Ömer Seyfettin’in Edebiyatımızın en önde gelen hikâye yazarlardandır. Hatta kendisi kısa olay hikayesinin kurucusu sayılır. İlkokul ve ortaokul öğrencilerine yönelik yazmış olduğu And kitabı 3 tane kısa hikâyeden oluşmaktadır. And, Teselli ve Bir Taksim İki…
And adlı hikâyede öğrenciler arasında kan kardeşi olma konusu işlenmiş. Arkadaşlıklar arası fedakârlık ve dostluk konuları gayet güzel işlenmiş. Bu sebeple ilkokul ve ortaokul öğrencilerine tavsiye edilebilir. Fakat geri kalan iki hikâyenin çocuklara pek hitap ettiği söylenemez. And hikayesinde kan kardeşi olma durumunda çocukların ellerini kesmesi öğrencilere olumsuz pekiştireç olarak dönebilir. Bu yüzden okutulacaksa dahi veli kontrolünde olması gerekiyor.
Kitap birçok yayınevi tarafından basılmış benim okuduğum Beyan Yayınlar set halinde ve resimli olarak basılmış tavsiye ederim.
İyi okumalar dilerim…
“Hayattaki her gülünç şeyin altında görünmez bir facia yok mudur?”
Diyor kitabında Ömer SeyfettinAnt
İlk Namaz, Bahar ve Kelebekler, Ant, Falaka isimli 4 kısa öyküden oluşmaktadır eser. Kısa sürede okunacak ve okuması keyifli bir kitap.
Çok severek okudum. Herkese naçizane tavsiye ederim. Şimdiden keyifli okumalar dilerim.
Arka Kapaktan Alıntı:
ÖMER SEYFETTİN, 1884’te Balıkesir, Gönen’de doğdu. 1903’ te Mekteb-i Harbiye’den mezun oldu. İzmir’e atanmışken Makedonya’da başlayan isyanı bastırmak üzere Selanik’e ve Manastır’a gönderildi, bu bölgede görev yaptı. Buradaki görevinde gösterdiği başarılardan dolayı iki liyakat madalyasıyla ödüllendirildi. İsyanın bastırılmasının ardından Kuşadası’na döndü. 1909 başında Selanik’te teğmen olarak görev yaptı. 31 Mart Vakası esnasında Hareket Ordusu subayı olarak İstanbul’a geldi. 1911’de askerlik mesleğinden istifa ederek Selanik’e yerleşti. Balkan Savaşı başlayınca yeniden askere alındı. 20 Ocak 1913’te Kanlıtepe’de Yunan ordusuna esir düştü. Atina yakınlarındaki Naflion kasabasında on ay kadar süren esirlik hayatı bitince 17 Aralık 1913’te İstanbul’a döndü. 1914’te askerlikten ikinci defa istifa etti. 6 Mart 1920’de İstanbul’da vefat edene kadar Darülmuallimin’de ve Kabataş Sultanisi’nde öğretmenlik yaptı. Ömer Seyfettin, ilerleyen yıllarda “hikâyeci” olarak ünlenmesine rağmen edebiyat hayatına şiirleriyle girdi. Ali Canip Yöntem ve Ziya Gökalp’le birlikte 1911’de Genç Kalemler dergisinde ortaya konulan Yeni Lisan hareketinin önemli temsilcisi oldu. Yazı ve hikâyeleriyle Türk dilinin sadeleşmesi hususunda gayret gösterdi.
Güzel yiğenim sayesinde Ömer Seyfettin'in güzel eserlerinden birini tekrar tekrar okudum. Unutulmuş, gitmiş bir çocukluk olayını da tekrar hatırladım. Evett... KANKARDEŞLİK.. Cahil yada barbar görünebilir ama bu bizim en değerli adetlerimizden biri. En yakın dostunla KANKARDEŞ olmak. Onun her anından yanında olmak. Her derdine, sıkıntısına koşabilmek adına verilen ANT. Kitapta bize bunu anlatıyor. Ama kahramanımız maalesef KANKARDEŞine biraz vefasız davranıyor. Güzel bir eser.
Kitapla kalın....
AntÖmer Seyfettin · Oda Yayınları · 19981,874 okunma
İlk namaz, bahar ve kelebekler, ant, falaka öykülerinden oluşan kitap. Ant ve falaka öyküsünü daha çok sevdim. Akıcı, anlaşılır bir kalem, sonuçta Ömer Seyfettin.
AntÖmer Seyfettin · Can Yayınları · 20211,874 okunma
Merhaba,
Çocuk olasım geldi bugün. Pazartesi sendromuna iyi gelsin diye.
Severek okuduğum ve her defasında okuduğumda farklı manalar çıkarttığım bu güzel kitapta Ömer Seyfettin'in öyküleri çok iyiydi. En çok falaka isimli öyküyü sevdim. Hem bir burukluk hem de zekanın bazen de vicdan harici hareketinde ömür boyu unutulmayacak acılara sebep olabildiğini hissettirdi.
Bence herkesin okuması bilmesi ve anlatması gereken öykülerden oluşuyor. Herkese tavsiye ederim.
İyi okumalar...