbiniz delicesine bir umutsuzluğa kapılmasa da İran'ın içinde bulunduğu çıkmaza düşüyorsunuz.kitabta iki Albay var.Birisi kahramanımız pörsümüş bir et yığını ve boğucu düşüncelerle dolu albay, diğeri ise üst benliğini temsil eden saygı duyduğu Iran’in halk kahramanı Albay Muhammed Taki. 5 çocuk ve her birerleri ayrı bir siyasi görüşün pençesinde can çekişiyor.Kimisi toprağın bir çoğu ise kanın,işkencenin zulümün tadına bakıyor.Tüm bu süreçte albayın dalgalanmalarında bizde boğuluyoruz.okumanızı tavsiye ederim.Komşumuz olan bu ülkenin iç durumunu ,neler yaşadıklarını bilmek eminim ki bize pek faydalı olacaktır. Dipnot:çevirmen çok güzel notlar koymuş.Oldukca bilgilendirici.
AlbayMahmut Devletabadi · Kafka Yayınevi · 2015140 okunma
Puan vermedi·233 syf.··
2021 209. kitabı
Bir geceye; bir ailenin dağılışını, bir ülkenin içinde bulunduğu siyasi çalkantılarla, devrim hareketleri ile geçirdiği yılları sığdırıyor Develbadi. Baskılı bir rejimde (İran) yaşamanın zorluklarını kitap kahramanı olan iki albaydan ismini küçük 'a' ile başlatan bir karakterden dinlemeye başlıyoruz. Yağmurlu bir gecede kapının çalmasıyla, baskı, işkence, ölümler, ayaklanmalar başlıyor. Karakterlerin, olayların birbiri ardına anlatımı, geçişlerin ne zaman başladığını ya da ne zaman bittiğini anlamakta zorlaştırıyor. Hatta bazen hamgi zamanda kimin neyi anlattığı da karışıyor ama sonra rayına oturuyor olaylar. Buna rağmen okumakta geri dönüşlere başvurulması kaçınılmaz hale geliyor. İran edebiyatı, yaşadığı bu sancılı dönemleri anlatmakta başarılı olsa da bu kitabın anlatımında bazı handikapklar var maalesef.
AlbayMahmut Devletabadi · Kafka Yayınevi · 2015140 okunma

Yazar Hakkında

Mahmut DevletabadiYazar · 1 kitap
İranlı yazar ve oyuncu. Mahmud Devletabadi, çağdaş İran edebiyatının en önemli temsilcilerinden biri olarak görülmektedir. Doğduğu yerde ilkokulu bitirdi. Gençliğinde ayakkabı yapımında babasına yardım etti.13 yaşında Tahran'ın doğusundaki Eyvan-e key'e geldi. Burada basımevinde çalıştı, berberlik yaptı. Maschhad'da akşam lisesine devam etti, fakat okulu bitiremedi. Daha sonra geri döndüğü Tahran'da bir sinemada biletçilik yaptı, tiyatroda suflör olarak çalıştı. Yirmili yaşlarda bir tiyatro okulunun sınavlarına katıldı ve eğitimi eksik olmasına rağmen sınavı kazandı. Daha sonra 14 yıl bir tiyatroda çalıştı. 1975'te bir Gorki oyunu sırasında sahneden alınarak tutuklandı ve sonraki iki yılını hapiste geçirdi. 60'lı yıllarda yazmaya başlayan Mahmud Devletabadi, romanlar ve tiyatro oyunları kaleme aldı. Kalidar adlı romanının İran kültüründe önemli bir yeri vardır.