AnaforSalih Mirzabeyoğlu
Anafor, sözlükte girdap, karmakarışık gibi anlamlara gelen anafor kelimesinin kitabının ismini taşırken karmakarışık anlamında kullanıldığını düşünüyorum. Bu kitap görünürde bir şiir kitabı ama muhteviyat itibariyle asla bir şiir kitabı değil, bir felsefe, bir toplum portresi, bir hesaplaşma/muhasebe kitabı... Kumandan Salih Mirzabeyoğlu şiir görünümlü bu satırlarında yoğun imgeler kullanarak adeta Türkiye toplumunun bir röntgenini çekmiş gerçekten tek cümlesi bile etkileyici bir kitaptı. Özellikle kitabın 35. Sayfasında ki bölümde Nazım Hikmet Ran 'ın "makineleşmek istiyorum" şiirinin ve bu şiirden doğan materyalist felsefenin eleştiri yapılması ince ve çok güzeldi. Toplumun her sorununa değinen muazzam satırlardı. Bir toplum böyle güzel ve imgeli anlatılamazdı öte yandan kitap bir şiir sadece o bütün şiir ise her şeyi kapsıyor. Tek kelimeyle müthiş bir eser ve dizelerin sonuna "kalem yazdırdı" şeklinde bitirilişler kalemin ilham aldığı havası veriyordu ve dertli bir hava veriyordu. Bir dertli fikir adamı, bir kumandan derdini, toplumun çürük yanlarını en güzel biçimde anlatmış işte her şeye değinen şiir kitabı böyle olmalı diye düşünüyor insan. Şiir, felsefe, toplum, fikir ve diyalektik içinde her şeyi barındıran muazzam bir kitap...
Salih Mirzabeyoğlunun ibda yayınlarından çıkmış ilk şiir kitabıdır. Kitap başlıksız olarak yazılmış. Yer yer fütürizm akımını hissettim. Fakat ironi mi yapmaya çalışmış yoksa şiirde ki akımı mı fütürizm çözemedim. Ben severek okudum merak edene öneririm. Üstü kapalı bazı meselelere de değinmiş yine Resul aleyhisselam'a da yer vermiş. Yazı tarzını çok sevdim. Mısralarda kendi mahlasını kullanması kendine de yer vermesi çok hoşuma gitti. Selametle.Allaha emanet olun.
.
Yollar içimde demet
dileğim yürekteydi
mum seyrinde erirken
gözlerim nöbetteydi
güzel meçhul bir davet
hayali bir besteydi
tükenip kaybolmuşken
çekip çıkaran şeydi
kaçıp gitsem ne mümkün
yakalayan bir eldi
izi içimde halâ
şey gibi bir şeydi
nedir Allahım neydi?
Anafor
AnaforSalih Mirzabeyoğlu
Anafor, sözlükte girdap, karmakarışık gibi anlamlara gelen anafor kelimesinin kitabının ismini taşırken karmakarışık anlamında kullanıldığını düşünüyorum. Bu kitap görünürde bir şiir kitabı ama muhteviyat itibariyle asla bir şiir kitabı değil, bir felsefe, bir toplum portresi, bir hesaplaşma/muhasebe kitabı... Kumandan Salih Mirzabeyoğlu şiir görünümlü bu satırlarında yoğun imgeler kullanarak adeta Türkiye toplumunun bir röntgenini çekmiş gerçekten tek cümlesi bile etkileyici bir kitaptı. Özellikle kitabın 35. Sayfasında ki bölümde Nazım Hikmet Ran 'ın "makineleşmek istiyorum" şiirinin ve bu şiirden doğan materyalist felsefenin eleştiri yapılması ince ve çok güzeldi. Toplumun her sorununa değinen muazzam satırlardı. Bir toplum böyle güzel ve imgeli anlatılamazdı öte yandan kitap bir şiir sadece o bütün şiir ise her şeyi kapsıyor. Tek kelimeyle müthiş bir eser ve dizelerin sonuna "kalem yazdırdı" şeklinde bitirilişler kalemin ilham aldığı havası veriyordu ve dertli bir hava veriyordu. Bir dertli fikir adamı, bir kumandan derdini, toplumun çürük yanlarını en güzel biçimde anlatmış işte her şeye değinen şiir kitabı böyle olmalı diye düşünüyor insan. Şiir, felsefe, toplum, fikir ve diyalektik içinde her şeyi barındıran muazzam bir kitap...
Kumandan Salih Mirzabeyoğlu gibi güzel bir kalemden okunacak lezzetli bir eser, tavsiye edilir. Kitaptan güzel bir şiir:
"benim benle kavgamsa
hem nefstir hem şeytan"
Unsur üstü dil unsur üstü mananın akıp gittiği bir çağlayan. Kumandan'ın dili zordur. Anlamak için kafa çatlatmak bir yana çatlatacak kafaya da sahip olmak lazım.
Salih Mirzabeyoğlu ya da gerçek adıyla Salih İzzet Erdiş, İslami Büyük Doğu Akıncıları Cephesi (İBDA/C) örgütü lideri olma suçuyla ömür boyu hapse mahkûm olan ve 22 Temmuz 2014'te yeniden yargılama talebi kabul edilerek tahliye olan Kürt asıllı Türk şair, yazardı.
Salih Mirzabeyoğlu, Erzincan'da dünyaya geldi. İlkokulu 1965 yılında Eskişehir'de Fatih İlkokulu'nda, ortaokulu 1968 yılında Mehmetçik Ortaokulu'nda tamamladı. Yazı ve şiirleri lise yıllarında Babıali'de Sabah gazetesinde yayımlanmaya başladı. 15 yaşında Necip Fazıl Kısakürek ile karşılaştı ve Nakşibendî tarikatına katıldı.
Mirzabeyoğlu'nun ismi 1970'lerde duyulmaya başladı. İslâmî gençlik hareketlerinden biri olan Akıncılar'ın kurucusuydu. Gençliğinden itibaren "Millî Görüş" gömleğini üstüne giymişti. Salih Mirzabeyoğlu'nun genç yaşına rağmen sözüne itibar ediliyordu. Konferanslar veriyor, çevresinde gençler toplanıyordu.
Akıncılar Derneği’nin politikalarının savunulduğu Gölge ve Akıncı Güç gibi dergileri çıkarttı.
1975'te Gölge dergisini çıkarttı ve ilk defa Mirzabeyoğlu soyadını orada kullandı. 12 Eylül Darbesi'nde sağ kesimin mağdur edilen isimleri arasında öne çıktı. Diğer siyâsî suçlular gibi Sıkı Yönetim İdaresi tarafından hakkında tutuklama kararı çıkartıldı ama bu süreçte tutuklanamadı. 1984 yılından itibaren yazı hayatına ve Büyük Doğu ve İBDA-C hareketindeki faaliyetlerine ağırlık verdi.
1991 yılında Körfez Savaşı'nın akabinde oluşan siyasi atmosfer içinde tutuklandı.
İstanbul 6 No’lu Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM), 1999 yılında İBDA-C lideri Salih İzzet Erdiş’i (Salih Mirzabeyoğlu) "Anayasal düzeni silah zoruyla değiştirmeye kalkışmak" suçundan, eski TCK’nın 146/1. maddesi uyarınca idam cezasına çarptırıldı. Erdiş hakkında verilen idam cezası, 23 Eylül 2002 tarihinde uyarlama yapılarak ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çevrildi.
2014 yılında yeniden yargılanma talebi mahkeme tarafından kabule değer görüldü ve Bolu F Tipi Cezaevi'nden tahliye edildi.
2018 yılında beyin kanaması nedeniyle Yalova Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. 7 Mayıs'ta beyin ölümü gerçekleşen, daha sonra İstanbul'daki Dr. Siyami Ersek Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne nakledilen Mirzabeyoğlu, 16 Mayıs 2018'de 68 yaşında hayatını kaybetti.