Anatüzeye Giriş (Anayasa Hukukuna Giriş)

·
Okunma
·
Beğeni
·
749
Gösterim
Adı:
Anatüzeye Giriş
Alt başlık:
Anayasa Hukukuna Giriş
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
359
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789757852216
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İmaj Yayıncılık
Bu kitap, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi birinci sınıf öğrencilerinin, ANATÜZEYE GİRİŞ derslerine not olarak hazırlandı. Bunun bir giriş dersi olması, çeşitli boyutları olan ANATÜZE bilim dalının bütün boyutlarının kapsanmasını zorunlu kıldı. Böylece ortaya: hem bu bilim dalının ana kavramları olan "siyasal düzen", "devlet", "anayasa" gibi kavramları bir kavramlar çerçevesine oturtan: hem bütün bu kavramların tarihsel kaynağı olan "demokratik", "faşist", "sosyalist" düzenlerin temel oluşumunu anlatan; hem bu bilgiler ışığında Osmanlılardan beri Türkiye’nin gelişimini özetleyen; hem de bugün yürürlükte olan anayasal düzenin ana çizgilerini veren; toplu bir yapıt çıktı. Yapıtın bu özelliği, onu yalnızca öğrenciler için değil. ANATÜZE Hukuk bilim dalına ilişkin olarak, kavramları, tarihsel süreçleri, siyasal gerçekleri ve tüzel düzenlemeleri, topluca öğrenmek isteyen genel okur için de elverişli kılıyor
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Her toplum, yaşamını sürdürebilmek için, kimi işleri kesinkes yapmak zorundadır. Örneğin, üyelerinin beslenme ve barınma gereksinimlerini karşılamaya yönelik üretim işlevini savsaklayan bir toplum ayakta kalamaz. Öte yandan, bir toplum, yalnız üretimle de yaşayamaz. Örneğin dıştan gelen saldırılara karşı kendini koruyamazsa, doğal yıkımları göğüsleyemezse ya da kendi üyelerinin birbirlerini kırmalarını önleyemezse, yine yıkılması kaçınılmaz olur. İşte en geniş anlamıyla siyaset, üretim dışında kalan, ancak üretimin sürdürülebilmesi ve geliştirilebilmesi için toplumsal çapta yürütülmesi zorunlu olan işlerin toplamıdır.
Azgelişmişlik olgusunu bağımlılık olgusundan ayırmak olanaksız. Azgelişmiş ülkelerin temel gerçeği bu. Geçimsel, toplumsal, siyasal ve düşüngüsel bin bir bağla, başta ABD olmak üzere, “metropol” diye nitelenen ileri kapitalist ülkelere bağlılar. Üstelik, gelişmek için çabaladıkça bu bağımlılıkları artıyor. Diyelim, tarımda atılım yapıyorlar (“Yeşil Devrim”). Sonuçta, bir miktar üretim artışı sağlıyorlar; ancak geliştirilmiş tohum, tarım ilaçları, yapay gübre, yem, tarım makineleri bakımından Batı’ya daha da bağımlı duruma geliyorlar. Dışa satılabilir bir mal ürettiklerinde, dış piyasada fiyatların yine ileri kapitalist ülkelerce belirlenmesi gerçeğiyle yüz yüze geliyorlar. Umarsız kalıp borçlandıklarında, borç koşullarını ve faizi de bu aynı güçlüler belirliyor. Kendilerini kurtarmak için, her türlü özveriye katlanıp çocuklarını yetiştirdiklerinde, bu kez de “beyin göçü” sonucunda, en parlak evlatlarının ileri ülkelere gitmek üzere kendi yurtlarını bıraktıklarını görüyorlar.
Bugün kendilerine “azgelişmiş” denen ülkelerin bu yazgıları, kendi dışarındaki bir sürecin ürünüdür. Bu ülkeler, ya açıkça askeri işgale uğramışlar ya da kendilerine daha örtülü yollardan saldırılmıştır. Böylece, kendi doğal gelişme çizgilerinden koparılmışlar, dengesiz ve sayrıl toplumlara dönüşmüşlerdir.
Faşist akımlar, büyük ölçekli geçimsel ve toplumsal sorunlarla boğuşan kapitalist toplumlarda, kendilerine uygun bir ortam bulmaktadırlar. Toplum kargaşaya sürüklendiği ölçüde, yetkeci bir yönetime duyulan özlem kamçılanmaktadır.
İstanbul’un fethinin kendisine sağladığı büyük saygınlıkla Fatih, Türk kökenli feodalizmin en büyük temsilcisi olan Çandarlı ailesinin gücünü yok etti. Çandarlılar dört kuşaktır vezir-i azamdılar. Fatih Sultan Mehmet, Çandarlı Halil Paşa’nın hem canını hem de malvarlığını aldı. (Bu, Osmanlılarda ilk vezir-i azam öldürtme olayıdır.) İkinci Beyazıt zamanında, feodalizmin gelişmesine engel olma siyaseti, aynı kararlılıkla sürdürüldü. Örneğin, tımarlar geniş ölçüde yeniden dağıtıldı ve bunların başına sarayın adamları getirilerek taşrada hanedanlaşmaya izin verilmedi. Yavuz Sultan Selim, ilk kez yeniçeri desteğiyle tahtı ele geçiren padişah oldu. O da, devşirmelere dayanarak on binlerce Türkmen’i kılıçtan geçirtti.
Faşizmin büyük sermaye tarafından desteklendiği, araştırmacıların genellikle üzerinde birleştiği ortak bir gözlemdir. İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra, özellikle Almanya'da ele geçirilen belgeler, bu görüşü tamamen kanıtlamıştır. Almanya'nın önde gelen sermayedarları, 1930'ların başından başlayarak, Nazi Partisi'ne büyük paralar akıtmışlardır.
1999'da gerçekleştirilen bir anayasa değişikliği ile, kadın-erkek eşitliği yönünde çok önemli bir adım atılmış; dizelge esasına göre yapılan bütün seçimlerde, bir erkek adaydan sonra bir kadın adayın, bir kadın adaydan sonra bir erkek adayın gösterilmesi zorunlu kılınmıştır.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Anatüzeye Giriş
Alt başlık:
Anayasa Hukukuna Giriş
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
359
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789757852216
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İmaj Yayıncılık
Bu kitap, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi birinci sınıf öğrencilerinin, ANATÜZEYE GİRİŞ derslerine not olarak hazırlandı. Bunun bir giriş dersi olması, çeşitli boyutları olan ANATÜZE bilim dalının bütün boyutlarının kapsanmasını zorunlu kıldı. Böylece ortaya: hem bu bilim dalının ana kavramları olan "siyasal düzen", "devlet", "anayasa" gibi kavramları bir kavramlar çerçevesine oturtan: hem bütün bu kavramların tarihsel kaynağı olan "demokratik", "faşist", "sosyalist" düzenlerin temel oluşumunu anlatan; hem bu bilgiler ışığında Osmanlılardan beri Türkiye’nin gelişimini özetleyen; hem de bugün yürürlükte olan anayasal düzenin ana çizgilerini veren; toplu bir yapıt çıktı. Yapıtın bu özelliği, onu yalnızca öğrenciler için değil. ANATÜZE Hukuk bilim dalına ilişkin olarak, kavramları, tarihsel süreçleri, siyasal gerçekleri ve tüzel düzenlemeleri, topluca öğrenmek isteyen genel okur için de elverişli kılıyor

Kitabı okuyanlar 9 okur

  • gülşah ırmak
  • Gamze Züleyha Üredi
  • Kübra A.
  • Abdullah Talha Genç
  • Doğukan Y.
  • Arzu Nur Öztekin
  • daisy
  • Osman polat
  • Nihan

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%50 (1)
9
%50 (1)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0