Hem kısa hem ilgi çekici bir bilim kurgu. Seriye kesinlikle devam edeceğim.
Ana karakterin isminin Katilbot olması ama kendine izlemek için saatlerce dizi indirmesi o kadar hoşuma gitti ki..
Bir robot düşünün... Kendisini hackleyip insanların arasında çaktırmadan serbestçe dolaşıyor, yayın sistemlerine girip dizi izliyor. Sıradan bir insanın duygularına sahip ve en önemlisi insanları görevi olduğu için değil sevdiği için koruyor ♡
Peki bu nasıl mümkün oldu? Hiçbir fikrim yok. Belki de dizi izleyip durması yüzünden. ಡ ͜ ʖ ಡ
Şöyle ki robotumuz kendini hackledikten sonra sıradan bir asker robotmuş gibi yaşamaya devam ediyor çünkü açığa çıkarsa bozuk olarak damgalanıp imha edileceğini biliyor. Fakat sistemi gereği her şeye de erişimi var ve bu da onun kendini gizlice geliştirmesine olanak sağlıyor. Normalde görevi sadece *ldürmek iken o buna karşı çıkıp kendini düşünmeye itiyor ve sürekli birine hizmet etmek istemediğini, sadece kendine ait bir hayat istediğini fark ediyor.
Bunun yanında keşfettiği en büyük hazine sevgi. İnsanlardan oluşan ekip arkadaşları var ve onların da desteğiyle robotumuz onlara elinde olmadan bağlandığını fark ediyor. Kendisine kötü davrananlara ise tavrı bambaşka ama asla ilk adımı zarar vermek olarak düşünmüyor. Burada da aslında insan sevgisinin nelere kadir olduğunu göstermek istemiş yazar. Ben kesinlikle bu robota bayıldım arkadaşlar 。◕‿◕。
Uzun zamandır bilim kurgu okumadığım için teknoloji kavramlarını yabancılayacağımı düşünmüştüm lakin okurken bu açıdan beni zorlayan hiçbir şey olmadı. Oldukça akıcı ve anlaşılabilir bir anlatımı vardı. Okuru boğacak karmaşık terimler yoktu. Yine de bir bilim kurgu olduğu için robotların sistemleri ve sanal ağın işleyiş biçiminden terimler bulunduruyordu. Bunları da Katilbot'umuz hikaye boyunca kısa kısa ve okuru sıkmadan anlatıyordu.
Kitabın en güzel yanlarından biri "Katilbot" adıyla bildiğimiz ana karakterimiz olan insansı robotun hikayeyi kendi bakış açısıyla anlatırken aynı
All Systems Red
Tüm Sistemler Çöktü
Güzel hikayeler bir oturuşta biten kısa olanlardır. Gereksiz uzatmalar olmayan bir çırpıda akıp giden ve bir okumada bitirilebilen hikayeler genelde iyi olur. Bu kısa roman da onlardan biri..
Kahramanımız yarı insan yarı robot bir android. Geçmişte hacklenip güvenliğini sağladığı insanları öldürmüş. Şirket parçaları pahalı olduğundan onu yeniden programlıyor. Bu yüzden kendine Katilbot diyor. Bunun tekrar olmaması için kendi mödülünü hackliyor. Her fırsatta eğlence ve macera dizilerini izliyor, kitap okuyor, müzik dinliyor ve kendine buyruk insan gibi düşünebildiğini insanlardan saklamaya çalışıyor.
Hikayemiz uzak bir yabancı gezegende geçiyor. İki farklı grup araştırma yapmaktadır. Gezegenin diğer tarafındaki grup garip bir şekilde öldürülüyor ve sistemlerde de problemler yaşanıyor. Katilbot hem sorumluluğundaki insanları hayatta tutmak hem de neler olduğunu çözmek zorunda...
Her ne kadar kısa bir kitap olsa da serisi var. Bu da aldığınız tadı ne kadar uzatmak istemenize bağlı. Keyifli bir uzay macerası bu türü sevenler için....
Keyifli Okumalar...
Katilbot Günlükleri serisinin ilk kitabı Tüm Sistemler Çöktü, macera ile bilimkurgunun harmanlandığı, bir solukta okunan kısa ve keyifli bir kitaptı. Kendine Katilbot ismini veren ana karakter androidin içsel konuşmalarının ve mizahi düşüncelerinin ön plana çıktığı, aksiyonun eksilmediği olay örgüsü ile film izliyormuş hissi veren bir yapıya sahipti.
Gezegenlerin kolonileştirildiği, uzayda araştırmalar yapıldığı bir gelecekte, Şirket adı verilen bir kurum, keşif gezilerine çıkan ticari ve siyasi kuruluşlara uzay gemisi , güvenlik ve teknolojik ekipman sağlamaktadır. Suniler diye adlandırılan organik ve inorganik materyallerden yapılmış androidler de bu ekipmanın içinde yer almaktadır. PreservationAux isimli tetkik ekibinin bilinmeyen bir gezegende güvenliğini sağlamak için Şirket tarafından görevlendirilen GüvBirim ise diğer sunilerden farklı bir özelliğe sahiptir. Geçmişte idari modülü sebebiyle koruması gereken müşterilerine zarar veren bu android, sistemi hackleyerek kontrolü ele almış ve insana yakın bir bilinç kazanmıştır. Kendine Katilbot ismi veren GüvBirim sisteminde yer tutan uygulamalar yerine hafızasına eğlence programları ve diziler yüklemiş, görevde olmadığı zamanları bu şekilde değerlendirmeye başlamıştır. PreservationAux'ın bilinmeyen varlıklar tarafından saldırıya uğraması, uyduda görünmeyen eksik bölgeler ve gezegenin başka bir kısmında araştırma yapan tetkik ekibinin sinyalinin kesilmesi üzerine Katilbot ana amacı olan korumak ve müşterilerini hayatta tutmak üzerine heyecanlı bir maceraya adım atar.
Özdeşim kurulacak kadar insani özellikler kazanmış, istek ve arzularının ne olduğunu keşfetmeye çalışan, her şeyi ciddiye almaktan yorularak eğlence programları ile zaman geçiren, anlaşılma ihtiyacında olan bir Android'in bakış açısından aktarılan bu
Hikayeye baktığımızda gelecekte içinde bulunmamızın çok olası olduğu bir dünya yaratılmış olduğunu görüyoruz. Bu dünya da insan ile robot teknolojilerinin harmanlandığı bir sistem oluşturulmuş.İnsanlardan çekinen ve dikkatleri üzerine çekmek istemeyen Katilbot'un tek yapmak istediği görevini başarıyla yerine getirip insanların onu rahat bırakmasıdır.
Eğer dikkatinizi dağıtacak, aynı zamanda düşüncelerinizi durduracak bir kitap okumak istiyorsanız, tavsiye edebilirim. Ancak bu düşüncelerim dışında kitabı çok da beğendiğim söylenemez.
Konu bakımından dikkat çekici gibi görünse de açıklayıcılığı az ve olaylar kesitli. Sanki en iyi kısımda katilbotumuzun "birim çevrimdışı" uyarısından dolayı olayı kaçırdığımızı düşünüyorum. Bir "katilbot" düşüncesi dikkatimi çeken husustu çünkü organik parçalarının yanında mekanik parçaları ve aynı zamanda silahları da vardı. Bu katilbotların güvenlik birimi çalışanı olmasından ötürü daha çok aksiyonda olacağı izlenimi doğdu ama sanki bu aksiyon eksik kaldı. Evet, aldığı en iyi kısa roman ödüllerini hak ediyor, çünkü kısa ve beni tatmin etmedi.
Katilbot Günlükleri serisinin ilk kitabı, eğlenceli bir giriş ile okuyan herkesin kalbini fethetmiştir diye düşünüyorum.
Kurguya tam ortadan daldığımız için ilk kısımları okumak biraz zorlayıcı olsa da, kitabın ilk yarısında sizi özgün ve eğlenceli bir hikaye beklediğini söyleyebilirim.
Ana karakterimiz, kendi sistemlerini hackleyen ve kendisine Katilbot ismini takmış bir GüvBirim. Asıl işi, yanına verildiği insan grubunu korumak, ama Katilbot kendi sistemlerini hacklediği için bağımsız hareket edebiliyor. Oldukça esprili, fazlasıyla utangaç, en az insanlar kadar vicdanlı ve bolca da dizi bağımlısı olan bu tatlı robot, kitabın ilk yarısında sizi kendisine bağlamayı beceriyor.
Ancak, maalesef ikinci yarıya geçtiğimizde Katilbot'umuzun bu eğlenceli tavırlarından eser kalmıyor ve kurgu klişeleşmeye başlıyor. Keşke yazar, ikinci yarıda da ilk yarıdaki ritmi yakalayabilseydi, o enerjik ve neşeli his bu kısımda da etrafımızı sarsaydı diye düşünüyorsunuz.
Buna rağmen başarılı bir ilk kitaptı. Serisinin diğer kitaplarının çizgiyi yukarı taşıyabileceğine inanıyorum.
Dili oldukça yalın, sadece yazar tarafından döneme ilişkin üretilmiş bileşik kelimeleri okumak biraz zor olabilir, ama zamanla gözünüz alışıyor zaten. Akıcı bir anlatımı var. Karakter ağzından yazıldığı için kitaba biraz daha fazla kapılıyorsunuz.
Bilim kurgu seven herkese şiddetle öneriyorum.
İlk başta içine girmekte biraz zorlandığım ama inat etmeme kesinlikle değen bir kısa roman. Fazlasıyla akıcı ve açıkçası farklı bulduğum bir bilim kurgu. Hikayeye bir Katilbot'un gözünden dahil oluyoruz ve onun insanlar arasında yaşadığı bocalamalara, kendi kişiliğini geliştirmesine ve kendi yolunu bir şekilde çizmesine şahit oluyoruz. Kitabın dili hiç yormuyor, hatta esprili de. Bir buçuk gün gibi kısa bir sürede bitirdim ve çok eğlendim.
Hem sayfa sayısının az olması hem de üslubun diğer bilim kurguların aksine sade ve anlaşılır olması, kitabı havanın sıcaklığına rağmen birkaç saatte bitirebilmemi sağladı. Serinin ilk kitabı olduğu halde okurken yerimde duramadım çünkü olaylar hiç durulmadı. Hatta durumu anlatırken ana karekterimizin düşüncelerinden alıntı yapayım; Beslenme, barınma, havanın ve suyun filtrelenmesi için bağımlı oldukları habitatlarını kontrol eden MerSistem onları öldürmeye çalışıyordu. Ve tek yardımcıları herkesin çenesini kapatmasını ve bütün gün dizi seyredebilmek için yalnız bırakılmayı isteyen bir katilbottu. (bu kesinlikle spoiler değil)
Güzel bir seriye giriş kitabıydı. Minik bir uyarı yapayım, kitap direkt başlıyor ve yazar dünyayı bize gelişen olaylarla birlikte tanıtıyor. Bu yüzden ilk on sayfa ufak bir endişeye kapıldım ama okudukça her şey yerine oturuyor.
Okuyacak kitabım olmasına rağmen yarın hemen serinin ikinci kitabı olan Yapay Koşullanma 'ya başlamayı düşünüyorum.
Yazarın okuduğum ilk kitabıydı ve bayıldım..
Kurgusu gayet başarılı lakin çok kısa bir kitaptı, biraz daha uzatılabilirdi aslında.. Seri olduğu için hemen 2. Kitabına geçiyorum. Dilerim İthaki biraz hızlı basar..
Aldığı ödülleri gerçekten hak eden bir seri ;)
Martha Wells
Martha Wells Fort Worth, Teksas, Amerika Birleşik Devletleri’nde Dünya’ya gelmiştir.
Spekülatif kurgu yazarı olan Martha Wells, fantezi ve bilim kurgu konularında fantezi romanı, genç yetişkin romanı kısa öykü, medya bağlantısı ve kurgusal olmayan yazılar yayımladı. Yazarın romanları sekiz dile çevrildi.